• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    golgi aygıtı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2006
    Mesajlar
    250
    Karizma Gücü
    0

    Tutsağız Yaratmaya,Yoksa İçimizdeki Hiçlik Bizi Yok Edecek




    Hiçlik (Nihil) her zaman vardı. Var. Ve insanla birlikte hep var olacak. Hiç varlığın içinde çünkü. Varlığın kendisi çünkü. Varlığı, ister Heideggerci anlamda, ister bizden bağımsız, bizi de içine alan bir gerçeklik olarak anlayalım: Onun sesinde hiçliğin gizli boyutu var. Ondan gelecek seste felsefi deneyimlere açık olmayan kulağın duyamayacağı bir yaratma ve yok etme olanağı var.

    Heidegger varlığı unutuşumuzdan yakınıyordu. Hiçliği de unuttuk. Kültürdeki, insan yaratmalarında, toplumsal, ahlaksal, sanatsal ilişkilerde derinden derine yatan hiçliği.

    Hiçlik: Görünüşte, anlam yitimi, yürürlükte olan kabûllerin, değerlerin anlamsızlığı. Onlara "hayır" demek değil, "hayır"da yine bir kabul vardır. Onlara kayıtsız kalmak. Özlemlerin yokluğu, bağlanmanın. Yaşantılanan boşluk. Uçurum.

    Varlığın kendini açışında, onu ardındaki hiçliği anlayamadan, bilimle, sanatla, günlük yaşayışımızın alışkanlığı ile yaşadık. Ne bilimin, akıl-yoğun düşüncenin ne günlük hayatın sıradanlığı ne de uçarı, metafiziği unutmuş sanatın ölgün ateşi hiçlikle tanıştırabildi bizi.

    Şimdi "nihilizm" sonrası bir kültürü tartışıyoruz. Değerler ölmüş. Peki ölünce ne yapacağız? "Tanrı öldü" diyor, Nietzsche. Peki hiçlik ölmedi mi ki? Hiçlik'den (nihil) metafizikteki alışılmış anlamından biraz farklı birşey anlıyorum. "Nihil" bir itkidir. Bir ateştir. Daha doğrusu varlıktaki Nihil'in yaşantısı bizde böyle ortaya çıkar.

    Herakleitos ateşi hiçlik, çift yönlü bir enerji: Yok etme ve var etmeye yönelik. Temel değerler değişiyor, yok oluyor. Temel ayağımızın altından kayıyor. Aklın ve sağduyunun güvenilir yüzeyi kayıyor ve hiçliğe düşüyoruz. Hiçliğe olağan düşüşte, düştüğümüzü anlayamıyoruz. Hiçliği göremiyor, yok ediyor; olağanlığı yaşıyoruz. Hiçliğin olanağı bize kendini açmıyor. "Tanrı öldü" tek başına anlamsız: Temel değerler gitmişse, hiçliği de alıp götürmüştür. Hiçliğin yokluğu, herşeyin mümkün olduğu (Anything goes, Alles ist erlaubt) sanısı uyandırmıştır bizde. Post-modernist durum Heideggerci anlamda hem Varlığın hem de hiçliğin unutulmasıdır. Hiçliğin olmayışı böylece iki uç duruma yol açıyor: 1) Fanatik köktencilik, sağlam temellere sahip, değişmez inançlarımızın olduğu savına bağlanma. 2) Fanatik hoşgörü, ölçüsüzlük, ilkesizlik, temelsiz görecelik. İki uç durum da yaratmaya aykırı: Hiç, ortadan kaldırılışının intikamını alıyor. Heyecansız, uyuşuk, yaşamı evetleyemeyen, kahkahasız ve danssız bir yaşam!

    Hiçliği yaşantımıza katarak, onu farkederek yaşayacağız. Ona karşı tavrımız, yaratarak yaşamak olacak. Ya yarattıklarımızı anlamsız bulup, kendi kendimizi yok edersek? İçimizdeki hiçliğin üstesinden gelemezsek (überwindung)? Haydi yaratmaya! Yaratmayı isteme (Wille zum schaffen), yaşantımızdaki hiçlik bileşenini görerek, hiçliğin eşliğinde yaratma, başka bir umudumuz yok. Değerler dönüşecek, inanç sistemleri altüst olabilecek, geleneksel değerler yeniden yorum kazanıp güçlenebilecektir. Ama hiçliği deneyen insan, yaratmaya mahkum olduğunu görecektir. Hiçlikle olan ilişkisi, yaratma ilişkisi olacaktır.

    Hiçliği yaşamamış, içlerindeki hiçliği farkedememiş kültürlerin Varlığa yaklaşabilmeleri, dünyada yurt tutabilmeleri (Wohnung) zordur. Nihai kurtuluşlar arayacaklardır. Değişim aşamalarından birine takılıp kalacak, çürüyüp gideceklerdir.

    Benim kültürüm, Türk kültürü, uzunca bir süredir Batı karşısında kendini arıyor. Bu arayışında, teknolojinin, piyasa ekonomisinin ağırlığı, pragmatik çıkarlara dayalı, metafizik derinlikten yoksun görüşlerle yürüyor. Batıyı yakalamayı, yalnızca madde düzeyinde anlıyor. Manevi arayışın, metafizik temelleriyle hiçliği kavraması gerekiyor. Kültürümde Nietzscheler eksiktir. Nietzscheler gelecekler, hiçliği, hiçlikleri göstereceklerdir. Yoksa kolay çözümlerin, sığ arayışların tutsağı oluruz. Hiçlikle görülmeyen hesap, içimizdeki hiçliği azdırır; hiçlik yaratıcı gücünü yıkıcı güç haline dönüştürür. Ya kendimizi yok ederiz ya başka kültürlerin tutsağı oluruz.

    Dünya değişik kültürlerin renkliliği, çeşitliliği ile dönüşünü sürdürecek. Bu çeşitliliği yok etmeye çabalayan, hiçliği ortadan kaldırıcı, sınır tanımaz uyuşturucu fanatik temeller, yeryüzünde sanatı, bilimi, felsefeyi, kısaca hayatı yok edecektir. İçimizdeki hiçlik bunu söylüyor. Tarih önünde, bu kısa yazıda, kültürlerin taşıdıkları hiçliliği görerek, sürekli iletişimi, birbirlerini dinleme ve dünyayı birbirleriyle paylaşma isteğini diri tutmalarını diliyorum.

    Sürekli bir yeniden doğuş (Ewige wiederkehr) hiçliktir, Nietzsche'yi bir açıdan yorumlarsak. Uçsuz bucaksız evrende bir çığlık olan hiçliğin paylaşılabildiği bir dünyada yaşamak umuduyla...



    Prof.Dr.A.İnam'ın 13 Ekim 1994'de Paris'te Nietzsche'nin 150. doğum yılı dolayısıyla yapılan toplantıdaki konuşmasının sonradan Türkçeye çevrilmiş biçimidir.
    when you look into the abyss, the abyss looks into you...!


    evet!biliyorum,nereden geldiğimi ben!
    doymak bilmez bir yalımım tıpkı
    kızıl kızıl olurum,tüketirim kendi kendimi.
    neyi tutsam aydınlanır,
    kömür kesilir elimden düşen:
    besbelli bir yalımım ben!


    "kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız. Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz...?"

  2. #2
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    Hiçlikle görülmeyen hesap, içimizdeki hiçliği azdırır

    oldukça güzel bir makale idi..asla unutmayacağımdan eminim..ve sürekli dönüp dönüp okuyacağım buna da eminim

    yukarıdaki alıntı cümle en çok hoşuma gidenlerden biri idi..içimizdeki hiçlikle savaşmanın yolu,üstüne gitmektir kesinlikle doğru..hatta daha da fazlası çevremizdekilerin de üstüne gitmektir aynı zamanda.yani o hiçliği doldurmak için ortaya atılmış hiç'tende hiç olan şeylerdir bahsettiklerim..keza yazıdada mevcuttur..

    Batıyı yakalamayı, yalnızca madde düzeyinde anlıyor.
    işte bu da çok doğrudur..batıyı yakalamk batı gibi olmak değil,batının kültürünü tanımak,kendi kültürü ile sentezlemek ama asla ve de asla batı kültürünün içinde erimek olmamalıdır...



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  3. #3
    golgi aygıtı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2006
    Mesajlar
    250
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı osslem tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle



    oldukça güzel bir makale idi..asla unutmayacağımdan eminim..ve sürekli dönüp dönüp okuyacağım buna da eminim

    Yazıyı beğenmem beni çok mutlu etti...Nietzche benim en çok etkilendiğim filozoflardan biridir ve onun felsefi yaklaşımını Türkiye'nin yetiştirdiği endeğerli düşün-insanlarından biri olan Ahmet İnan'ın anlatımıyla burada paylaşmak istedim...

    Alıntı osslem tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Hiçlikle görülmeyen hesap, içimizdeki hiçliği azdırır


    yukarıdaki alıntı cümle en çok hoşuma gidenlerden biri idi..içimizdeki hiçlikle savaşmanın yolu,üstüne gitmektir kesinlikle doğru..hatta daha da fazlası çevremizdekilerin de üstüne gitmektir aynı zamanda.yani o hiçliği doldurmak için ortaya atılmış hiç'tende hiç olan şeylerdir bahsettiklerim..keza yazıdada mevcuttur..

    Bu noktada sana katılıyorum...Nietzche'nin temel felsefi vurgularından biri de zaten budur...İçimizde ki hiçlikle savaşmak belki de ilkbaşta ne olmak istediğine karar vermek ve cezanın kendi yasasını kendi üzerine asmaktan geçer...İnsan ancak yüzleşmeler ve meydan okumalarla varoluşunu öteye götürebilir...Bu konuda Nietzche'nin dediği gibi...''Varoluşun karanlık yönüyle yüz yüze gelmem gerekiyor.ve migren nöbetleri ne kadar korkunç olursa olsun,beni sarsarak bana devam etme gücü veriyor olabilir. çünkü öldürmüyorsa güçlendirir.” Sanırım bu söz pek çok şeyi de açıklayabilir...

    Alıntı osslem tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Batıyı yakalamayı, yalnızca madde düzeyinde anlıyor.

    işte bu da çok doğrudur..batıyı yakalamk batı gibi olmak değil,batının kültürünü tanımak,kendi kültürü ile sentezlemek ama asla ve de asla batı kültürünün içinde erimek olmamalıdır...

    İşte açıklanmak istenen anafikri ne kendini ne de karşısındakini tanımadan, kendi içindeki savaşı kazanmadan ilan edilen zaferlerin saçmalığını, pragmatizmin bataklığına sıkışıp kendi yokoluşunun hükmünü vermenin günümüz Türkiye'sindeki izdüşümünü ve sonucunu çok iyi ifade etmişsin... :A

    saygılar...

    when you look into the abyss, the abyss looks into you...!


    evet!biliyorum,nereden geldiğimi ben!
    doymak bilmez bir yalımım tıpkı
    kızıl kızıl olurum,tüketirim kendi kendimi.
    neyi tutsam aydınlanır,
    kömür kesilir elimden düşen:
    besbelli bir yalımım ben!


    "kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız. Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz...?"

  4. #4
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    saygı benden efenim..

    Nietzche benim de çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir şahıstır..aslına bakarsanız onu okurken haz alıyorum..birtakım yönlerimi benzetiyor oluşum da onu sevmemin bir başka nedeni..çoğu zaman çok şüpheci olması hali beni üzüyor çünkü kendini çok fazla hırpaladığını düşünüyorum..

    migren konusundaki düşübncelerine ise katılıyorum..yakında kafamın içini açtırma planım var

    zaten bu kadarını ya kocaman bir hiçlik(boşluk) yada kabına sığmaz bir doluluk yazdırır insana..

    insanı aydınlığına kavuşturan karanlığıdır bazı baız..önce gözlerin karanlığa alışırç..sonra öylesi alışır ki kör misali ne istersen onu görmeye başlarsın..aydınlığını kendin yaratırsın

    tekrar sağolun..paylaşımlarınızın devamını bekliyorum..ahmet inan'ı da tanımış olduk



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İçimizdeki Hançer:PATRİKHANE!
    2005 Konuları bölümünde MiLiTaN tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 06.11.05, 02:49

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •