Geç kalmışlığımın pişmanlığını ,insan olmanın acısını çekiyorum galiba.insan olmak düşünmek ve bulamamak demekmiş.
parçalı bulutlu bir ömrün,rutubetli yılları ve kokmaya yüz tutmuş günleri ve geceleri.çöpe atılmış
anıların,ciğer yakan kokuları ve nereye gitseniz yanınızda olacak bir sizle yola çıktınız.yani bir siz varsınız,
bir hiçbişey ve birde hiçibirileri.çarpık kentleşmenin pek de düzgün olmayan sokakları ister çıksın ister çıkmasın aslında hep bi yere gider.ve insan ister yolcu olsun ister hancı, o yol bi yerde biter.

otomatik pilota bağlanmış bir hayatta senin güzergahının pek bi önemi yoktur.kendi kayboluşuna bir anlam veremeden , hep başka insanları mı düşünmek gerekir hayatta yedek pilot olabilmek için?onlardan iğreniyorum çoğu zaman.hissetmeyi unutmuş kalpleri yalana sarılmış ama duran hep benimki.hayatları günahla yoğurulmuş ama solan hep benimki. onlar çıkarcı gözle bakarken yare ,giden, benimki.

insanlığı hep ailemde buldum nedense.onlar nasıl bilmiyorum ama öğrettiler doğruyu yanlışı.babamı mutlu edemedim istediği şekilde.camiye giderken hep bana baktığını hissederim acaba gelicek mi diye kendi isteğiyle.gitmeliyim anladım.ve içimden geldiği zaman annemim yanaklarını o burnuşunu ısırmalıyımçook tatlılar.ama olmuyor işte o an geldiğinde diğer insanlardan kaptığım soğukluk ve kararsızlık o an beni boğuyor.ya git diyorum gittiğin yerde baban var onun ***ürdüğü yerde herşeyin ötesinde ve içinde olan bir Allah var.ya öp diyorum kana kana iç o yanındayken çünkü onun ayaklarının altında seni bekleyen bir cennet var.görme kusurlarını ve diğer çocuklardan farklı olduğunu belli etme çünkü korkuyorlar senin bu haline ve üzülüyolar.

sonra çatıya çıkıyorum.bir sigara birtane daha daha da tüketmek için kendimi.şehir öyle güzel görünüyorki ben biterken.bazen bir parçası ol diyorum gerçek bir parçası.yalnızca geceleri korku dolu sokaklarında dolaşmak olmasın icraatın kabul et tüm bu olanları ve tak şu kelepçeleri beynine bileğine ve yüreğine.göğünden asit yağsa bile kaçırma bir damlasını bile.sende çek bir çiçeğin o eşsiz saflığını içine ve sömür binlercesi gibi.kötülük saç etrafına gülmeyi anayasal hükümlerce yasak kıl.sevmeyi yasaklamaya gerek yok kimsebulmadı onu .bulunanlarda zaman aşımına uğradı yada uğrayacak nasıl olsa.hava kirliliğine yeterince katkı yaptıktan sonra aşağı iniyorum.tahta kapının içinden geçip sola dönüyorum ve tekrar sola.artık ne şehir var nede biraz önceki saçmalıklar.içerki odada renkli bir kutunun cazip çekiciliği ve zaman bolluğu dolayısıyla hayatın gereksiz anları yaşanırken bir sigara daha yakıyorum.F.D. içimden şehirler geçiyor derken senin mi benim mi diye soruyorum.hangi durakta biter ölüm hasreti daha çok varmı?ben ne zaman seni indirip tekrar onu alıcam koynuma...çürümüş ciğerler arasında nefes almaya çalışan zavallıya......ve sonra kağıt ve kalem takılıyor gözüme bişeyler karalıyorum beğenmiyorum sayfalarca yazıyorum ve ardından yakıyorum. yanan ateşini sigaramda kullanıyorum boşa gitmesin bu güzel an diye.yazıp yakıyorum kalbime örnek olsun diye ve bende ona kızıyorum annemin bana kızdığı gibi sende diğerleri gibi ol diyorum.ne gerek vardı be velet diyorum çorak topraklardan medet ummaya.imece usulu yıkılmış bir aşkı bireysel çalışmalar sonucu ne kadar yaşatabilirdin ki diyorum.'Unut' diyorum ona' Allahın belası unut' ve bir an önce tekrar sulamaya başla.acı zamanlardan kalma bir çiçek kopar adını zaman koy.gerçek zamanlardan bir saksı bul adını yürek koy.topraklar senin olsun her ne kadar çorak olsada ama saksıyı bana bırak ve gör o çiçek zamana( kendine) inat nasıl büyür.....

hiçbişey olduğu gibi değil, kimse göründüğü gibi değil ve zaman aslında o kadar acımasız değil...
aynaya bakmak o kadar zor değil diğer yüzlerin en saf halini gördükten sonra ve hiçbişey ama hiçbişey bitmiş değil güneş yeniden doğup yeniden batmadan...ve en tehlikeli mermidir iki dudak arasından çıkan.yakan yıkan parçalayan kapanmaz yaralar açan....ben hep senin menzilindeydim galiba herkes gibi sende vurdun her fırsat geçtiğinde eline ve diğerleri gib düşünmedin savaş başlatanın sen olabileceğini.
beni daha fazla üzmemek adına kurşuna dizdin.....yalan kurşunlar hepsinden daha fazla kanattı birileri var dedin(bende yedim?) yeniden başlamalıyım sıfırdan dedin....belki çok üstüne geldim hayallerim altında ezildin inanmadığın yalan saydığın hayallerim....sen olmayınca hayal olarak kaldılar bi gerçek....

sende aşıktın bilirsin karnında uçuşan kelebekleri........onu gördüğünde daha bi başka kanat çırpıyo bu veletler. seni gördüğümde yani.onların kanatları benim oluyo bi yerde ve rotasız uçuşlar başlıyo yeni dünyaya doğru...bulutlara sarılmanın anlamını anlıyosun ve bir yağmur damlası olup yere çakılmayı da.
sen olmayınca senden daha çok canımı yakıyo o ufaklıklariçimi kemiriyolar bitmek tükenmek bilmez bi iştahla ve her parçada seni gördükçe sana duydukları özlemle daha derine iniyolar daha acımasız oluyolar
gece güneşim doğduğunda ve hiçbir haykırış kar etmiyor aşk boğazına kadar gömüldüğün bi bataklık kıvamını alınca......ve içimden hala şehirler geçiyor ne benim durmaya nede senin inmeye niyetin yok hala....SÇS'ye sığdırmak çok acı uğruna romanlar yazılacak duyguları bu benim ayıbım ve ister istemez seni de ortak ettim...hşçkl