• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor

Konu: Gayba İman

  1. #1
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0

    Gayba İman

    Gayb, “ gizli olan, görünmeyen” demektir. Kur’an-ı Kerim muttakilerden, yâni takva sahibi müminlerden bahsederken onların en büyük özelliği olarak “gayba imanlarını” gösterir. “Onlar –o muttakiler- gayba iman ederler”(Bakara Sûresi,3) mealindeki âyet-i kerimeyi tefsir eden âlimlerimiz, gayba imana iki şekilde mânâ verirler. Birincisi, “Onlar görmedikleri halde, aklî ve naklî delillere dayanarak iman ederler.” Diğeri ise, “Onlar gıyaben dahi iman ederler.” Yâni münafıklar gibi sadece müminler arasında değil, gıyaben de Allah’a ve resulüne (asm.) iman ederler.

    Gayb iki ayrı mânâya gelir: Birincisi, hakkında hiçbir şey bilmediğimiz, yalnız Allah’ın malûmu olan haller, hâdiseler, âlemlerdir ki, bunlar imana konu değildirler. İman, bu gayb için değil, ancak Kur’anın haber verdiği ve Peygamber Efendimizin (asm.), hakkında açıklamalardan bulunduğu gayb için söz konusudur.

    “Bizce gayb, görülemeyen değil, görülmeyen demektir. Biz delilsiz olan gayba değil, delili olan gayb-ı mâkule iman ediyoruz.” (Hak Dini Kur’an Dili)

    “Gayba iman” denilince akla ilk gelen, Allah’a ve diğer iman rükünlerine imandır. Bunlar hep gaybdır.

    İnanmada ilk adım kalben tasdiktir. Bu tasdikin başlangıcı da anlamak. Beş duyu anlamaya, anlama da inanmaya yardımcı olur. Sadece beş duyunun sınırları içinde dolaşan, onları aşamayan insanlar, hükmen hayvanlıktan kurtulmuş değillerdir. His ile bilme, hayvanların sahası; hissini akla hizmet ettirip anlama, kavrama ve nihayet inanma ise insanın vazifesidir.

    İnsan bir meyve ağacına bakmakta hayvanla müşterektir. O ağacın içinde harika bir fabrikanın çalıştığını, yapraklarında fotosentez olayının cereyan ettiğini, o meyvelerin bütün bir ağaçtan, hatta kâinattan, süzülerek meydana geldiğini ise ancak o insan kavrayabilir.

    Onun için, mutlak mânâda “insan” denilince, gayba iman eden “mü’min” hatıra gelmelidir.

    İşte, o gayba inananlardır ki, nimette boğulmaz, mün’imi, yâni o nimeti ihsan edeni tanırlar. Esere saplanıp kalmaz, o eseri yapan Hâlik’ı tanır ve bilirler. Gayba inanmayanlar ise, sofranın tabakları, kitabın yaprakları, yahut fabrikanın bölmeleri arasında dolaşıp duran bir böcek gibi, bu âlem ve içindekilerden, hakiki mânâda, istifade edemez, hayatlarını zâyi eder giderler.


    Alaaddin Başar (Prof.Dr.)

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    İyi ki, Alaattin efendi (sihirli lamba misali) sihirli yorumlarıyla hayatımıza ışık tutuyorMUŞ!..
    (Adamcaazdan habersiz az kalsın helak olacakmışız farkında değilmişiz ha.)
    Bizi bu zatla tanıştırdığın için inşallah pişman olmazsın smmo kardeş..

  3. #3
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    İyi ki, Alaattin efendi (sihirli lamba misali) sihirli yorumlarıyla hayatımıza ışık tutuyorMUŞ!..
    (Adamcaazdan habersiz az kalsın helak olacakmışız farkında değilmişiz ha.)
    Bizi bu zatla tanıştırdığın için inşallah pişman olmazsın smmo kardeş..
    BAŞKALARINI KÜÇÜMSEDİKÇE KÜÇÜLÜRSÜN!!!!

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Kendi "dar" beyninin kavrayabildiği kadarını tüm insanlık kabul etmek zorunda gibi dayatıp ulemalık taslayan, "tıpkı kendi gibi" düşünmeyen/düşünmeyebilecek herkesi böcek,hayvan vb. aşağılayıcı görenler kadar küçülmemek gerekli haklısın.
    Amaan smmmo bize ne be şeker kardeşim. Bırak bu işleri küçükler,küçülenler düşünsün..

  5. #5
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    Kendi "dar" beyninin kavrayabildiği kadarını tüm insanlık kabul etmek zorunda gibi dayatıp ulemalık taslayan, "tıpkı kendi gibi" düşünmeyen/düşünmeyebilecek herkesi böcek,hayvan vb. aşağılayıcı görenler kadar küçülmemek gerekli haklısın.
    Amaan smmmo bize ne be şeker kardeşim. Bırak bu işleri küçükler,küçülenler düşünsün..

    kendi aciz aklınla ALLAH ın emirlerini kul sözü olarak yorumlayan veya reddeden dalaletteki ehl-i dünyanın sözü boştur.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmo@ Allah'ın dediğiyle Alaaddin efendinin bundan anladığını "aciz aklınla" birbirine karıştırma..yoksa alaadiin efendinin sihirli yorumlarına göre:
    ..." hükmen hayvanlıktan kurtulmuş"..bile sayılmıyomuşmuşmuş olursun mazaalla..."hayatlarını zayii eder gider"lerden olur da birde "zayiinden hükümsüzdür" ilan masrafı ile karşılaşırsın.
    En çokta alaattin efendinin sihirli yorumlarından "islami?? finans kurumları" hakkında olanları merak ediyoruz. (Hani inançlı insanların paralarının "zayii" olmaması için önerilerini merak ediyoruz.Çünkü "hükmen hayvanlıktan kurtulmuş" sayılmayan bir kısım mahlukat İslam kavramını bankerlik gibi dolandırıcılıklarına paravan kılıyorlar.)Bunlar hakkında alaattin efendinin telkin ve tavsiyesi yok mudur..Laf yarıştırmayı bırakıp somut/müşahhas mevzuulardan bahsedelim.Ne dersin şeker kardeşim..

  7. #7
    Misafir smmmo76 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı northest tarafından gönderildi.
    smmo@ Allah'ın dediğiyle Alaaddin efendinin bundan anladığını "aciz aklınla" birbirine karıştırma..yoksa alaadiin efendinin sihirli yorumlarına göre:
    ..." hükmen hayvanlıktan kurtulmuş"..bile sayılmıyomuşmuşmuş olursun mazaalla..."hayatlarını zayii eder gider"lerden olur da birde "zayiinden hükümsüzdür" ilan masrafı ile karşılaşırsın.
    En çokta alaattin efendinin sihirli yorumlarından "islami?? finans kurumları" hakkında olanları merak ediyoruz. (Hani inançlı insanların paralarının "zayii" olmaması için önerilerini merak ediyoruz.Çünkü "hükmen hayvanlıktan kurtulmuş" sayılmayan bir kısım mahlukat İslam kavramını bankerlik gibi dolandırıcılıklarına paravan kılıyorlar.)Bunlar hakkında alaattin efendinin telkin ve tavsiyesi yok mudur..Laf yarıştırmayı bırakıp somut/müşahhas mevzuulardan bahsedelim.Ne dersin şeker kardeşim..
    alaaddin hocanın yorumları kırkıncı hocama dayanır oda üstada oda peygamber efendimize..senin gayba ,ehli beyte,peygamber varislerine inancın olmadığı için böyle şeyleri anlamazsın.prof olmuş ilmi konularda üstün seviyelere gelmiş insanları küçümsemek ancak dar beyinlerin işidir bu beyinler birşey bilmez ama bu konularda hayatları boyunca araştırıp okuyup bilgilenen ve bilgilerini yaşayan insanların bizimle paylaştığı bilgileri es geçer küçümser...

    daha ilginç birşey diyeceğim...peygambere iman imanın şartlarından biridir..peygamber efendimiz alimler benim varislerimdir diyor ve birileri kalkıp bu kelamına inanmayıp başkalarının sözü diyerek kendilerince kaçış yolu bulmaya çalışıyor.....sünnete inanmayanın imanı sakattır gözden geçirmelidir,meleklere inanmayanın imanı sakattır,kadere ve ahiret gününe inanmayanın imanı sakattır.peygambere iman onun sözlerine imandır onun yaptıklarına imandır.
    iman gaybe inanmaktır.ağır mı oldu!!!yapabilecek birşey yok gerçek böyle!!!! bunu ben demiyorum peygamber diyor...inanmıyor musunuz???gidin araştırın okuyun...

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    smmmo@ kardeş, bak şimdi senin Allah'ın buyruğunu şu silsile aracılığıyla "anlamak" gibi bir tercihin var:
    .
    ..."alaaddin hocanın yorumları kırkıncı hocama dayanır oda üstada oda peygamber efendimize."....(tercihindir, vebali-sevabı senindir karışmayız.)

    yani senin mantığına göre alaattin efendi bir "şey" söylemişse bunu kırkıncı söylediği, kırkıncının söylediğini üstadın söylediği,üstadın söylediğini Peygamberin söylediği, Peygamberin söylediğini de zaten Allah'ın söylettiği içindir.
    bu mantık ne demektir.(silsile gereği özetle)alaattin efendi Allah adına konuşuyor, dedikleri Allah buyruğu hükmünde..(dikkat et Kuran var, Kuran'da o konu hakkında şöyle yada böyle, şu kadar yada bukadar doğrudan bir bilgi var.Ama "bu"ndan sözetmiyoruz.O bilginin "ne" olduğunu alaattin efendi kardeşimizin "çapınca" alıyoruz.)
    Biz seninle gizli şirk konusunda anlaşmamışmıydık..Hatırlayamadım.
    (Hz.Peygamber'in -alimler benim varislerimdir- diye hangi kaynakta!! sözettiği önemli, Hz.Peygamberin kendisine varis payesi verdiği alimlerin "kimler" sayılacağı ise tümü ile bir muamma.Sana göresi var, bana göresi var,ötekine berisine göresi var. Bu "göre"lere bağlı olarak Kuran'ın doğrudan kendisini gözardı edecek değiliz tabiiki.Mesela dabbet diye biri var, bi okusan da alim,varis,mehdi/resul görsen dudağın uçuklar.Zaten niye bu vatandaşla ilgilenmiyorsun hayret ediyorum.)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •