• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor

Konu: 54 Farz

  1. #1
    Deniz-Mac adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-08-2006
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0

    54 Farz

    ELLİDÖRT FARZ
    1. Allah Tealayı zikretmek
    2. Helalinden kaznıp, yemek içmek
    3. Abdest almak
    4. Beş vakit namaz kılmak
    5. Cünüplükten yıkanmak
    6. Kişinin rızkına Allah'ın kefil olduğunu bilmek
    7. Helalden temiz elbise giymek
    8. Allah'a tevekkül etmek
    9. Kanaat etmek
    10. Nimete karşı şükretmek
    11. Allah'tan gelen kazaya razı olmak
    12. Allah'tan gelen belaya sabretmek
    13. Günahlardan tövbe etmek
    14. İhlasla Allah'a ibadet etmek
    15. Şeytanı düşman bilmek
    16. Ku'an-ı Kerimi kesin delil kabul etmek
    17. Ölümü hak bilmek
    18. Allah'ın sevdiğini sevip, sevmediğinden uzak durmak
    19. Ana-babaya iyilik etmek
    20. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak
    21. Akrabayı ziyaret etmek
    22. Emanete hiyanet etmemek
    23. Gücü yetenler için hacca gitmek
    24. Allah'a ve Peygamberine itaat etmek
    25. Günahlardan kaçıp Allah'a sığınmak
    26. Müslüman idarecilere itaat etmek
    27. Aleme ibret gözü ile bakmak
    28. Tefekkür etmek, düşünmek
    29. Dili kötü sözlerden korumak
    30. Oruç tutmak
    31. Kimse ile alay etmemek
    32. Harama bakmamak
    33. Sözünde doğru olmak
    34. Kulağı, yasak şeyleri dinlemekten alıkoymak
    35. İlim öğrenmek
    36. Ölçü ve tartıyı doğru yapmak
    37. Allah'ın azabından korkmak
    38. Allah uğrunda cihad etmek
    39. Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek
    40. Nefsin arzularına uymamak
    41. Allah yolunda yemek yedirmek
    42. Yetecek kadar rızık kazanmak
    43. Zekatı vermek ve fakirlere yardım etmek
    44. Hayız ve nifas hallerinde zevceye yaklaşmamak
    45. Bütün günahlardan kalbi arındırmak
    46. Kendini büyük görmemek
    47. Büluğa ermemiş yetimin malını korumak
    48. Livatadan (cinsi sapıklıktan) sakınmak
    49. Beş vakit namaza devam etmek
    50. Haksız yere kimsenin malını yememek
    51. Allah'a eş koşmamak
    52. Zinadan sakınmak
    53. İçki içmemek
    54. Yalan yere yemin etmemek ve yalan konuşmamak.

  2. #2
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Allah razi olsun

  3. #3
    Deniz-Mac adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-08-2006
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Kickboxer tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah razi olsun
    Amin Hepimize!

  4. #4
    Burberry's Touch adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2006
    Mesajlar
    5,526
    Karizma Gücü
    0
    çok güzel payaşım teşekkür ederim...

    ...



    Public Relations Management



  5. #5

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    ..."26. Müslüman idarecilere itaat etmek."....dışında hepsi tartışılamayacak şeyler..(Bu maddeyi de tartışmalı değil açıklanarak anlaşılmalı şeklinde düşünmeliyiz belki.)
    İdareciye itaat, idarecinin gerçek bir mümin ve Müslüman oluşu halindeki durumu belirtiyor.Ama bu izafi, suistimal edilebilecek spekülatif bir konu.Çünkü kula dair.(yani yönetimde her kim var ise veya kendisini Müslüman diye tanıtan herhangibir idareciye şartsız itaat anlamı taşımamak koşulu ile değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.İşte suudi sultanları,işte Kuveyt emirleri,İşte İran mollaları,İşte askeri zalimler (Saddam,Kaddafi vd.) hepsi de idareci ve hepsi de kendilerini Müslüman diye halkına takdim ediyorlar.Üstünde oturdukları zenginlik ve bu olanaklara rağmen halklarının yaşam standartları, kendi yönetim kalite ve becerileri, ülkelerin standartları ortada.Kanımca İnançlı ve itaatkar müminlere farz kılınan idareciye itaat bu tarz yönetim ve yöneticilere itaat anlamında olamaz kuşkusuz.)

