• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    ISYAN0781 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-01-2006
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0

    Video Papatya... Hüzünlenmek garanti..

    PAPATYA

    Koskoca bir bahçede
    Demetler içinde bir papatya.
    Aşık olmuş, yanmış, tutuşmuş
    Ak sakallı bahçıvana...
    Bir ümit bekliyormuş.
    Yüzlerce çiçeğin arasından
    Onunla, sadece onunla
    Saatlerce ilgilenmesini.
    Buz gibi suyunu
    Sadece ona döksün istiyormuş...
    Sadece ona değsin makası,
    Sadece ona gülsün dudakları.
    Kıskanıyormuş bahçıvanı
    Kırmızı güllerden,
    Sarı lalelerden,
    Mor menekşelerden.
    Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş,
    Bembeyaz yapraklarını...

    Bir gün,
    Aşkı öyle büyümüş ki,
    Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.
    Eğilivermiş boynu.
    Toprağa bakıyormuş artık.
    Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş
    Ayaklarını görüyormuş.
    Bunada sükür diyormus.
    Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.
    Zaman akıp gidiyormuş.
    Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.
    Ne var sanki boynumu kaldırsa
    Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.
    Yanıp tutuşuyormuş...

    Ve işte bir gün..
    Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.
    İncecik bedenini ellerinin arasına almış.
    Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş
    Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.
    Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.
    Hâlâ göremiyormuş onu,
    Ama bedeni kurtulmuş.
    Uzun bir müddet sonra,
    Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.
    Gelen giden yokmuş...

    Kahrından ölecekmiş papatya.
    Ama işte bir sabah,
    Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.
    Derin bir oh çekmiş.
    Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.
    Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş.
    Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş.
    Başka birisiymiş.
    Adamın elinde bir de makas varmış.
    Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru
    Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.
    Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış.
    Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış...
    Ama gövden seni taşımıyor demiş.
    Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış
    Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.

    Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini,
    O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış.
    Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş,
    Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini.
    O, her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.
    Belki, ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş,
    Ama onu asluında hep sevmiş.
    Papatya anlamış artık.
    Sevgi; emek istermiş...
    Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini,
    Teşekkür etmiş ona içinden..
    Son yaprağı da kuruduğunda,
    Biliyormuş artık...
    Gerçek sevginin, söylemeden,
    Yaşamadan ve asla kavuşmadan
    Varolabileceğini...
    Kıymetiniz Karşınızdakinin Sizi Algıladığı Kadardır...

    Kaptanın Ustalığı Deniz Durgunken Anlaşılmaz...

    Umutla yolculuk Etmek Gidilecek Yere varmaktan Çok Daha Zevklidir...

  2. #2
    GİTTİ GELMEZ Damien Thorn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-06-2006
    Mesajlar
    671
    Karizma Gücü
    0
    Hazır hüzünlenmişken gene ISYAN0781'in
    Bir Erkeğe Ne Zaman Vermeli!!!!! başlıklı konusuna da göz atın. Gözleriniz dolacak.

    T Ü R K İ Y E C U M H U R İ Y E T İ S E K S E N Ü Ç Y A Ş I N D A


    Varsın çamur atsınlar sana, ben senin çamurlu ellerinden de öperim Ata'm...


    Avatarımın hikayesi için bu linke bakabilirsiniz:
    http://www.turkyasam.com/showthread.php?t=469757

    :x Kalın sağlıcakla... Yokum buralarda.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •