Tarihi geçmişi 14. yüzyıla kadar uzanan ve eşsiz özellikleriyle dünyanın hemen tüm saraylarıyla önemli mekanlarının tercihi olan Uşak halısı, 100 yıllık aradan sonra yeniden üretimine başlandığı ilde yaşam mücadelesi veriyor.
Yünü, dokuma tekniği, rengi ve deseniyle tüm dünyada haklı bir üne sahip olan Uşak halısı, yaklaşık 100 yıllık bir aranın ardından, genç kadın girişimci Sema Kıvrak'ın 1996 yılında 3 ortağıyla birlikte kurduğu atölyeyle yeniden doğduğu topraklara döndü.
Sema Kıvrak'ın 2003 yılından bu yana ''Palmet Halı'' adıyla tek başına işlettiği atölye, bir zamanlar 500 halı tezgahının bulunduğu kentte, Uşak halısı kültürünün yaşatıldığı tek merkez olma özelliği taşıyor.
Sema Kıvrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Uşak halısının tarihe mal olmuş ve dünyaca üne sahip bir kültürel değer olduğunu söyledi.
Uşak halısının, hiç bir zaman değerini ve ününü yitirmediğini, bu nedenle de başta Hindistan ve Pakistan olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde üretiminin yapıldığını belirten Kıvrak, kendisinin de bu tarihin ve kültürün yaşatılması için ''Uşak halısı neden Uşak'ta yapılmasın?'' düşüncesinden hareketle 1996 yılında kurduğu atölyesinde ertesi yıl iki kişiyle üretime başladığını anlattı.
Kıvrak, atölyelerini ilk kurdukları günden bu yana en büyük sıkıntının dokuyucu bulma sorunu olduğunu belirtti. ''Bütün firmalar mal satmak için reklam verirken, biz dokuyucu bulmak için reklam vermiştik üç ay boyunca'' diye konuşan Kıvrak, kuruluşta yaşadıkları bu sıkıntıyı Halk Eğitim Merkezi ve Valiliğin işbirliğiyle düzenledikleri kurs ile aştıklarını dokuyucu sayılarını 100'e kadar çıkardıklarını kaydetti.

'İSTİHDAM ÜZERİNDEKİ YÜKLER ZORLUYOR'

Dokuyucu sorunundaki bu iyileşmenin ancak 2003 yılına kadar sürdüğünü dile getiren Kıvrak, şunları söyledi:
''2003 yılına kadar biz 100 kişiyle devam ettik. Ama gelinen noktada bu 100 kişiyi kaybettik. Kanunen çıkan bazı nedenlerle insanları istihdam etmemiz çok zorlaştı. Bu noktada devletimizin ve ilgili kurumlarının da hiç bir şekilde desteğini göremiyoruz. Sadece kurs açmak yetmiyor, 2003'te çıkan SSK Kanunu ile el sanatı yapanlar da sigorta yapılması gerekenler kapsamına alındı. Ama sigorta yaparsak hiç bir şekilde bu sektörün devam etmesi imkansız. Zaten bütün üreticiler yurtdışına gitti ve üretimlerini oraya taşıdılar. Ama bizler, Uşak halısı Uşak'ta yapılmalı düşüncesindeyiz ve burada çalışacak insanlar var. Biz bu insanları çalıştırmak istiyoruz.''

'BİZ BURADA, ROLLS ROLYCE ÜRETİYORUZ'

Uşak halısının tüm dünyada bir prestij halısı olduğunu vurgulayan Kıvrak, amaçlarının, hiç bir zaman çok yüksek miktarda, metrekarelerce halı üretmek olmadığını belirtti.
Yaptıkları üretimin taşıdığı değerlerle, tıpkı bir Rolls Rolyce üretmek gibi olduğunu dile getiren Kıvrak, şöyle devam etti:
''Biz, Rolls Rolyce üretmeye çalıştığımızı biliyoruz ve bunun inancındayız. Bütün dünya Uşak'ı tanıyor, çünkü halılarıyla ünlü bir il. Osmanlıda tarihte ilk defa halı ihracatı yapan bir il. Yani bu küçümsenecek bir şey değil ve buna sahip çıkılmalı diye düşünüyoruz ve firma olarak bu anlamda bir misyon üstlendik. Ama en büyük sıkıntı insanları buraya getirip çalıştırmak. Bunları aşabildiğimiz takdirde ben çok rahatlıkla 100 kişiyi istihdam ederim. Pazar sorunu yok, insanları çalıştıramıyoruz. Yani üretim sorunumuz var açıkçası. Bunu aşabildiğimiz takdirde bütün dünyanın tanıdığı halılarımızı artık müzelerde değil daha farklı yerlerde görebileceğiz.''

GEÇMİŞTEN MODERNE UZANAN ÇİZGİDE HALILAR

Üretimleri hakkında da bilgi veren Kıvrak, geleneksel renk ve motiflerin yanı sıra, tüm dokuma tekniklerine sadık kalarak, geçmişteki desenleri güncel modaya uyarlayarak da üretim yaptıklarını bildirdi.
Üretimlerini siparişle yaptıklarını ve genelde iç mimarlarla birlikte çalıştıklarını anlatan Kıvrak, şunları söyledi:
''Desen olarak geçmişteki desenleri kullanıyoruz, ancak bunu günümüz modasına uyarlıyoruz. Çünkü ölçüler değişebiliyor, renkler değişebiliyor. Ama, gerçekten Uşak halısının dizaynını istiyorsanız, bunu çok fazla modernize etmiyoruz. Sadece renklerle o evde kullanılabilecek duruma getiriyoruz. Ama tasarımlar da yapıyoruz, modern tasarımlar. Ancak modern dediklerimiz de örneğin Atandros mozaik evlerinden tasarım yapıyoruz. Üretim yaparken hangi model, ne şekilde oturabilir onun çalışmasını yapıyoruz. Zaten bence halı deseni itibariyle bir modern halı da olsa yıllar sonra anıldığında sonuçta bu bir Uşak halısı. İlla ki klasik bir model olmak zorunda değil. Çünkü herkes o modelli kullanmak istemeyebilir.'' Modern uygulama kapsamında aldıkları bir ön siparişle, ünlü ressam Picasso'nun bir tablosunu halıya taşıdıklarını anlatan Kıvrak, insan kaynağı sıkıntısının burada da karşılarına çıktığını vurguladı.
Kıvrak, dokudukları halının çok beğenildiğini ve 100 adet sipariş aldıklarını belirterek, ''Ama bizim verdiğimiz cevap, 'Kusura bakmayın şu anda bunu dokutacak elemanımız yok' oldu. Bunu dememeliyiz'' dedi.



-milliyetgazetesi-