• Reklam
1 sonuçtan 1 --- 1 arası gösteriliyor
  1. #1
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Romantik Kıskançlık

    Romantik Kıskançlık

    İlişkinin Tuzu Biberi Olarak Görebileceğimiz Tutku' nun reçetesi mi ?
    İlişkiyi Gitgide Yokoluşa S&#252;r&#252;kleyen Bir Vir&#252;s m&#252; ?

    Kıskançlık milyonlarca yıl içinde işlene işlene gelişmiş ve uzun s&#252;reli hedefleri olan sevgi ile simbiyotik bir ilişki içinde olan bir duygudur. Terk edilme tehlikelerine ve sadakatsizliğe karşı kişide bir savunma aracı olarak gelişir. Kıskançlık binlerce biçimde kendini ifade edebilir. Bizim söz&#252;n&#252; edeceğimiz kıskançlık ise daha çok özel ilişkilerde kendini hissettiren "kıskançlık" olacak. Kıskançlık dendiğinde çoğumuzun aklında oluşan ilk anlamlandırma muhtemelen "olumsuz" anlamıyla ifade edilir olmaktadır. Gerçekte ilişkilerde kıskançlık hangi noktaya kadar olumlu, hangi noktadan sonra olumsuz sonuçlar doğurur? Kıskanç bir partner kendini nasıl ifade eder ve ederken de aklından neler geçer ? Kurban rol&#252;nde kalan karşı tarafın içinde kaldığı durumlar neler?... Bu gibi bir çok sorunun yanıtlarını bulmaya ne dersiniz. &#214;ncelikle "kıskanç kişi"den başlayalım:



    Kıskanç partner içinde ne gibi bilişsel s&#252;reçler geçirir ve bunları nasıl dışavurur?

    Bir kısmında bir veye birden çok korku egemendir; ihmal edilme korkusu, terk edilme korkusu, partnerini kaybetme korkusu, partnerini bir başka hemcinsiyle paylaşma korkusu... Bir kısımda ise derin bir g&#252;ven problemi vardır ve karşı tarafa bağlanmada g&#252;vensizlik yaşar. Tehdit hissettiği kişilere karşı da tuzak kurma ve/ veya onları eleştirel değerlendirmede abartma eğilimi gör&#252;l&#252;r. Partnerine karşı geliştirdiği bu duygulanımı ona karsı yansıtmada ise; anlamsız karşı çıkışlar, özg&#252;rl&#252;ğ&#252;n&#252; kısıtlayıcı davranış ve isteklerde bulunma (eşini sevgi zinciriyle sıkıca bağlama, sevdiği bu kişinin etrafına duvar örme, sevilen kişinin ne yapması, ne görmesi, ne d&#252;ş&#252;nmesi gerektiği hakkında emirler yağdırması...) Bunlar yalnızca amaca ulaşmak, yani partnerine sahip olmak, arzusu ile seçilen yollardır.



    Peki ilişkilerdeki bu kıskançlık duygusu nasıl ve ne zaman harekete geçer ?

    Her ne kadar asıl yapılanma çocukluk çağlarına uzanmış olduğu d&#252;ş&#252;n&#252;lse de (özellikle kardeş kıskançlığı ile kendini belirgin hale getirir), ilişkilerde durum biraz daha farklı şekil alır. Kıskançlık duygusu özellikle bir "terk etme sinyali" algılandığında (ş&#252;pheli bir ortadan kayboluş, davranışlarda bir değişiklik, yabancı biri ile göz teması yakalandığında, partnerinizin de o yabancıya tepkisiz kalmaması, ortaya çıkan yeni tek başına yapması gereken faaliyetler, cinsel yaşamda ani bir değişiklik...) harekete geçer. Bu işaretler, sadakatsizlik olarak algılanıp duygusal olarak tehdit hissedilirse alarma geçer. &#199;&#252;nk&#252; bunlar, ilişkinin bitmesi ile bağlantılı çağrışımlar yaparak kişiyi var olan d&#252;zeni korumaya, git gide daha da emniyetlendirme çabalarına imkan tanıması için tetikler.



    Kıskançlıkta sınır nedir? Nereye kadar ilişkiyi sağlamlaştırır, nereden sonra t&#252;ketir?

    Beklenebilirlik sınırını aşmış (aşırı), olayları rasyonel algılamanın dışına çıkmış ve akıldışı tehditler algıladığını savunan bir psikiyatrik bozukluk olan paranoya çizgisine uzanan hastalıklı kıskançlık boyutunda yaşanan duruma hem kişinin kendisinde bir özyıkım hem karsı tarafta bunaltı hem de normal giden ilişkinin dramatik bir şekilde sona erişi bilinen ve beklenen bir sonuçtur. Bu durumda gerçek bir rakiple ilgilenen eşin oluşturduğu gerçek bir tehdit de algılandığından durum daha da vahimleşir. Kıskançlıkla kendine savunma d&#252;zeneği oluşturan kişi, asıl amacını yani hedefi elde etmekten çok onu kaybetmeye yol açan tavırlar sergilemeye başlamıştır. Bununla birlikte kıskançlık asıl hedefe işaret ettiği s&#252;rece ve sonuçları iki tarafı da zedelemediği s&#252;rece ilişkiyi besleyici ve zenginleştirici bir rol oynar. Romantik bir ilişki içinde kıskançlığın bu normal seviyede varolması değil, yokluğu köt&#252;ye işarettir. Bu hal duygusal iflasın habercisidir. Bu durum en azından bir tarafın kendisinin "sevilmiyor" olmasını d&#252;ş&#252;nd&#252;rtebilir. Bunun sonucunda duygusal patlamalar, öfkeli konuşmalar ile iletişim kopukluğu ortaya çıkarak ilişkinin bitmesine suç ortaklığı yaparlar.


    kaynak
    Bu mesaj en son " 06.09.06 " tarihinde saat 19:59 itibariyle _Tutku_ tarafından düzenlenmiştir...
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kıskançlık...
    2005 Konuları bölümünde AnacondA tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 15.04.06, 23:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •