Bak sevgilim yine o sevdiğimiz yağmur yağıyor dışarıda.
Damlalar bir bir sevdiği toprağa kavuşuyor.
Kimisi çiçeklere, kimisi ağaçlara düşüyor.
Pazardan aldığımız çay bardaklarımızın geçen gün sapını kırdım,
Ama çayın sıcaklığını daha iyi hissediyorum şimdi,
Akşam haberleri seninle izleyince daha anlamlı geliyordu,
Şimdiler de onlarda anlamını yitirdi,
Karşı komşu Aysel Hanım’ın oğlu Efe hastalanmış,
Onu ziyarete gittim.
Seni sordu.
Sen iyileşince hemen dönecek dedim.
Sahi dönecek misin?
Bak ben de hastayım.
Hem de “ilacı yok” dedi Doktor,
Şimdi tarih neydi bilemiyorum,
Saat kaçtı hatırlamıyorum.
Sen gidince ben zamanları yitirdim.
Bakkalımız bile kapandı.
Köşedeki markete gidiyorum.
Soğuk raflardan alıyorum bir şeyler,
Kasiyer kız gayet ciddi,
Bakkalımız kadar sıcak bir gülümse aradım.
Galiba yine yanlış yerlere baktım.
Çocuk parkına gidiyorum, akşamüstü
İzliyorum mahallenin küçük yaramazlarını,
Belki bizim çocuğumuzda burada oynardı.
Kızma, lütfen hayal kurdum sadece,
Akşam yemeğinden sonra bir kadeh beyaz şarap dolduruyorum,
Açıyorum, Slow Türk’ü radyodan,
Yaşardan kadınım şarkısı çalıyor,
Hıçkırıklara boğuluyorum.
En sevdiğim yerini avaz avaz söylüyorum.
“Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık”
Sonra bakıyorum aynaya,
Gözlerim eskimiş ağlamaktan,
Bu gözler bir zamanlar sana bakınca gülerdi.
Geçen Zeynep davetiye getirdi,
Üstünde isimlerimiz yan yanaydı.
İlk defa ümitlendim.
Sanki sen de düğün günü gelecekmişsin gibi,
O da seni sordu.
Yalan söyledim.
Gelecek dedim.
Ve düğüne gittim.
Zeynep çok güzel bir gelin olmuş.
Ona bizim sevdiğimiz saatimizi armağan ettim.
Ve mutluluklar diledim.
Hani bir zamanlar bize de söylemişlerdi.
Mutluluklar diye,
Gerçi nasıl bir duygu onu seninle birlikte kaybettim.
Gazeteye hükümsüzdür diye ilan verdim.
Haftaya sana bir daha yazacağım.
Şimdilik allahaısmarladık…
yorumlarınız bekliyorum![]()


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla