bu yazıların hepsi:
Radikal gazetesinden Umut Aktaşın yazı dizisinden birebir alıntıdır, gerçekten işinize yarayacak öneriler, en azından bir göz atmanızı öneririm.
BAŞLARKEN
Yaklaşık 2 milyon gencin girdiği ÖSS geride kaldı. Sonuçlar önümüzdeki günlerde açıklanacak ve sıra üniversite tercihlerine gelecek. Gençler, hayatlarını şekillendirecek meslekleri seçecek. Doğru tercih yapmaksa ÖSS'den alınacak puan kadar önemli. Öğrenciler, tercih listesini hazırlarken çoğu zaman ailelerinin etkisiyle, önyargılarıyla karar veriyor, popüler mesleklere yöneliyor, kendi isteklerini göz ardı ediyor. Peki karar verirken nelere dikkat etmek gerekiyor, uzmanlar ne tavsiye ediyor, aileler çocuklarına nasıl destek olabilir? Bu yazı dizisi bu soruların yanıtlarını vermeyi amaçlıyor. Dizide üniversiteliler de deneyimlerini gençlerle paylaşarak ev ve yurt yaşamını, burs bulmanın yollarını anlatacak.
Sabancı Üniversitesi'nin sayısal ağırlıklı puan türünde ilk 5 bine giren öğrenciler üzerinde yaptığı bir araştırma öğrencilerin yüzde 48'nin seçtiği üniversiteden, yüzde 30'ununsa bölümünden memnun olmadığını gösteriyor. Yüzde 78'e çıkan memnuyetsizlik oranı doğru tercih yapmanın önemini ortaya koyuyor. Ekonomi öğrenimi görmek için başladığı üniversiteden bilgisayar mühendisi olarak çıkan Başar Akyelli kendini şanslı görüyor. Derslere girdiğinde ekonominin kendisine uygun bir bölüm olmadığını anlayan Akyelli, mutsuz bir üniversite yaşamını seçmedi. Alanını değiştiren 22 yaşındaki Akyelli'nin yaşadıkları meslek seçiminde kararsızlar için örnek bir öykü...
Akyelli, 2000 yılında Özel İzmir Amerikan Lisesi'nden mezun oldu. Lisede Türkçe-matematik bölümünde okuduğu için üniversite tercihlerini ona göre yaptı. Kendi deyişiyle 'içgüdüsel olarak' ekonomiye yatkın olduğunu düşünen Akyelli, "Ailem mühendis. Ama ben mühendisliği hiçbir zaman istemedim çünkü yatkın olduğumu düşünmedim. Lisede fen derslerinde başarısızdım ve mühendisliğin bu derslerden ibaret olduğunu düşünüyordum" diyor.
'Bilinçli tercih yaptım'
Akyelli, tercih listesine üniversitelerin ekonomi ve işletme bölümlerini yazdı. Sabancı Üniversitesi'ni kazanan Akyelli, meslek seçiminde yaptığı hatayı okulda anladı. Akyelli yaşadığı süreci şöyle anlatıyor: "Sabancı Üniversitesi'ni tercih ederken fakülteler tercih listesine yazılıyor. İlk iki yıl ortak dersler alındıktan sonra öğrenciler hangi bölümde okumak istediğini tercih ediyor. Ekonomi okurum diye Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'ni tercih ettim. Birinci yıl tarih, fizik, kimya ve biyoloji gibi ortak dersler aldım. İkinci yıl okuyacağınız bölümü seçmiyorsunuz ama istediğiniz fakülteden yatkın olduğunuz dersleri alabiliyorsunuz. İkinci sene seçeceğim meslek olarak düşündüğüm ekonomiye giriş dersini ve ilgim olduğu için bilgisayara giriş dersini aldım. Sonra, ekonominin bana göre olmadığını, bilgisayarınsa istediğim şey olduğunu fark ettim. Üçüncü sınıfta bilgisayar mühendisliğini seçtim. Kendimi şanslı hissediyorum. Çevrem okumak istemediği bölümlerde boşuna vakit kaybetmiş ve bu bölümlerden mezun olmuş insanlarla dolu."
Yaptığı hatadan dönen Akyelli, bilgisayar mühendisliğinden bu yıl mezun oldu. Gelecek ay mezun olmadan aldığı iş teklifini değerlendirerek bilgisayar mühendisi olarak çalışmaya başlayacak.
'Karar puana göre veriliyor'
Ancak Türkiye'deki sistem meslek seçimini üniversite yıllarında yapma imkânı tanımadığı için herkes Başar Akyelli kadar şanslı değil. Lise sonrasında istekleri ve idealleri doğrultusunda en doğru tercihi yapmaya çalışan gençler, 'şanslı azınlık' içinde yer alıyor.
