• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    DoĞum Ve ÖlÜm Arasinda Bİr Yer...

    Dört mevsimin aynı anda yaşandığı, güzel ülkemin, güçlü insanlarının neleri bir arada yaşayarak bu kadar güçlendiğini tahmin etmek hiç de zor değil.

    her insan, acısını, huzurunu, mutluluğunu, hüznünü bir şekilde büyütmenin yada küçültmenin peşinde.


    sadece birinin yaşandığı durumlar yok, hiç bir zaman da olmadı belki...

    hep bir mücadele ile geçen ömrümüzde en çok, acıyı azaltmak, sevinci çoğaltmak için uğraşıyoruz. lakin biz nekadar uğraşsakta o duygular başına buyruk, alabildiğine özgür. kontrol altına almak mümkün değil...

    yeni doğanın sevinci, kaybedilenin acısı...

    sevinç sevinç, acı da acı olduktan sonra, ha büyük olmuş ha küçük..

    NE FARKEDER?

  2. #2
    nesuu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-08-2006
    Mesajlar
    14
    Karizma Gücü
    0
    surekli elimizde kırbaçlar sorgulayıp yargılıyoruz kendimizi oysa suan zaman gecip gitmekte, acı da zevktir mutlulukta zevktir acı olmasa mutluluğun anlamı kalmazdı insanoğlu için mutluluk olmasa acının bir anlamı olmazdı diyorum ben....insanoğlu herşeyi unutur bugun mutluysa hep mutlu gibidir, bugun uzgunse sonsuza kadar uzgun olacak gibidir of of ne desek boş
    her şey biz gelmeden once başladı ve bittimi

  3. #3
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    acım mutluluğumun aynanın ardındaki yüzü..bir tarafı aşağı sarksa dudağımın bir tarafı üst tarafı selamlıyor monalisa misali..lakin kimse benim resmimi çizmiyor..

    elde ettiklerimin ardında hep bir yitiş oluyor inadına mutluluğumun sanki..keza bazen yitirirken de kazandığımın farkına varıyor oluş ,utandırıyor beni bu her olumsuzu zeytinyağı misali su üstüne çıkarma çabamdan ötürü..

    bir taraftan alırken bir taraftan da verirken kendi dengesini yaratıyor tesadüflerin aksine kader..kolay gelsin insanoğlu...



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  4. #4
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    doğarak başladı herkes mucadelesine..hayatın yakasına asılıp, hakkın olanı istediğin sürece mücadele etmen gerektiğini zaten anlarsın.

    elde etmenin çeşitli yolları var mutluluğu da acıyı da..
    karakterin izin verdiği sürece "manen" tatmin olursun...
    ve zihniyetin ne kadar "pozitif" e yönelikse o denli başarılısındır.

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  5. #5
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    endonezya,nesuu,össlem ve medid;

    Yorumlarınız oldukça derin olduğu için sizden alıntı yapmaya cesaret edemiyorum.

    Konuya felsefik açıdan başarılı bir giriş yapmışsınız.Ben de konunun tarihsel boyutunu ele almaya çalışacağım.




    İlk Çağlardan günümüze dek uzanan, teslimiyetçi ve kadere boyun eğen akımlar popüler olmuştur.Bu akımlar ve onları destekleyenler, kendilerinden farklı bir şey gördüklerinde linç hareketine giriştiler.

    Fransız Devrimi, çok iyi bir örnektir aslında.Demokrasiyi getirmek ve özgürlüğü hakim kılmak için mücadele eden idealist Fransız gençleri giyotine gittiler.Devrimin önderi Robespierre idam edildi.Napolyon gibi diktatörlerin diktatörü bir megalomanı başlarına getirdiler.

    Peki bu kadar insan ne için öldü?

    Demokrasi desen, Napolyon gibi bir despotun hegomonyasında, ülke daha da monarşik bir sisteme boyun eğmişti.

    Bütün sonuçlar gösteriyor ki, mutluluk idealiyle insanoğlu çoğu zaman boş yere ölmüştür.

    Stalingrad'ı kuşatan Alman askerlerin bir ideali vardı.

    Hindistan'a kadar uzanan Makedon askerler de ölümüne savaştılar.

    Moskova'nın soğuk kışı altında Napolyon komutasında kırılan Fransız askerler de mutluluk hissesini arttırma adına bu işe girişmişlerdi.

    Fakat bir bölümü mutluluğu sadece kendisi için istedi.

    Bir bölümü fazla hayalperestti.Bir bölümünün ise gerçekte böyle bir hedefi yoktu.

    Çoğunluk, çoğunluğun mutluluğunu istediği zaman birşeyler değişecektir.

    Hiçbir koşulda %100 mutluluk sağlanamaz fakat %100 mutluluğun oluşması için koşullar hazırlanabilir.

    Açlık kaldırılabilir mesela, herkese barınacak bir yer temin edilebilir,Soykırımların önüne geçilebilir.Orman yangınları önlenebilir vs.

    İstenildiğinde, bunun yapılacağına inanıyorum.

    Burada tartışan ve fikir alışverişi yapan bizler, zaten bu çelişkiyi tamamen ve kısmen görebilmekteyiz.Eğer kahvelerde, altın günlerinde, plajlarda veya bekleme salonlarında, bu tip tartışmaların yapılmasını sağlayabilirsek, eminim zafer gününün ilk belirtilerini de görmüş olacağız.
    Bu mesaj en son " 22.08.06 " tarihinde saat 22:35 itibariyle devinizm tarafından düzenlenmiştir...
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Doğum için SSK'dan doğum parası alınıyor mu? Alınıyorsa ne kadar?
    2005 Konuları bölümünde fsarica tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 01.05.10, 23:15
  2. esler arasinda dialog
    2005 Konuları bölümünde _eylul_ tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 10.10.05, 08:02
  3. Londra'da Bombalarin arasinda kaybolan Gamze !
    2005 Konuları bölümünde Atilla tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 13.07.05, 02:16

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •