Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, inşaat malzemelerine yapılan zamları serbest piyasa ekonomisiyle bağdaştırmadığını belirterek, ''Biz kendimizi çek etmek, durmak, piyasanın dinmesini beklemek ve bundan sonra bu atağı devam ettirmek niyetindeyiz'' dedi.
Bayraktar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi'ne ilişkin protokolün imza töreninin ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
İnşaat malzemelerine yapılan zam ve TOKİ'nin bundan sonra konut yapımını durdurup durdurmayacağına ilişkin sorular üzerine Bayraktar, şunları kaydetti:
''Bu zamları biz serbest piyasa ekonomisiyle bağdaştırmıyoruz. Bunlara 'serbest piyasa ekonomisinin gerekleridir' diyenlerin niyetlerinden şüphe ediyoruz. Fiyatların Türkiye'deki enflasyon oranıyla eşdeğer olarak artmasını beklerdik. Türkiye'deki ve dünyadaki mesken anlayışı, konut anlayışı değişmiştir. Pırıl pırıl, yeşil alanları, parkları, bahçeleri olan sağlam konutlarda oturmak artık insanlık hakkıdır. İnsanlar artık eskisi gibi başını sokacak delik aramamakta, çöküntü alanlarından uzak, güvenli bölgelerde, her türlü modern hayatın gerektirdiği donatılarla bezenmiş mekanlarda yaşamak istemektedirler. Dünya ile bütünleşme gayreti içinde olan, AB'ye girmeye çalışan Türkiye'nin de böyle bir atağı var. Hükümetimizin, devletimizin böyle bir atağı var. Bu gayret içerisindeyiz. Fiyatlardaki aşırı zamlanma, TOKİ'nin bu gayretini vurdu. Biz bunun için kendimizi bir çek etmek, durmak, piyasanın dinmesini beklemek ve bundan sonra da bu atağı devam ettirmek niyetindeyiz.''

''2006 HEDEFİNİ YAKALADIK''

Bayraktar, TOKİ'nin 2006'daki 200 bin konut hedefini yakaladığını, şu anda 508 şantiyede 195 bin konut, 220 ilköğretim okulu, lise ve anaokulu ile diğer sosyal donatı alanlarıyla ilgili hedefleri de yakalamış durumda olduklarını bildirdi.
Bu sene belki 215 bin rakamını, 2007 yılı sonuna kadar da 250 bin rakamını aşacaklarını belirten Bayraktar, ''Bunların da büyük bir kısmını bitirip halkımıza teslim edeceğiz. Ama bu fiyat artışları bizi zora soktu, müteahhidimizi zora soktu. İyi niyetli, çalışkan, dürüst, bu ülkenin ihtiyacı olan müteahhitleri bizim kalkındırmamız lazım. Bunları zarar ettirmek bizim hakkımız değil. Ama biz de devletin kanunları doğrultusunda aşırı istenilen bu fiyatları veremiyoruz'' dedi.
İlk başta çimentoda yokluk yaşandığını, arkasından zam geldiğini dile getiren Bayraktar, ''Ama şimdi çimentonun zammı ehven-i şer kaldı. Demir 650 YTL'den 1200 YTL'ye fırladı. Kule, vinç, işçilik, alçı, alçıpan, kablo fiyatlarında, aklınıza ne gelirse hepsinin fiyatlarında ciddi sıkıntı oldu. Bunun dinmesi lazım'' diye konuştu.

Bayraktar, şunları söyledi:

''Ama biz şundan da mutluyuz. Türkiye'de konut-inşaat sektörünün bu çerçevede yetişmekte olduğunu ve böyle krizleri nasıl atlatması gerektiğini de gördük. Dalgalara karşı direnmeyi ve neler yapmamız gerektiğini gördük. Bu bizi pişiriyor. Önümüzdeki yol haritasını seçmede bize daha iyi davranma kabiliyeti kazandırıyor. Ara elemanlarımızı, müteahhitlerimizi, bizleri güçlendiriyor. Biz bu dalgayı çok rahat atlatacağız. TOKİ'nin mali yapısı, sistemi çok güçlü. Bütün arkadaşlarımız yeni doğan bebeğe anası nasıl sarılmışsa, işine öyle sarılmıştır. Bu çerçevede bu çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ama biz piyasa dinsin diye bu hareketi yaptık, bekleyeceğiz.'' Bayraktar, bir gazetecinin ''Hükümetin bu fiyat artışlarında hiçbir sorumluluğu yok mudur? Çimento piyasası tek elde toplandı. Fransızların kontrolüne geçti'' yönündeki sorusunu ise yanıtlamadı.

BÜYÜKŞEHİR'DEN DE TAVIR

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Büyükşehir Belediyesi'nin TOKİ ile yürüttüğü konut projelerinin çok başarılı geçtiğini, ancak haksız kazanç elde etmek isteyenlerin çıktığını belirterek, çimentoya yapılan zamların, demir ve hazır betondaki durumun, inşaatların bir bölümünün hamlesini geri tutmak zorunda bıraktığını kaydetti.
Topbaş, Büyükşehir Belediyesi olarak ulaşım yatırımları dışında Kiptaş'ın 12 bin konutluk yatırımını çimento, demir ve diğer inşaat malzemelerindeki spekülatif artışa bağlı olarak, gerekirse bir tavır olarak gözden geçirebileceklerini söyledi.
Benzer bir durumu, kışın karla mücadele çalışmalarında tuz ve solüsyon stokları azaldığında yaşadıklarını ve o dönem tuz ve solüsyon buldukları bazı firmaların fahiş fiyatlar istediklerini kaydeden Topbaş, ''Şimdi biz tuzumuzu, solüsyonumuzu alıyoruz. Genel sekreterime talimat verdim; 'O gün bize yanlış yapanlardan yazın alırken yarı fiyatına alacaksın, yoksa almayacaksın.' Böyle sıkıntılı anları, dayanışma gerektiği zamanları fırsat bilmeye çalışanlara müsamaha gösteremeyiz. Bu tavrı net koymalıyız'' dedi.
TOKİ'nin yapımını durdurduğu 130 bin inşaatın inşaat sektörü, istihdam ve ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu dile getiren Topbaş, şöyle devam etti:
''Bir genelleme yapmayacağım, ama 2-3 firmanın tutumu, ciddi sıkıntılar ve müteahhitleri iflasın eşiğine getirdi. Taahhüt etmiş, kurum daha fazlasını veremiyor. Demir 600 YTL'den 1200 YTL'ye nasıl çıkar. Ne oldu yani demir cevheri mi bitti bu ülkenin. Bu kadar zam olmaması lazım. Meyve sebze fiyatlarının kar yağışından etkilenmemesi lazım. Günahtır, yazıktır. Her şey hak edilerek edinilmeli. Hak edilmeden alınanlar hayır getirmez.''


-milliyetgazetesi-