Yazan: Paulo Coelho/Çevine Akverdi Üstünlük duygusundan kaçınmak istiyorsan hatalarını kabul et. Güçlü olanlar sınırlarının farkında olan ve bunu bilip yollarına devam edenlerdir

Hıristiyanlık devrinin yeni başladığı yıllarda Mısır, İskenderiye’de bulunan Sceta Manastırı ve çevresinde yaşamış keşişlerle ilgili pek çok hikâye var. Bu hikâyeler, insanın içinde taşıdığı değerlerin eninde sonunda mutlaka üstün geldiğini göstermek amacıyla zamana ve her türlü engele direnerek bugünlere kadar geldi ve Verba Seniorum (Büyüklerden Sözler) adlı kitapta buluştu. İşte o hikâyelerden bazıları.

Benim şapkamı giy

Başrahip John beş yıl boyunca rahip adayına bildiği her şeyi öğretti. Çıraklık dönemi sona erdiğinde acemi rahip çölde kaldığı mağaradan döndü ve ikisi birlikte gün batımı eşliğinde çay içmeye karar verdiler. John karşılıklı oturmaktan memnundu ama öğrencisi üzgün görünüyordu:

“Benden istediğiniz her şeyi yaptım ama sizin gibi olmayı başaramadım. Hiçbir şey öğrenemedim.”

John odasına gitti ve elinde Bedeviler’in giydiklerine benzer bir şapkayla geri döndü.

“Bunu kafana tak” dedi.

“Olmaz. Bu benim için çok küçük.”

“O zaman sen de kafanı küçült.”

“Ama bu imkânsız!”

“Benim gibi olmaya çalışman bundan daha da imkânsız. Her şapka onu satın alan kişiye tam olarak uyar ve her yol da onun üzerinde yürüyen kişiye tam olarak uyar.”
Kaynak :aksam.com.tr