Neden her şeyin güzel gelişmesi sadece rüyalarda olur? Her yeni güne yenilerek uyanmak, susturur insanı yenilecek olmak. En kısa günümü yaşadım, güneşim doğmadan battı. En kötü günümü yaşadım ve her gün ekinoks olsa, gecemi gündüzümle eşit yaşasam. Resmedilmek varken resmoldum ben. Yağmurun altında sırılsıklam olmuş bir portreye kondum. Renklerim birbirine karıştı. Aklımın odalarında karmakarışıklaşmış bir duyguyla gitsem mi, kalsam mı? Boşluktaki ayaklarımın hızlanarak düşmesi mi daha iyi, yoksa acı veren cümlelerin tekrar dinlenilmesi mi beni rahatlatır? Aklımın içinde dolaşan bu ikilemleri düşünmektense, yaşam PINARımın tükenmekte olan son damlacığının çoğalmasını umutla beklemek, yapabileceğimin en iyisi bu mu? sustum görür oldum sonumu! Eğer buysa doğanın kanunu, bundan sonra kimseyle paylaşmayacağım bundan sonra yalnızlığımın ruhunu. Delicesine ıslanmak varken şimdi yağmurun altında, boğuluyorum gözyaşlarımın doldurduğu bu havuzda. Ve PINARımdan tekrar sular süzülüyor, içilemeyeceğini bilsem de!