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    28-02-2006
    Mesajlar
    12,556
    Karizma Gücü
    9
    Allah razı olsun bunların kaç tanesine uyum sağlıyoruz acaba....

  7. #7
    hackerist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    1,182
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler
    sessizlikmi iyi sessiz durmakmı?

  8. #8
    Kickboxer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2006
    Mesajlar
    976
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı northest tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ..."26. Müslüman idarecilere itaat etmek."....dışında hepsi tartışılamayacak şeyler..(Bu maddeyi de tartışmalı değil açıklanarak anlaşılmalı şeklinde düşünmeliyiz belki.)
    İdareciye itaat, idarecinin gerçek bir mümin ve Müslüman oluşu halindeki durumu belirtiyor.Ama bu izafi, suistimal edilebilecek spekülatif bir konu.Çünkü kula dair.(yani yönetimde her kim var ise veya kendisini Müslüman diye tanıtan herhangibir idareciye şartsız itaat anlamı taşımamak koşulu ile değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.İşte suudi sultanları,işte Kuveyt emirleri,İşte İran mollaları,İşte askeri zalimler (Saddam,Kaddafi vd.) hepsi de idareci ve hepsi de kendilerini Müslüman diye halkına takdim ediyorlar.Üstünde oturdukları zenginlik ve bu olanaklara rağmen halklarının yaşam standartları, kendi yönetim kalite ve becerileri, ülkelerin standartları ortada.Kanımca İnançlı ve itaatkar müminlere farz kılınan idareciye itaat bu tarz yönetim ve yöneticilere itaat anlamında olamaz kuşkusuz.)
    Nisa suresinde, (Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!) buyuruluyor. Burada bildirilen ülül-emir kimlerdir?


    İctihad derecesine yükselmiş olan âlimlerdir. Böyle âlimler de, herkesin bildiği dört hak mezhebin dört büyük imamıdır. Bu âyetteki Ülül-emir denilen üstün kimselerin, müctehid oldukları yine âyetle bildiriliyor: (Resule veya ülül-emre sorsalardı, onlar bilirdi.) [Nisa 83]
    Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

    (Ülül-emir, fıkıh âlimleridir) [Darimi]

    İbni Abbas (Ülül-emir, fıkıh ve din âlimleridir) buyurdu. (İtkan, Müslim şerhi, Tefsir-i kebir)

    Âyet-i kerimelerin ve hadis ve tefsir âlimlerinin bu açık beyanları, müctehidlere itaat etmek lazım olduğunu gösterdiği gibi, mezhepsizlerin (Allah’tan ve Peygamberden başkasına itaat etmek şirk ve bid’attir) sözlerinin bozuk ve saçma olduğunu da ortaya koymaktadır. Bu konuda birçok hadis-i şerif vardır. Birkaçı şöyledir:

    1- Resulullah, Muaz bin Cebel’i Yemen’e hakim olarak gönderirken, (Orada nasıl hüküm edeceksin?) buyurunca, Allah’ın kitabı ile dedi. (Allah’ın kitabında bulamazsan?) buyurdu. Allah’ın Resulünün sünneti ile dedi. (Resulullahın sünnetinde de bulamazsan?) buyurunca, ictihad ederek, anladığımla dedi. Resulullah, mübarek elini Muaz’ın göğsüne koyup buyurdu ki:

    (Elhamdülillah, Allahü teâlâ, Resulünün elçisini, Resulullahın rızasına uygun eyledi.) [Tirmizi, Ebu Davud, Darimi]

    Ülül-emrin müctehid demek olduğunu ve buna itaat edenden Resulullahın razı olduğunu, bu hadis-i şerif açıkça göstermektedir.

    2- Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

    (İlim üçtür: Âyet-i muhkeme, Sünneti kaime ve Faridai [fariza] âdile.) [Ebu Davud, İbni Mace]

    Mişkat şerhi, bu hadis-i şerifi şöyle açıklıyor:

    Faridai âdile, Kitaba ve sünnete uygun ilimdir. İcmaa ve Kıyasa işarettir. Çünkü, İcma ve Kıyas, Kitaptan ve Sünnetten çıkarılmaktadır. Bunun için, İcma ve Kıyas, Kitaba ve Sünnete eşit tutuldu, Faridai âdile denildi. Böylece, ikisi ile amel etmenin vacib olduğu tenbih edildi. Hadis-i şerifin manası, dinin kaynağı dörttür: Kitab, Sünnet, İcma ve Kıyas demek oldu. (Eşiat-ül-lemeat)

    3- Hz. Ömer, Şüreyh’i kadı olarak gönderirken buyurdu ki:

    Allah’ın kitabında açık olarak bildirilene bak. Bunu başkasından sorma! Burada bulamazsan Resulullahın Sünnetine uy! Burada da bulamazsan, ictihad et ve anladığına göre cevap ver!

    4- Hz. Ebu Bekir’e davacı gelince, Allahü teâlânın kitabına bakardı. Burada bulduğuna göre hüküm ederdi. Burada bulamazsa, Resulullahtan işittiğine göre cevap verirdi. İşitmemiş ise, Eshab-ı kiramdan sorup, onların icması ile hüküm ederdi.

    5- Abdullah ibni Abbas’a bir şey sorulunca cevabını Kur’ân-ı kerimde bulup, cevap verirdi. Kur’ân-ı kerimde bulamazsa, Resulullahtan işittiğini söylerdi. İşitmemiş ise, Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer’e sorardı. Cevap alamaz ise, kendi reyi ile bulup hüküm ederdi.

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    kickboxer@ kavramları kendi anlayışınız doğrultusunda subjektif yorumlayıp, anladıktan sonra zaten farklı objektif bir sonuca varamazsınız ki..Kendiniz soruyorsunuz ulül emir kimdir diye yine kendiniz ve kendi anlayışınız doğrultusunda cevap veriyor sonrada vardığınız subjektif noktayı sanki objektif bir din doğrusu imiş gibi kabul ediyorsunuz,sunuyorsunuz. Kuran'ı tek ve tam (eksiz, eklemesiz, tartışmasız,rivayetsiz) anlamadan, Peygamberi tek ve tartışmasız (şunun bildirdiğine göre, bunun dediğine göre, filanın duyduğuna "göresiz") kabul etmeden; İslam'ı evrensel ve yaşanılabilir bir din olarak (ek şu kaynaklar ve kişilerin kabulüne göre, filanların falanların iddia ettiklerine göresiz, yani mezhepsiz de yaşanılabilecek orjinal bir din olarak) kabul etmeden
    nasıl bir objektif sonuca varabilir,önerebilirsiniz ki.?
    Hak demek Allah demektir, Allah'tan demektir. Allah'a mezhep mi izafe ediyorsunuz. Allah insanlığa din değil de sizin veya ötekinin mezhebini mi vahyetti..Allah'ın dini eksik mi, yetersiz mi.? Mezhepler olmadan din olmuyor.Üstelik mezheplerin bir kısmı hak diğerleri batıl oluyor..
    Mezheplerden din görülemez hale getiriliyor.
    (Kişisel subjektif tercih ve yollarınız/yorumlarınız sizi ilgilendirir, ama bu yol ve yorumlarınızı Allah'ın dini yerine ikameye hakkınız olamaz.Din Allah'tan dır, Allah'a dır..Bu yaklaşımı mübah gören herkes kendisine karşıt mezhep/yaklaşım yoruma da kapı ve zemin açmış kimseye birşey diyemeyecek durumdadır.)
    Kimsenin Allah'tan olan dini daraltıp,ekleyip mezhep haline getirip sonrada tıpkı kendi gibi olmayanın Allah'la arasına girme hakkı yoktur.)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •