Çocuğunuz duygu, düşünce ve inançlarını açık bir şekilde dile getirebiliyorsa onu “girişken” olarak tanımlayabiliriz. Ancak bu tanımlamayı yaparken bazı noktalara da dikkat etmek ve buraya bir parantez açmak zorundayız. Eğer çocuğunuz duygu, düşünce ve inançlarını başkalarının haklarını ihlal ederek, bu durumu bir kavgaya dönüştürerek dile getiriyorsa, karşısındaki insanı kırıyor ya da incitiyorsa o zaman “saldırganlık” teriminden bahsedilir. Buradan da anlaşılabileceği gibi “girişkenlik” kavramı başkalarının haklarına zarar vermeden ve durumu tartışmaya ya da kavgaya dönüştürmeden kendi duygu, düşünce ve inançlarını savunabilmeyi anlatır. Bu noktada “girişkenlik” kavramının karşıtı olan “pasiflik” kavramına da değinmek gerekir. “Pasiflik”, eğer çocuğunuz kendi duygu ve düşüncelerini rahatça dile getiremiyorsa ve haklarının ihlal edilmesine izin veriyorsa kullanılan bir terimdir. Sosyal hayatta ise bu terimin karşılığı “utangaçlık” olarak adlandırılabilmektedir. Utangaç çocukların ise, güven duygularının eksik olduğu, sorumluluk almaya cesaret edemedikleri düşünülür.

Utangaçlığın nedenleri arasında ise şunlar sıralanabilir;

* Aile içinde fiziksel ya da duygusal ihmal ya da istismara maruz kalan, kardeşleriyle sıklıkla kıyaslanan ya da ailenin aşırı baskıcı ve katı tutum gösterdiği durumlar
* Çocuğun sosyal etkinlik ve faaliyetlere katılımının düşük olması
* Anne-babanın aşırı koruyucu kollayıcı davranarak çocuğun bağımsızlaşmasına engel olması-kendilerine bağımlı hale getirmeleri
* Anne-baba tutumlarındaki tutarsızlıklar, çocuğun ne zaman ne şekilde davranması gerektiğini kavramasını zorlaştırdığı için çocukta güven duygusunu azaltabilir.



Utangaçlığın daha ileri durumları ise, çocukta kendini sosyal fobi olarak gösterebilir. Çocuk alışık olduğu ortamların dışına çıktığı tüm durumlarda aşırı derecede sıkılganlık, bununla beraber kaygı belirtileri (terleme, ellerinin titremesi, yüz kızarması, ortamdan uzaklaşamaya çalışma gibi) ve konuşamama gibi özellikler gösterir. Kalabalık içinde rahat davranamaz, sınıf içinde söz almak istemez, yaşıtlarıyla ilişki kurmakta zorlanır. (Ancak durumun diğer psikolojik problemlerden ayrıştırılabilmesi için belirtilerin bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir.)



Sosyal fobi çocukların psikososyal gelişimleri üzerinde olumsuz bir etki yapmaktadır. Bulundukları ortama uyum sağlamaları ve yaşıtlarıyla uyum kurmaları geciken çocuklar zamanla artan bir yabancılaşma ve dışlanma duygusuna kapılmakta, başarısızlık ve değersizlik hislerini yoğun yaşamaktadırlar.



NELER YAPILABİLİR?



* Çocuğun davranışlarına çok fazla yorum getirmek ve tepkide bulunmak onun hata yapmamak adına daha fazla içe kapanmasına neden olabilir. Bu nedenle onu istediği faaliyetlerde serbest bırakmak, başarılarını takdir etmek ve başka faaliyetlere de katılması için yüreklendirmek daha yararlı olacaktır
* Eğer çocuğunuz bir aktivitede bulunmak istemiyorsa, korktuğunu ya da yapmak istemediğini söylüyorsa onu ille de yapması için zorlamayın. Duygularını paylaşmasına yardımcı olursanız korkusunu da azaltmasını sağlayabilirsiniz.
* Beraber onun sevdiği oyunları oynayın. Böylece sizin ona olan sevginizi de hisseder.
* Sınıfta bir konu anlatacaksa ya da gösteri gibi topluluk önünde bulunacağı etkinliklere katılacaksa önce sizinle bir prova yapmasını isteyerek kaygısının biraz olsun azalmasına yardımcı olabilirsiniz.



kaynak