Bir kadın, evinin kapısını açtığında az ileriye çökmüş, ak sakallı üç ihtiyar gördü. Uzaktan bakıldığında ihtiyarlar birbirlerine çok benziyordu, yakından bakıldığı zamansa çok farklı oldukları görülüyordu.

Kadın, ihtiyarların yanına gitti, ne yaptıklarını sordu. Biri "biraz soluklanmak istedik, yolumuz uzun" diye cevap verdi.

Kadın, ihtiyarlan biraz su içip bir şeyler yemeleri için eve davet etti. İhtiyarlar evde başka kim olduğunu sordu. Kadın, kocasının çalışmaya, oğlunun da okula gittiğini söyledi. "O zaman gelemeyiz" dedi ihtiyarlar.

Akşam kadının kocası ve çocuğu eve döndüklerinde bu üç ihtiyar hakkında konuştular; ikisi de onları otururken görmüştü. Kadın yaptıkları konuşmayı anlattı. Kocası "O zaman şimdi çağır da bir şeyler yesin fukaralar" dedi.

Kadın ihtiyarları çağırmaya gittiğinde bu kez çok daha değişik bir cevap aldı:

"Biz üçümüz genellikle aynı eve birlikte girmeyiz..."

Kadın anlamadı, "neden" diye sordu. İhtiyarlardan biri anlattı: "Benim adım Başarı''''dır, arkadaşlarımın adları da Zenginlik ve Sevgi. Biz birlikte seyahat ederiz ama aynı eve üçümüz birlikte çok ender gideriz. Onun için siz de aramızdan birini çağırın..."

Kadın eve döndü, konuşmayı anlattı. Kocasının gözü parladı, "hemen adı Başarı olan ihtiyarı çağır!.." Kadın "olmaz" dedi, "adı Zenginlik olanı çağıracağım..."

O sırada çocuk söze karıştı: "Ne olur adı Sevgi olanı çağırın..."

Adamla kadın birbirlerine baktılar ve çocuğun dediğini yapmaya karar verdiler. Kadın ihtiyarların yanına gitti, sordu: "Hanginiz Sevgi''''siniz?"

İhtiyarlardan biri ayağa kalktı, kadın "Biz sizi çağırmaya karar verdik" dedi. Bu söz üzerine diğer iki ihtiyar da ayağa kalktı ve üçü birlikte eve doğru yürüdüler.

"Anlamadım" dedi kadın. "Sevgi" cevap verdi: "Size çok ender aynı eve gideriz, demiştik. Eğer siz Başarı ya da Zenginlik''''i çağırsaydınız, onlar tek başına gelecekti. Ama Sevgi istendiğinde üçümüz birlikte geliriz. Siz de öyle tercih ettiniz ve üçümüzü davet etmiş oldunuz..."

Kaynak : Vatan