• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    CRAX57 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-07-2006
    Mesajlar
    374
    Karizma Gücü
    0

    Fikir Dİnİ Hİkayeler(2)


    Boşa Yorulmuş


    Râbia-tül Adeviyye, bir gece, evinde geç vakitlere kadar namaz kılarken hasırın üzerinde uyuya kaldı. Bu arada evine bir hırsız girdi. Her tarafı aradı, çalacak bir şey bulamadı.
    Giderken;
    "Girmişken boş çıkmayayım" diyerek, Râbia hazretlerinin dışarıda giydiği örtüsünü aldı. Evden çıkarken yolunu şaşırdı, kapıyı bulamadı. Geri dönüp örtüyü aldığı yere bıraktı. Bu sefer rahatlıkla kapıyı buldu. Kapıyı bulunca tekrar geri dönüp, örtüyü aldı. Fakat yine kapıyı bulamadı. Bu hâl yedi defa tekrarlandı.
    Yedinci defâ tekrar örtüyü eline alınca şöyle bir ses duydu:
    "Ey kişi kendini yorma. O yıllardır kendini bize ısmarladı. Şeytanın ona yaklaşma gücü yok iken, hırsızın onun örtüsüne yaklaşması mümkün müdür? Git, yorulma, boşuna uğraşma. O uyuyorsa da dostu uyanıktır ve onu korumaktadır."

    Bu hâdiseden korkup dışarı fırlayan hırsız, tövbe edip bu kötü huyundan vazgeçti.

    Bugün Param Yok

    Allah dostlarından....
    Bir gün Karaköy'e geçmek üzere kayıkçılara:
    - Bugün param yok, Allah için beni karşıya kim geçirir? teklifinde bulunur. Ses çıkmaz. Az sonra biri :
    - Ben diye talip olur ve götürür.

    O günün gecesi o kayıkçı, rüyasında kıyamet kopmuş, mizan kurulmuş, herkes amellerine göre muamele olunurken, şaşkın, sıratı geçmekkorkusu ve düşünenlerin dehşeti içinde iken ona bir el uzanıp selamete götürür.
    Kayıkçı:
    - Siz kimsiniz? Bu badireden beni kurtardınız, diye sual edince:
    - Ben iki cihan serverinin mağara arkadaşı Ebu Bekir Sıddıyk'ım. evlatlarımıza hizmet eli uzatanlara, imdad elimiz böyle ulaşır, buyururlar.

    CİMRİLİĞİN BU KADARINA PES!
    Resûlüllüh (s.a.v.) bir adam gelerek:
    - Yâ Resûlüllüa! Falanca komşum, hurma saplarını benim bahçeme koyuyor. Bana eziyet veriyor, dedi.
    Allah Resûlü o zâtı çağırarak, ona:
    - Filancanın bahçesine koyduğun hurma saplarını bana sat, teklifini yaptı. Adam:
    - Olmaz dedi. Allah Resûlü:
    - Öyle ise bana hediye et onları, dedi. Adam bu teklife de:
    - Olmaz dedi. Allah Resûlü son bir teklifte bulundu:
    - Peki, cennette karşılığı verilmek şartı ile onları bana ver! Adam, bu son derece câzip teklife de:
    - Olmaz, karşılığını verince, Allah Resûlü, şöyle söylemekten kendini alamadı:
    - Selâm vermekten kaçınan kimse dışında, (bu güne kadar) senden daha cimrî bir kimseyi görmedim.

    Niçin Evlenmiyor

    Râbia-tül Adeviyye,
    -Niçin evlenmiyorsun?" diye ısrâr edenlere şöyle söyledi:
    -Benim üç büyük derdim var. Bunların sıkıntısından kolayca kurtulmamı garanti ederseniz, o zaman evlenirim.
    Birincisi, acabâ son nefesimde îmânımı kurtarabilecek miyim?
    İkincisi, Kıyâmet gününde amel defterimi sağ tarafımdan mı, yoksa sol tarafımdan mı verecekler?
    Üçüncüsü, herkesin hesâbı görüldükten sonra bir grup Cehennem'e ve bir grup Cennet'e giderken, acabâ ben hangi grupta bulunacağım? dedi.
    O kimseler;
    -Biz bu suâllerin cevâbı olarak size bir şey söylemekten âciziz" dediler.
    -O halde önümde böyle dehşetli günler varken ve bu günlere hazırlanmak elbette lâzım iken, evlenmeyi nasıl düşünebilirim? buyurdu.

    Sözün Yalanına

    Bir gün Tebriz'de bir yahudi, Şems'e gelerek:
    - Müjde ya Şems, Mevlana geliyor !...

    Şems, bu müjde üzerine elinde ne v ar ne yoksa bu yahudiye hediye eder. Biraz sonra başka biri Şems'e gelerek:
    - Yahudi seni aldattı ve bütün malını aldı. Ortada ne Mevlana var, ne birşey... Gelen giden yok... Yahudi seni aldattı.
    Şems :
    - Biliyorum, ben malımı ve mülkümü bu sözün yalanına verdim, doğrusuna canımı vermek lazımdı.

    Dostluk.... Büyüklerin dostluğu....
    (¯`·._)TURKYASAM MOBİLE CENTER(¯`·._)
    TMC


    :cup:gsbayrak::gslogo2::gslogo2::gslogo2::gsbayrak::cup
    SANA GÖRE TESADÜFTÜR,
    BİZE GÖRE SÖKE SÖKE.
    SEN RÜYANDA GÖREMEZSİN,
    KUPA BİZİM MÜZEMİZDE...
    :cup:gsbayrak::gslogo2::gslogo2::gslogo2::gsbayrak::cup


  2. #2

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Bir hikayede benden olsun.

    Eşref Oğlu Ka'b (ölm.625), genç bir şairdi. Peygamberi ve inanışlarını eleştiriyordu. Peygamber bir gün arkadaşlarına, "Bu adamı öldürebilecek kimse var mı?" diye sordu. Mesleme Oğlu Muhammed ortaya atıldı, "Ben varım!" dedi. Eşref Oğlu Ka'b'ın nasıl öldürüleceği planlandı. "Yalan"lar uyduruldu, "tuzak" hazırlandı ve bir gece kalesinde bulunan şairin kafası kesilerek plan sonuçlandırıldı. Ve baş, Peygambere alınıp götürüldü. (Bkz. Buhari, Cihad/158/1, Rehn/3, Tecrid, hadis no: 1578; Müslim, Cihad/119, hadis no:1801; Ebu davud, Cihad/169, hadis no: 2768).

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •