deliyeşil@ kardeşim, söylenti şeklinde bilgilendiğimiz konular var, objektif tartışmasız bilgiler var. Bunlar -maalesef- birbirine karışmış durumda..
Örneğin: toplu namazlarda cemaatin birbirine omuz teması sağlayacak nizamda duruşu meselesinin -benim bilgim itibariyle- şeytanla filan ilgisi yok..(Mekan olabildiği kadar çok mümin tarafından kullanılabilsin, kişilerin intizamsız ve özensiz biçimde diğerlerinin ibadete katılmasını engeller serbestide davranışını engellemek amacıyla belirtilmiş bir tavsiye, bir fikirdir..Buna rağmen -belki hala da -uymaya özen göstermeyen anlayışsızları korkutmak maksadıyla, yani çok özel bir kesime iyiniyetle yöneltilmiş bir şey..
Ancak tavsiyenin bu özelliği gözetilmeden sanki bu genel,objektif bir din bilgisiymiş gibi sunulup kabul edilmesi sakıncalar yaratır.
(Yabancı filmlerde görmüşsünüzdür, şeytandan kaçan kişi bulabiliyorsa kiliseye sığınır, şeytanın kiliseye giremediğine inanırlar yani..)
Camii için Allah'ın evi benzetmesini kullanır halkımız.Bu yüzden en temiz giysileri ve beden temizliği ile girilir, ayakkabı bile giyilemez.Şeytanın Allah'ın evinde ne işi olabilir.Hıristiyanın kilisesine tanıdığı, atfettiği/yakıştırabildiği şeytandan arınmışlığı Müslüman'lar camiilerine yakıştıramamış olabilir mi.?
Keza, birkısım şahıs ve zevatın yetkinliğine inanabilir, saygı duyabilir hatta onlardan feyz alabiliriz. Ama bu şahıslar -her kim olurlarsa olsunlar- temel din referanslarımıza aykırı şeyler söylüyor iseler dikkat etmemiz gerekir.(Müslümanın Allah'tan başkasına sorgusuz-sualsiz-şartsız inanma yükümlülüğü yoktur.İslam'da ruhban -kutsal kişi ve kutsal zümre- yoktur.
Düşünebiliyormusunuz ki, bir kişi diyecek ki

iz benim tanzim ettiğim şekilde dua ederseniz ancak kabul olur! Duayı kabul edecek, onu takdir ve hükümlendirecek olan Allah'tır. Duanın kabul veya etkisi, yapılan duanın metin,sözcük,dil veya şekli ile asla ilgili değildir.Doğuştan dilsiszin de, ömründe harf bile görmemişinin de yakarışı Allah'a ulaşır. Takdir O'na aittir.
Kim ki, bu gerçek dışında -üstelik kendine paye çıkartacak biçimde- şeyler söylüyorsa şüphe etmek gerekir.
Bize düşen, daha doğru, daha tutarlı, daha objektif meseller sunmaktır.Bu ciddiyet ve yetkinlikte olan yüzlercesi var..
Din konusunda kişisel hataların vebali kişiye aittir, ancak başkalarına zarar verebilecekcek, yanlışa sevkedecek hataların vebali daha büyüktür diye biliyorum.Dikkat çektiğim konu bu idi..
İyiniyet ve kasdınızdan zerre kadar kuşku duymuyorum.Çünkü sizi tanımıyorum.Sizi tenzih ederek yazıyorum.Ama din konuları ciddi, hassas ve sorumluluk isteyen bir alan.(Maalesef son yıllarda inanılmaz başıboşlukta bir gidişat yaşanıyor.Din diye diye din katlediliyor..Aklıbaşında müminler artık tiksinir hale geldi.İşte tv.ler, işte gazeteler, işte siyasetçiler..)
Umarım hassasiyetimi anlamışsınızdır.
Çalışmalarınızda başarılar..