Akyelli gençlere şu tavsiyelerde bulunuyor: "Puanınız sizi nereye sokuyorsa ona göre karar veriyorsunuz. Bende ÖSYM kılavuzunu açıp puanıma göre tercih yapmıştım. Adayların seçtikleri yer üniversite değil bölüm olmalı. Yanlış bölüm seçimi üniversite hayatını mutsuzluğa dönüştürüyor."
Bölümü değil okulu seçiyorlar
Sabancı Üniversitesi 2000 yılında ÖSS'de sayısal puan türünde ilk 5 bin kişiye üniversite tercihlerini neye göre yaptıklarını belirlemek için bir araştırma yaptı. Araştırma okunmak istenen bölümün öncelikli olmadığını, üniversiteye göre tercih yapıldığını ortaya koydu. Araştırmanın bazı sonuçları şöyle:
Tercih listesinde ilk sırada yer alan üniversitenin seçilmesindeki en önemli neden?
Seçtiğim dalda en iyi eğitimi veren üniversite olması yüzde 33.
Mezunlarının kolaylıkla iş bulabildiği bir üniversite olması yüzde 14.
Halen yaşadığım şehirde olması yüzde 13.
Popüler/prestijli ve isim yapmış bir üniversite olması yüzde 11.
Köklü ve eski bir üniversite olması yüzde 8.
Puanımın bu üniversiteye yeteceğini düşündüğümden yüzde 4.
Değiştirme şansı olması durumunda kazandığınız üniversite ve anabilim dalında değişiklik yapmayı ister miydiniz?
Ne üniversitede, ne de anabilim dalında değişiklik yapmak istemezdim yüzde 46.
Başka bir üniversiteyi kazanmak isterdim ama, anabilim dalını değiştirmek istemezdim yüzde 23.
Başka bir anabilim dalında okumak isterdim ama, üniversitede değişiklik yapmak istemezdim yüzde 15.
Hem üniversitede, hem de anabilim dalında değişiklik yapmak isterdim yüzde 16.
Kazandığınız üniversite ve anabilim dalından memnuniyetsizlik nedenleriniz?
Üniversite memnuniyetsizliği yüzde 48, bölüm memnuniyetsizliği yüzde 30.
İstediğim her türlü imkâna sahip olmaması yüzde 14.
İyi ve kaliteli bir eğitimin olmaması yüzde 10.
Kampüs ortamının kötü olması yüzde 8.
Sosyal aktivitelerin yetersiz olması yüzde 6.
Kayıt sırasında yaşanan problemler yüzde 4.
'Saygınlık meslekte değil insanda'
Öğrencilerin tercih yaparken düştüğü pek çok yanılgı var.
Berk Dershanesi rehber öğretmeni Selim Duran, bazı hatalı düşünceleri örnek göstererek öğrencileri bu tarz hatalara karşı uyarıyor:
Ülkemizde insanlar istedikleri mesleklere giremiyorlar: Maddi imkânsızlıklar buna bir gerekçe olabilirse de böyle bir durumun asıl sebebi insanların istemedikleri mesleklere girmesidir. Bilinçli tercihle herkes istediği mesleğe girebilir ve yapabilir.
İnsanın toplumda saygı görmesi için saygın bir mesleğin üyesi olması gerekir: Saygınlık meslekte değil insandadır. Mesleğini iyi yapan herkes saygındır.
Yaşam boyu sürdüreceğim mesleğimi seçme aşamasındayım: İnsanlar üniversitede illaki bir meslek edinmezler. Birey meslek seçimi konusunda net bir karara varmamışsa, meslek seçimini üniversiteden sonrasında da yapması mümkündür. Kişi karar vermişse bile bu karar üniversite eğitimi esnasında değişebilir.
Üniversiteye bir girsem gerisi kolay: Üniversiteye 'kapağı atmak' ve bir şekilde mezun olmak bir mesleği garanti etmiyor. Bu bakış açısına sahip üniversiteliler, mezuniyet sonrası ciddi bocalama yaşıyor.
İnsan ancak dört yıllık bir üniversite eğitimi görürse güvenceli ve saygın bir meslek edinebilir: Bazı gençler iki yıllık önlisans programlarını yüksek eğitim saymıyor, lisans eğitiminin kazanç ve iş bulma açısından daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Oysa yalnız iki yıllık değil, dört yıllık yükseköğretim programlarını bitiren gençler de düzenli ve iyi bir gelir sağlayan bir iş bulmakta zorluk çekebiliyor. Kendini iyi yetiştirmiş bir tekniker sıradan bir mühendisten daha uzun süre işini koruyabilir ve ilerleyebilir.
Önce iyi bir üniversiteye girmeli, hangi bölümü olduğu önemli değil: Öğretim kadrosu yetersiz bir bölümün hevesli, çalışkan bir öğrencisi, alanıyla ilgili yayınları izleyerek kendini yetiştirebilir, yüksek lisans eğitimini iyi bir bölüm ya da fakültede sürdürebilir.
Buna karşın iyi bir üniversitenin vasat bir öğrencisi daha kötü bir kariyere mecbur olabilir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla