Bir gün ALLAH yok dersen eğer yoksa sen kazanırsın.
Bir gün ALLAH var dersen eğer yoksa hiç bir şey kaybetmessin.
Bir gün ALLAH yok dersen eğer ki varsa gerisini siz düşünün neler kaybedersin
Bir gün ALLAH yok dersen eğer yoksa sen kazanırsın.
Bir gün ALLAH var dersen eğer yoksa hiç bir şey kaybetmessin.
Bir gün ALLAH yok dersen eğer ki varsa gerisini siz düşünün neler kaybedersin
Bir gün ALLAH yok dersen eğer yoksa sen kazanırsın.
Bir gün ALLAH var dersen eğer yoksa hiç bir şey kaybetmessin.
Bir gün ALLAH yok dersen eğer ki varsa gerisini siz düşününneler kaybedersin
Aynı konuyu yanlışlıkla ikikere açtığım için editörlerden özürdilerim
Aynı konuyu yanlışlıkla ikikere açtığım için editörlerden özürdilerim.
gerçekten çok güzel bir fikir.. tebrik ediyorum..
Kıymetiniz Karşınızdakinin Sizi Algıladığı Kadardır...![]()
Kaptanın Ustalığı Deniz Durgunken Anlaşılmaz...![]()
Umutla yolculuk Etmek Gidilecek Yere varmaktan Çok Daha Zevklidir...![]()
..."Bir gün ALLAH yok dersen eğer ki varsa gerisini siz düşünün neler kaybedersin"....
bu önerme ve mantıkla nereye varılabilir dostum.
daha kendisi:
...."eğer ki varsa".... aşamasında olan biri (bunu kabulde edilebilir, belki'lik bir ihtimal sayan biri) yani kendi kafasında karmaşa olan biri başkasına ne anlatabilir.
Kaldı ki, iman konuları bireysel çıkar nedenli konular mıdır. Yani insanlar "neler neler" kazanacakları için mi din inanışı seçerler.Bu çok yüzeysel,yetersiz ve sakat bir anlayış değil midir.
Aslolan kazanıp,kaybedeceğini önemsememe ciddiyeti ve kararlılığında, dürüstlüğünde inandığı şeye inanmaktır.
Cennete gideceğim,hurma yiyip,hurilerle beraber olacağım vaad/inanç ve kazancı nedeniyle Allah ve İslam'a inanıp "seçmiş" bir müslüman!! olmak mı yoksa ne kazanıp kaybedeceğini asla önemsemeden ama doğru,güzel ve dürüst bulduğu için inanan birisi mi olmak gerekir.?
Allah'ın varlığını "kanıtlamak"!! için kimsenin akıl ve yardımına ihtiyacı olması mümkün mü.? Bu yolda çaba sarfetmek buna ihtiyaç olduğuna inanmaktır.
Allah yarattığı her kişiye (başka konularda izafi olsa da) kendisini anlayabilecek mutlaka bir kapasite vermiştir.İnanır-inanmaz gerisi de kulu ile kendisi arasında bir hesaptır..(Başkasının akıl ve yardımı ile Allah'ı anlayabilip kabul edebileceğini sananlarda aslında Allah'ın bahşettiklerini kullanamayıp kulundan medet umanlardır ki zaten hayır gelmez.)
Hz. Ömer durmadan namaz kılıyomuş ibadet ediyomuş.Bi gün bi kafir demişki Hz.Ömer'e:
-ya Ömer durmadan namaz kılarsın ibadet edersin bi sürü vakit harcarsın bunlara.Ya Allah yoksa???
Hz Ömer de dimişki:
-ya varsa
Peki bütün bunları kim deMİŞ...??(Tabiiki diyen deMİŞ...)
yani neden MİŞlerle MIŞlarla hareket edelim ki..
Kuran ortada miş'e mış'a ne gerek var..(Hz.Ömer standardında birinin Allah vb konusunda ya'lı varSA'lı bir kalbi, kafası olabilir mi..İhtimal gereği "eğer varsa" diye ibadet etmesi mümkün mü.?
Bu Hz.Ömer tanım ve yaklaşımını Hz.Ömeri yücelten bir yorum saymamız mümkün mü.?)
üstat, yanlış anlamazsan bu konuda bir fikrimi söylemek istiyorum :
bu verdiğin örnek, Hz. Ali'nin de bir müşriğe söylediği rivayet edilen hadisedekine benziyor biraz. rivayet çok sahih değil de ben asıl olayın mantığına biraz değinmek istiyorum.
söylediklerin realite olarak "amenna" hepsi çok doğru.
iman edenin kazanacakları ve imansızlığın getirdikleri kıyaslanamaz bile.
lakin Allah a bu şekilde inanmanın çok makul olduğuna da inanmıyorum. benim hissiyatım ve anlayışım "Ya Allah varsa" şeklinde bir inancı reddediyor.
bu anlayışta ticari bir hava seziyorum.
ticaret yapar gibi iman edilmez. "ya varsa çok şey kaybederim" önermesinden bir inanç çıkmaz ortaya.
çünkü bunun sonucu "öyleyse inanayım" dır ki bu bir inanç değildir.
ben şimdi diyorum ki "ben bir hristiyan oldum".
bu beni hristiyan yapmıyor ki. bütün gönlümle hristiyan akidesindeki saçmalıkları görüyor, bütün gönlümle Hz. Muhammedin davasına inanıyorum.
dolayısıyle insanın gönlünden inandığı şeyi, diliyle ticari bir edayla söylediği birkaç kelime değiştirmez. mümkün değildir.
ALLAH'A EĞER VARSA ÇK ŞEY KAYBEDECEĞİMİZ İÇİN DEĞİL, ZATEN VAR OLDUĞU, BUNA İNANDIĞIMIZ İÇİN İNANIRIZ.
şahsen -varsa- cennete gideriz şeklindeki bir inancın bir insana imanın katabileceği güzellikleri sağlayacağına inanmıyorum.
eleştiri amaçlı değildi.
farklı bir yorum katmak istedim.
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]
Hz. Ömer çok zeki ve kudretli bir şahsiyetti,bazen 2 kelime syfalar dolusu yazıdan daha etkili olabilir,yani Allah'ın varlığını anlatmak için saatlerce konuşmak yerine ya varsa_? diyerek o kişinin kalbine bir merak düşürmek o kişinin düşünerek arayarak Allah'ı bulmasını kendi mantığıyla Allah'ı kabul ederek doğru yolu bulmasını sağlayabilir bu cevabı Hz.Ömer(r.a.)'i küçük düşürmez,northest tarafından gönderildi.
saygılar...
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
TF-BeşiktAŞK
semtimiz erkek semti aşık eder herkesi,
üzerimden eksilmesin bayrağımın gölgesi,
işte biz kötü günde hep omuz omuzayız,
övünmek gibi olmasın biz karakartallıyız!!..MUHTEŞEM BEŞİKTAŞ TARAFTARI
-imzada izinsiz reklam yasaktır-