• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: susmak mı?

  1. #1
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0

    Mutlu susmak mı?

    Ne güzeldir değil mi susmak? hayatın o sıkıcı ve göz açıp
    kapayıncaya kadar ki süreyi sessiz sakince izlemek.Bir sürü
    insanın devamlı gelip geçtiği o büyük caddede yürürken
    oturup,yürüyen insanları seyretmek.Bu işin esprisi tabi

    * *"Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganı,gerçekten yaşanmış
    olaylardan sonra ortaya çıkan bir gerçektir.Bizim toplumumuzda
    ortaya çıkıp birşeyler söyleyenlere iyi gözle bakılmadığı
    için o söz havada kalmıştır.Susma,eğer susarsan günün birinde o
    dönüp dolaşıp konuşmadığın için sana gelecek...
    * *Herzaman bindiğimiz Yeşil "Çevre Dostu" belediye otobüslerinde
    gariptir ki !!! cep telefonu ile konuşmak yasakmış.Tamam otobüse
    binerken "Rahatınız için cep telefonlarınızı kapatın"
    yazısını herzaman görüyorum da,bu "Yassah" niçin?? eh,söylentiye
    göre cep telefonlarının o sinyal dalgaları,fren sistemine zarar
    veriyormuş! tamam güzel olabilir diyebilirsiniz.Ama Mercedes firması
    "Bizim otobüslerimize cep telefonu ve benzeri elektronik aletlerin
    zarar vermediği firmamızca test edilmiştir" açıklamasını
    yapmıştır.Ama gel gör işte,bizim i.e.t.t şoförü yine
    söylentiye göre kaza yapmış,fren sistemi kitlendi diye de yalan
    uydurulmuş!! tamam bunlarda olabilir,fakat ben cep telefonumla
    otobüste konuştuğumda neden insanlar gözucuyla sinirli sinirli
    bakar? "şimdi frenler bozulsada bu çocuğu bir benzetsek" şeklinde
    düşünceler niye?
    * * Çünkü susuyoruz,bir kısmımız konuşuyor ama nedense o susan
    kesim,biri konuşunca o kişiyi susturmaya ve kendini haklı
    çıkarmaya çalışıyor!! of of..
    * *Şunun açıklaması şöyle yapsalar,birileri cep telefonuyla
    konuştuğunda yanında ki ve çevresinde ki insanlar rahatsız
    olurlar,biz de bu yüzden otobüslerde gerekmedikçe telefon
    açılmamasını öneriyoruz!! bu kadar basit herşey işte.Otobüste
    kalkıp bir insan,insanlara cep telefonu ile konuşmanın bir zararı
    olmadığını anlattıkça,susan insanlar o insanı susturacaklardır.
    * *Bu aynen,yerde kalp krizi geçiren insana,toplumun ambülans
    çağıracağı yerde kalp krizi geçiren insanı izleyip zevk
    alırmışçasına izleyen topluluğa benziyor.Sonra oradan bir
    YurtSever çıkar ve adamın yanına eğilir,rahatlaması için
    kıyafetlerini gevşetir,bir yandan insanlara bağırıp
    çağırır.Sonra o insanın sayesinde ambülans gelir,seyreden
    topluluk dağılır,gider..Otobüste cep telefonu ile konuştuğu için
    insanlara laf anlatmaya çalışan insan ile kalp krizi geçiren insana
    yardım eden kişi aynıydı.Bu insan akşam evine geldiğinde ne
    hisseder? belki sevap işlediğini düşünür,belki de o seyreden
    kalabalığa kızar,küfreder,belki bir insana yardım ettiği için
    içini mutluluk kaplar..
    * * *Ya şöyle olsaydı,o kişi otobüste cep telefonu ile konuşuyor
    ve oradan birkaç kişi homurdanıyor,cep telefonunu kapatmasını
    söylüyor,o da hiçbirşey demiyor ve telefonu kapatıyor.Otobüsten
    indikten sonra yolun kenarında toplanan bir kalabalık görüyor ve
    yanlarına yaklaşıyor.Yerde bir adam kalp krizi geçiyor..."ne de
    olsa şimdi birileri onu kaldırır" bilinci ile rahat rahat izleyip
    "yazık adama ya can çekişiyor zavallı" diyor.
    * * *Akşam evine geldiğinde,belki otobüste cep telefonu olayını
    hatırlamayacak,kalp krizi geçiren adamın,can çekişmesi aklına
    gelecektir.Fakat bu insan,hiçbir zaman bugün yaptığı davranıştan
    farklısını yapmayacaktır.Bu gerçektir,hayatının %100'lük
    bölümden bakacaksak,o insan yalnış gördüğü birşeye %10
    ihtimalle Karşı gelip konuşacaktır.Bu da istisna zamanları
    olacaktır büyük ihtimalle.Kendi çıkarlarına güderken
    konuşacaktır.
    * * *Geriye kalan %90'lık kısımda aynen bir bahçede bulunan bir
    sürü ottan farkı olmayacaktır.Bu durum onu hiçbirzaman rahatsız
    etmeyecektir.Çünkü koyun gibi güdülmek ona mutluluk
    verecektir..Sürü psikolojiyle hareket edip çoğunluğun
    yaptığını yapacaktır.Bu durumlarda hiçbir zaman kendi başına
    aldığı doğru-yalnış kavramı olmayacaktır.

    * * Niye susmamalıyız? hayatımızda bize doğru ya da yalnış gelen
    şeyleri bilmezsek herzaman sürü psikoljisi ile hareket etmek zorunda
    kalırız.Neyin yalnış-neyin doğru olduğuna karar verene kadar bir
    yerden bir yere sürükleniriz.iyi ya da kötü kendi
    doğrularınız-yalnışlarınız üzerinde yaşarsanız hiçbirzaman
    güdülen,sürüye uymak zorunda kalan koyunlardan olmazsınız.
    * *Hayatımızın her dakikasında,nerede olursak olalım,hangi
    şartlar olursa olsun,eğer bilinciniz yerindeyse tamamdır.O zaman
    yalnış gördüğümüz şeye tepkimizi belli
    etmeliyiz.örneğin,sokakta yürürken yere çöp atan birini
    gördünüz,onu uyarırsınız,bir daha atıp-atmayacağını kimse ön
    göremez ama siz onu uyarınca kendi doğrunuzla hareket etmiş
    oldunuz.Bunu basit bir çöp olayı olarak görmeyin.Bunu hayatınızda
    uyguladıkça ne kadar çok şeye susmamamız gerektiğini
    anlayacaksınız.

    Ya da susturulmamızı...

    Bu arada,sürü psikolojisi,Söylenti (yani kulaktan dolma bilgiler)
    lafları geçti yazıda,bir daha ki yazım bu iki ÖNEMLİ şey
    üzerine olacak sanırım

    Son kez...
    Ya konuşmak ya da susmak..Susarsanız konuşanın karşısında olmuş
    olursunuz...
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  2. #2
    atsfc adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2005
    Mesajlar
    115
    Karizma Gücü
    0
    gerçekten çok iyi yazmışsın,
    bi solukta okudum.
    teşekkürler


    ▓▓▓▓▓▒▒▒▒X▒▒▒▒▒▒▒
    Savaşa Hayır.

    Kapıda benim diyebilen bencildir. Ona göre kapının ardındakinin beklediği kendisidir.

    x≤ MΔTΣMΔTİKζİ≥x
    ?mevcut ∫ƒ(x)dx = F(x)+C ?mevcut
    "Yanlız kalmaktan korkanlar asla dürüst olamazlar."

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •