• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    burakyesilcay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    1,153
    Karizma Gücü
    0

    Başarılı Divriği Ulu Camiinde Kıyamda Duran Gölge.

    Arkadaşlar resimleri yükleyemedim ama vereceğim linklerden yükleyip görebilirsiniz. Ve siz buraya yükleyebilirseniz sevinirim...

    http://www.hemenpaylas.com/********/532361/3.bmp.html

    http://www.hemenpaylas.com/********/532342/2.bmp.html

    http://www.hemenpaylas.com/********/532293/1.jpg.html


    habere başka bir sitede rastladım ve burdada sizinle paylaşmak istedim...

    Figürü görenler hayretler içerisinde kalırken, figürü görmek isteyenlerde ikindi namazı vaktini beklemek zorunda kalıyor.
    Anadolu erken dönem mimarisinin en seçkin örneklerinden Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nda ikindi namazı vaktinde ortaya çıkan gölge herkesi şaşkınlığa sürükledi. Kur’an okuyan ve namaz kılan bir insan figürü görenleri hayret ve şaşkınlığa sürüklerken halkın da yoğun ilgisini çekti. UNESCO'nun ''dünya kültür mirası'' listesinde yer alan, süsleme ve örtü biçimlerinin dengeli ve uyumlu şekilde ayarlanmasıyla kendine özgü bir yapı olarak nitelendirilen camide, yaklaşık 4 metre uzunluğundaki namaz kılan insan figürü caminin batı taç kapısında yer alıyor. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nı görmeye gelenler, ziyaret saatlerini namaz kılan gölge adamın çıktığı ikindi namazı vaktine göre denk getirmeye çalışıyorlar.




    Gazetemize gelerek resmi gören vatandaşlar tüyler ürpertici bir manzara ile karşı karşıya kaldıklarını söylediler. Bu arada Divriği’de halk arasında da figür ile ilgili olarak değişik söylentiler konuşuluyor. Halk arasında figürün ilk defa bu yıl görüldüğü ve yılın bazı aylarında ortaya çıktığı ifade ediliyor. Daha önce de bu figürün görüldüğü de söylentiler arasında yer alıyor. Figür yılın belirli aylarında ortaya çıkarken, güneşin olmadığı zamanlarda görülmüyor.
    Mengücekoğulları döneminde hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah'ın 1228 yılında yaptırdığı Divriği Ulu Camii, bin 280 metrekarelik alanda, Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek'in aynı yıl yaptırdığı Darüşşifası ise 768 metrekarelik alanda yer alıyor. (24.08.2005)



    Sübhanallah.
    TürkYaşam Tavsiyesi: Görüşlerinden Dolayı Karşı Tarafı Damgalayan Öküzlerden İnsanlık Namına Uzak Durun...

    Alıntı M. Fetullah Gülen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yeryüzünde Müslümanın Saçı-Sakalı ile Uğraşıyorlar, Benim Şerefimle Uğraşmışlar Çok mu?..
    Zamanında Yöremize Halkı İrşad İçin Gelen Ancak Dilediğini Yapamayan Alimin Sözleri: "Ben Körler Çarşısında Ayna Satmışım, Keller Pazarında Tarak Satmışım" Nice Körler Varda, Bakar Kör


    Yüzyılın Sorusu Karga Hristiyan mı Müslüman mı? Cevabı 2 Ay Sonra

  2. #2
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    Divriği ulu cami ve Daru'ş-şifası adıyla dünya sanat tarihinde yer alan bu eşsiz eser, Anadolu Selçuklu Devleti Mengücek Oğulları Beyliği döneminde (1228) Mengücek Beyi Ahmet Şah tarafından, Şifahane ise Ahmet Şah'ın eşi Melike Turan tarafından yaptırılmıştır. Divriği ulu camii Fatma hatun Camii, Ahmet Şah Camii diye de adlandırılır.

    Divriği Ulu Camiinin ve Daru'ş-şifanın dünyadaki diğer tarihi eserlerden bir takım farkları vardır:

    Birincisi,böyle mükemmel üç boyutlu detaylı geometrik sitiller ve bitkisel bezemeler hiç bir yerde olmadığı sanat tarihçiler ve mimarlar tarafından söylenmektedir.Kapı ve duvarlara işlenen tüm motifler asimetriktir ve her karede binlerce taş işlemeli motif bulunur. Usta devamlı tekrardan kaçınmış ve kendisini yenilemiş. Hiç bir motife bağımlı kalmamıştır. Her motifte Allah'ın birliğinin vurgulandığı gözlemleniyor.

    Divriği Ulu Camii ve Daruşşifasının dört kapısı vardır. Şifahane Taç Tapısı,Cami Kuzey Taç Kapı,Cami Batı Taç Kapı ve Şah Mahfili Taç Kapısı. Her biri birbirinden farklı eşsiz bezemelerle göz kamaştıran bir mimarlık ve mühendislik harikası niteliğindedir.

    Binanın dengede durup durmadığını belirtmek için dönen bir kolon, 1938 depremine kadar döndüğü ondan sonra mekanizmasının kırıldığı içine kilitlendiği söylenmektedir.

    Şifahane Taç Kapısından içeri girdiğimizde ortada bir havuz, sağında ve solunda iki adet kolanla karşıda büyük bir eyvan bizi karşılıyor.Kolanların hepsinin motifleri farklı ve bizi o özlenen medeniyete götürüyor.Burada su sesi, musiki ve Kur-an sesi ile hastaların tedavi edildiği söylenmektedir. Şu anki psikiyatri kliniklerinde kullanılan tedavi sisteminin bir kısmı 800 yıl önce burada kullanılıyormuş. İçerdeki küçük eyvanlarda ise şehit türbeleri mevcut. Rivayete göre Selçuklu döneminde yaşayan büyük zatlar savaşlarda şehit olmuş ve buraya defnedilmiş.

    Ayrıca bu eşsiz eserin gerçek sahipleri de sol karşıda, türbe özelliğindeki bir odada yatmaktalar.Ahmet Şah, eşi Melike Turan, annesi Fatma Hatun, babası Süleyman Şah ve aile efradı burada yatmaktadır. Diğer lahitler ise talan edilmiş, sadece Ahmet Şah'ın ve eşi Melike Turan'ın lahitleri orijinalliğini korumaktadır.Burada patlıcan moru çiniler ve turkuvaz mavisi çinilerle altın varaklı YA ALLAH yazıları mevcut

    Büyük eyvanda da Orta Asya kökenli bezemeler, kainatın yaratılışını, genişlemesini, verilen emir gereği hareket etmesi zamanın geçtiği,her şeyin hareket halinde olduğu ve bir sonun yaklaştığı kıyametin kopacağı, ALLAH' ın vaadinin yerine geleceği, TEVHİD in yerini bulacağı konusu anlatılmakta.Yani kainat kitabı burada taşa işlenmiştir, diyebiliriz.Üst odalar,tabip odaları ve idari bina olarak kullanılmış.Tabip odalarına girişin üst tavanı alçak olarak yapılmış,saygı ve edep ile girilsin diye.Şifa haneden çıkarak yavaş yavaş camiye doğru gidelim.

    Taş işçilğinde ve mimaride üzerine yok.

    Bir şaheser.












    Selçuklu Devleti'nin Arması Çift Başlı Kartal



    Kuzey Taç Kapı (Bu nasıl bir mimaridir?)

    http://divrigimuftulugu.gov.tr/ulucami.htm
    Bu mesaj en son " 21.08.06 " tarihinde saat 22:27 itibariyle Son_Of_Liberty tarafından düzenlenmiştir...

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    28-07-2006
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    Cami şaheserde . Elinde kitaplı gölge resim . Üstteki binanın gölgesi ile uyumlu değil. Tam sahtekarca bir foto shop. Kim yaptı ise.

    Böyle işlerle değil de hakiki ilim ve itrfanla uğraşın. Atatürkün gösterdiği medeniyet yolunda yarışın.

    ne yapsın atacak bir barutu yoksa böyle sahtekarlıkla yol bulmaya çalışır.

  4. #4
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı teknolojik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Cami şaheserde . Elinde kitaplı gölge resim . Üstteki binanın gölgesi ile uyumlu değil. Tam sahtekarca bir foto shop. Kim yaptı ise.

    Böyle işlerle değil de hakiki ilim ve itrfanla uğraşın. Atatürkün gösterdiği medeniyet yolunda yarışın.

    ne yapsın atacak bir barutu yoksa böyle sahtekarlıkla yol bulmaya çalışır.
    Bu televizyonda da gösterildi. 3 adet gölge daha oluşuyor. Dediğine katılıyorum. ilim ve irfan ve medeniyet yolu. Şimdi Türkiyedeki bütün mimarları topla bakalım. Bir araya gelip bu camiyi inşa etsinler ve çok değil en fazla 200 yıl ayakta tutsunlar. Görelim bakalım ilim irfan neymiş.?

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    28-07-2006
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    Bu günki yapılan eserleri görsen aklın durur. 200-300 katlı binalar. Denizin altından oto yollar. basit cami nedirki ?. Sen birde eskiden yapılmış kiliseri görde medeniyet sanat nedir anla.
    İki çoban dağda hayvan güderken biri digerine demişki. Lan haso sen padişah olsan ne yersin. Ben soğanın cücüğünü yerim demiş. ya sen demiş. Ben ne yiyeyimki sen soğanın cücüğünü yedin demiş. İşte görgüsü bilgisi bu kadarmış. Ne bilsin mantarlı fileminyonu. Şinitzeli.

    Sende öyle ömründe 4 basit camiden başka eser görmeyen her şeyi soğanın cücüğü sanır. Diger dinlere ait eserleri görsen aklın durur.

    Görgüsüz ve bilgisizliğin derecesi vardır.

  6. #6
    lowrider adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-07-2005
    Mesajlar
    330
    Karizma Gücü
    0
    geçmişini bilmeyen geleceğini göremez...
    » ℓσωяι∂єя • υ.s. мαяѕнαℓℓ • тнυg ℓιƒє «

    <><><><><><><><><><>
    Fordçular Birliği


    <><><><><><><><><><>

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    28-07-2006
    Mesajlar
    42
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı lowrider tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    geçmişini bilmeyen geleceğini göremez...
    Geçmişte ne var ?. Ganimetçilikten başka. nalet olsun böyle geçmişe.

    Falan yerin zaptı. İşgali ve ganimetlenmesi soyulması. bunların hikayesi ile dolu.

    eser diye yaptığın saraylar bile yabancının esweri En büyük camiin bile devşirme Mimar sinan. Esas geçmişini bir şey sananlara yazıklara olsun.

    Atatürk'e kadar hep soygunlar tarihi. Ne zamanki Atatürk "Yurta sulh cihanda sulh " dedi. Yani artık soygun yok, savaş yok, kazanıp yiyeceğiz dedi. O zaman bizim için asil bir tarih başladı. Tabii sözümüzü nereye kadar tutarız bilmem.

    O RUM ÇOCUKLARININ TARİHİNİ BANA ANLATMA SAKIN.

  8. #8
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı teknolojik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu günki yapılan eserleri görsen aklın durur. 200-300 katlı binalar. Denizin altından oto yollar. basit cami nedirki ?. Sen birde eskiden yapılmış kiliseri görde medeniyet sanat nedir anla.
    Sen benim soruma cavep vermeden soru ile karşılık veriyorsun. 200-300 kartlı bina derken Örnek verebilirmisin Hangi binaymış 300 katlı gidip görelim. Ayrıca bilgisayar teknolojisi şu an çok ileri senin haberin yok. Simülasyon denen bir özellik kullanılıyor CAD-CAM'de

    Alıntı teknolojik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İki çoban dağda hayvan güderken biri digerine demişki. Lan haso sen padişah olsan ne yersin. Ben soğanın cücüğünü yerim demiş. ya sen demiş. Ben ne yiyeyimki sen soğanın cücüğünü yedin demiş. İşte görgüsü bilgisi bu kadarmış. Ne bilsin mantarlı fileminyonu. Şinitzeli.
    Sanin bazı şeyler zoruna gidiyor anlaşılan. İslamı çölde deve güden kişilerin dini sanıyorsun.

    Alıntı teknolojik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sende öyle ömründe 4 basit camiden başka eser görmeyen her şeyi soğanın cücüğü sanır. Diger dinlere ait eserleri görsen aklın durur.
    Müslüman değilsen hakaret etme. Diğer dinlerde de Avrupa da taş işçiliğine dayanan çok iyi mimari eserler var. Hala ayakta duruyorlar. Ama konumuz Divriği camii.

    O harika dediğin yapılarda. Ne yazık ki tuvalet yok. Tuvaleti olanlarda da su yok. Taharet ihtiyacı diye bir kavram yok. Senin de bundan haberin yok.

    Alıntı teknolojik tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Görgüsüz ve bilgisizliğin derecesi vardır.
    Senin kadar saygısız bir kişiyi forumda ilk kez görüyorum. Senin bilgi ve tecrüben yazılarından anlaşılıyor.

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  9. #9
    burakyesilcay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    1,153
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Son_Of_Liberty tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Divriği ulu cami ve Daru'ş-şifası adıyla dünya sanat tarihinde yer alan bu eşsiz eser, Anadolu Selçuklu Devleti Mengücek Oğulları Beyliği döneminde (1228) Mengücek Beyi Ahmet Şah tarafından, Şifahane ise Ahmet Şah'ın eşi Melike Turan tarafından yaptırılmıştır. Divriği ulu camii Fatma hatun Camii, Ahmet Şah Camii diye de adlandırılır.

    Divriği Ulu Camiinin ve Daru'ş-şifanın dünyadaki diğer tarihi eserlerden bir takım farkları vardır:

    Birincisi,böyle mükemmel üç boyutlu detaylı geometrik sitiller ve bitkisel bezemeler hiç bir yerde olmadığı sanat tarihçiler ve mimarlar tarafından söylenmektedir.Kapı ve duvarlara işlenen tüm motifler asimetriktir ve her karede binlerce taş işlemeli motif bulunur. Usta devamlı tekrardan kaçınmış ve kendisini yenilemiş. Hiç bir motife bağımlı kalmamıştır. Her motifte Allah'ın birliğinin vurgulandığı gözlemleniyor.

    Divriği Ulu Camii ve Daruşşifasının dört kapısı vardır. Şifahane Taç Tapısı,Cami Kuzey Taç Kapı,Cami Batı Taç Kapı ve Şah Mahfili Taç Kapısı. Her biri birbirinden farklı eşsiz bezemelerle göz kamaştıran bir mimarlık ve mühendislik harikası niteliğindedir.

    Binanın dengede durup durmadığını belirtmek için dönen bir kolon, 1938 depremine kadar döndüğü ondan sonra mekanizmasının kırıldığı içine kilitlendiği söylenmektedir.

    Şifahane Taç Kapısından içeri girdiğimizde ortada bir havuz, sağında ve solunda iki adet kolanla karşıda büyük bir eyvan bizi karşılıyor.Kolanların hepsinin motifleri farklı ve bizi o özlenen medeniyete götürüyor.Burada su sesi, musiki ve Kur-an sesi ile hastaların tedavi edildiği söylenmektedir. Şu anki psikiyatri kliniklerinde kullanılan tedavi sisteminin bir kısmı 800 yıl önce burada kullanılıyormuş. İçerdeki küçük eyvanlarda ise şehit türbeleri mevcut. Rivayete göre Selçuklu döneminde yaşayan büyük zatlar savaşlarda şehit olmuş ve buraya defnedilmiş.

    Ayrıca bu eşsiz eserin gerçek sahipleri de sol karşıda, türbe özelliğindeki bir odada yatmaktalar.Ahmet Şah, eşi Melike Turan, annesi Fatma Hatun, babası Süleyman Şah ve aile efradı burada yatmaktadır. Diğer lahitler ise talan edilmiş, sadece Ahmet Şah'ın ve eşi Melike Turan'ın lahitleri orijinalliğini korumaktadır.Burada patlıcan moru çiniler ve turkuvaz mavisi çinilerle altın varaklı YA ALLAH yazıları mevcut

    Büyük eyvanda da Orta Asya kökenli bezemeler, kainatın yaratılışını, genişlemesini, verilen emir gereği hareket etmesi zamanın geçtiği,her şeyin hareket halinde olduğu ve bir sonun yaklaştığı kıyametin kopacağı, ALLAH' ın vaadinin yerine geleceği, TEVHİD in yerini bulacağı konusu anlatılmakta.Yani kainat kitabı burada taşa işlenmiştir, diyebiliriz.Üst odalar,tabip odaları ve idari bina olarak kullanılmış.Tabip odalarına girişin üst tavanı alçak olarak yapılmış,saygı ve edep ile girilsin diye.Şifa haneden çıkarak yavaş yavaş camiye doğru gidelim.

    Taş işçilğinde ve mimaride üzerine yok.

    Bir şaheser.












    Selçuklu Devleti'nin Arması Çift Başlı Kartal



    Kuzey Taç Kapı (Bu nasıl bir mimaridir?)

    http://divrigimuftulugu.gov.tr/ulucami.htm
    Allah Razı olsun Kardeşim.
    TürkYaşam Tavsiyesi: Görüşlerinden Dolayı Karşı Tarafı Damgalayan Öküzlerden İnsanlık Namına Uzak Durun...

    Alıntı M. Fetullah Gülen tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yeryüzünde Müslümanın Saçı-Sakalı ile Uğraşıyorlar, Benim Şerefimle Uğraşmışlar Çok mu?..
    Zamanında Yöremize Halkı İrşad İçin Gelen Ancak Dilediğini Yapamayan Alimin Sözleri: "Ben Körler Çarşısında Ayna Satmışım, Keller Pazarında Tarak Satmışım" Nice Körler Varda, Bakar Kör


    Yüzyılın Sorusu Karga Hristiyan mı Müslüman mı? Cevabı 2 Ay Sonra

  10. #10
    gitarist27 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-09-2004
    Mesajlar
    1,227
    Karizma Gücü
    0
    ilginç fotoshopsa &#252;z&#252;l&#252;rm valla bööle seylerler kandırılmak hoş değil

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Divriği’deki rehber açığını İngilizce öğrenen imam kapattı 02.08.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 02.08.05, 09:01
  2. Kangal divriği
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.07.05, 20:26

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •