Ne güzeldir değil mi susmak? hayatın o sıkıcı ve göz açıp
kapayıncaya kadar ki süreyi sessiz sakince izlemek.Bir sürü
insanın devamlı gelip geçtiği o büyük caddede yürürken
oturup,yürüyen insanları seyretmek.Bu işin esprisi tabi
* *"Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganı,gerçekten yaşanmış
olaylardan sonra ortaya çıkan bir gerçektir.Bizim toplumumuzda
ortaya çıkıp birşeyler söyleyenlere iyi gözle bakılmadığı
için o söz havada kalmıştır.Susma,eğer susarsan günün birinde o
dönüp dolaşıp konuşmadığın için sana gelecek...
* *Herzaman bindiğimiz Yeşil "Çevre Dostu" belediye otobüslerinde
gariptir ki !!! cep telefonu ile konuşmak yasakmış.Tamam otobüse
binerken "Rahatınız için cep telefonlarınızı kapatın"
yazısını herzaman görüyorum da,bu "Yassah" niçin?? eh,söylentiye
göre cep telefonlarının o sinyal dalgaları,fren sistemine zarar
veriyormuş! tamam güzel olabilir diyebilirsiniz.Ama Mercedes firması
"Bizim otobüslerimize cep telefonu ve benzeri elektronik aletlerin
zarar vermediği firmamızca test edilmiştir" açıklamasını
yapmıştır.Ama gel gör işte,bizim i.e.t.t şoförü yine
söylentiye göre kaza yapmış,fren sistemi kitlendi diye de yalan
uydurulmuş!! tamam bunlarda olabilir,fakat ben cep telefonumla
otobüste konuştuğumda neden insanlar gözucuyla sinirli sinirli
bakar? "şimdi frenler bozulsada bu çocuğu bir benzetsek" şeklinde
düşünceler niye?
* * Çünkü susuyoruz,bir kısmımız konuşuyor ama nedense o susan
kesim,biri konuşunca o kişiyi susturmaya ve kendini haklı
çıkarmaya çalışıyor!! of of..
* *Şunun açıklaması şöyle yapsalar,birileri cep telefonuyla
konuştuğunda yanında ki ve çevresinde ki insanlar rahatsız
olurlar,biz de bu yüzden otobüslerde gerekmedikçe telefon
açılmamasını öneriyoruz!! bu kadar basit herşey işte.Otobüste
kalkıp bir insan,insanlara cep telefonu ile konuşmanın bir zararı
olmadığını anlattıkça,susan insanlar o insanı susturacaklardır.
* *Bu aynen,yerde kalp krizi geçiren insana,toplumun ambülans
çağıracağı yerde kalp krizi geçiren insanı izleyip zevk
alırmışçasına izleyen topluluğa benziyor.Sonra oradan bir
YurtSever çıkar ve adamın yanına eğilir,rahatlaması için
kıyafetlerini gevşetir,bir yandan insanlara bağırıp
çağırır.Sonra o insanın sayesinde ambülans gelir,seyreden
topluluk dağılır,gider..Otobüste cep telefonu ile konuştuğu için
insanlara laf anlatmaya çalışan insan ile kalp krizi geçiren insana
yardım eden kişi aynıydı.Bu insan akşam evine geldiğinde ne
hisseder? belki sevap işlediğini düşünür,belki de o seyreden
kalabalığa kızar,küfreder,belki bir insana yardım ettiği için
içini mutluluk kaplar..
* * *Ya şöyle olsaydı,o kişi otobüste cep telefonu ile konuşuyor
ve oradan birkaç kişi homurdanıyor,cep telefonunu kapatmasını
söylüyor,o da hiçbirşey demiyor ve telefonu kapatıyor.Otobüsten
indikten sonra yolun kenarında toplanan bir kalabalık görüyor ve
yanlarına yaklaşıyor.Yerde bir adam kalp krizi geçiyor..."ne de
olsa şimdi birileri onu kaldırır" bilinci ile rahat rahat izleyip
"yazık adama ya can çekişiyor zavallı" diyor.
* * *Akşam evine geldiğinde,belki otobüste cep telefonu olayını
hatırlamayacak,kalp krizi geçiren adamın,can çekişmesi aklına
gelecektir.Fakat bu insan,hiçbir zaman bugün yaptığı davranıştan
farklısını yapmayacaktır.Bu gerçektir,hayatının %100'lük
bölümden bakacaksak,o insan yalnış gördüğü birşeye %10
ihtimalle Karşı gelip konuşacaktır.Bu da istisna zamanları
olacaktır büyük ihtimalle.Kendi çıkarlarına güderken
konuşacaktır.
* * *Geriye kalan %90'lık kısımda aynen bir bahçede bulunan bir
sürü ottan farkı olmayacaktır.Bu durum onu hiçbirzaman rahatsız
etmeyecektir.Çünkü koyun gibi güdülmek ona mutluluk
verecektir..Sürü psikolojiyle hareket edip çoğunluğun
yaptığını yapacaktır.Bu durumlarda hiçbir zaman kendi başına
aldığı doğru-yalnış kavramı olmayacaktır.
* * Niye susmamalıyız? hayatımızda bize doğru ya da yalnış gelen
şeyleri bilmezsek herzaman sürü psikoljisi ile hareket etmek zorunda
kalırız.Neyin yalnış-neyin doğru olduğuna karar verene kadar bir
yerden bir yere sürükleniriz.iyi ya da kötü kendi
doğrularınız-yalnışlarınız üzerinde yaşarsanız hiçbirzaman
güdülen,sürüye uymak zorunda kalan koyunlardan olmazsınız.
* *Hayatımızın her dakikasında,nerede olursak olalım,hangi
şartlar olursa olsun,eğer bilinciniz yerindeyse tamamdır.O zaman
yalnış gördüğümüz şeye tepkimizi belli
etmeliyiz.örneğin,sokakta yürürken yere çöp atan birini
gördünüz,onu uyarırsınız,bir daha atıp-atmayacağını kimse ön
göremez ama siz onu uyarınca kendi doğrunuzla hareket etmiş
oldunuz.Bunu basit bir çöp olayı olarak görmeyin.Bunu hayatınızda
uyguladıkça ne kadar çok şeye susmamamız gerektiğini
anlayacaksınız.
Ya da susturulmamızı...
Bu arada,sürü psikolojisi,Söylenti (yani kulaktan dolma bilgiler)
lafları geçti yazıda,bir daha ki yazım bu iki ÖNEMLİ şey
üzerine olacak sanırım
Son kez...
Ya konuşmak ya da susmak..Susarsanız konuşanın karşısında olmuş
olursunuz...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
