Neye Göre Tanrı Yoktur?
Rasûlullah aleyhisselâm, hardal tanesi kadar dahi olsa bilincinde, imanlı olarak �La ilahe ill-Allah� diyen kişinin cehennem ateşinden çıkacağını bildirmiştir. Bu basit formül, kişiyi cennet yaşamının kapısından içeri erdirecek imanın tanımıdır.
La (yoktur) ilahe (tanrı-tanrılık), illa (ancak-sadece) Allah: �Tanrı yoktur, ancak Allah.�
Ne yazik ki, günümüz Kur�an meallerinde karşılaştığımız ve �ALLAH� isminin �Tanrı�, �God� gibi önceden bilinen kavramlara eş tutularak çevrilmesi şeklindeki büyük hata, okuyanların çoğunluğunun �ALLAH ismiyle işaret edileni� bir tanrı olarak tanımlama yanılgısına düşürmektedir. Arapça bilmediğinden dolayı Kur�an-ı Kerim�i doğru olmayan çevirilerden öğrenen müslümanların büyük çoğunluğu da, ALLAH ve tanrı kavramlarının aynı olduğuna inanmakta ve bu şartlanmalarından dolayı ALLAH ismiyle bir tanrıya işaret edilmediğini kavramakta büyük zorluk yaşamaktadırlar.
Oysa, sadece kelime-i tevhidin neden olumsuzluk belirten �La� (hayır-yoktur) ile başladığını dahi düşünürsek, görürüz ki, daha başlangıçta �tapınılacak tanrı OLMADIĞI� gerçeği vurgulanarak, insanların çeşitli varlıklara veya tahayyüllerindeki bir tanrıya tapınmaları önlenmek istenmektedir. Eğer ALLAH ismiyle işaret edilen tapılacak bir tanrı olsa idi, o zaman kelime-i tevhid �La� (hayır-yoktur) ile başlamak yerine, basitçe �evet-vardır� diye başlar ve denirdi ki, �evet tanrı vardır� ve �o tanrı Allah�tır�. Ancak öyle denmiyor! Kelime-i tevhid �la� (hayır�yoktur) ile başlıyor ve işin başında �tanrının OLMADIĞI� vurgulanıyor.
ALLAH ismiyle işaret edilenin tanrı olmadığını kabullenmekte güçlük çekenler, yine bu hallerine gerekçe olarak �Kur�an-ı Kerim�deki bazı ayetlerde Allah�a tanrı denildiği� savını ileri sürmektedirler. Bu yanlış değildir! Ancak eğer dikkat edilirse görülecektir ki, Kur�an-ı Kerim�de bu tür ayetlerde geçen ifadeler, Allah ismiyle neye işaret edildiğini bilmeyen, sadece tanrı kavramını bilen, tanrıya inanmakta olan ve Allah�ı kabul edemeyen inkârcılara hitap eden ifadelerdir.
�İnnelleziyne keferû ve mâtü ve hüm küffarûn ülâike aleyhim lanetullahi vel melâiketi vennâsi ecmaiyn. Haliydina fiyha, lâ yuhaffefûanhümül azabü ve la hüm yunzarûn. Ve ilahüküm ilahün vahid, la ilahe illa hüverrahmanürrrahiym.� (2:161-163)
�Kâfir olanlar ve küfr hâli üzere ölenler yok mu; Allah�ın, meleklerin ve insanların laneti işte onların üzerinedir! Onlar (cehennemde) daimi kalırlar, onların üzerinden azap hafiflemez ve yüzlerine de bakılmaz. Oysa, sizin ilahınız tek bir ilahtır; tanrı yoktur, sadece rahman ve rahiym odur.�
Buradaki içeriğe dikkat edilirse, hitabın Allah�ı bilenlere değil, inanmayanlara olduğu görülecektir! Kur'ân-ı Kerîm�de bu tür hitaplar hep �ALLAH� kavramı dışında bir �tanrı� varsayıp, ona tapanlara yapılmaktadır. Onları bekleyen azap vurgulandıktan sonra, onlara, kendi bildikleri terminolojiyle �ilahınız tek bir ilahtır� (ve ilahüküm ilahün vahid) denmektedir; çünkü inanmayanlar sadece ilah kavramına aşinadırlar ve ALLAH ismiyle işaret edilenin ne olduğunu anlamazlar. Yani onlara denilmektedir ki: Sizin tanrı dediğiniz şey yoktur; gerçekte var olan sadece �ALLAH�tır, sizin ve bizim �ilahımız� hep aynı ve tektir. Ve dahi o da �ALLAH�tır.
Bu açıklamalardan gaye, o kişilerin �tanrı� varsayımından kurtulup, �ALLAH�ı� idrak etmeye çalışmalarıdır.
elmalılı orjinal
[003.150] doğrusu sizin mevlanız bir Allahdır ve o, yardım edeceklerin en hayırlısıdır
elmalılı meali sade
3/150 - Hayır! Sizin mevlanız Allah'tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır.
ömer nasuhi bilmen
[003.150] Hayır. Sizin mevlânız Allah Teâlâ'dır. Ve O, yardımcıların en hayırlısıdır.
seyyit kutub
[003.150] Oysa Allah'tır sizin mevlânız. O yardım edenlerin en hayırlısıdır.