Travmayı günlük hayatın normal akışını engelleyen bir "darbe" olarak tarif edebiliriz. Hepimiz bebeklikten başlayarak bir çok travma yaşamışızdır. Annemizin bizi ilk defa bir başkasına emanet edip gitmesi; arkadaşımızın bizi sevmediğini söylemesi; işimizi değiştirmek; yıllarca yaşadığımız evden taşınmak gibi. Çoğumuz bu tür travmaları düşünce süzgecinden geçirip, onları anlamlandırabiliriz. Böylece yeni durumlara uyum sağlayabiliriz. Ama darbe, bizim ya da yakınlarımızın hayatını tehdit eden bir olay ise (deprem, savaş, sel felaketi, işkence, trafik kazaları, cinsel taciz ve tecavüz, ölümcül bir hastalığa yakalanmak) tepkilerimiz ilk önce şoka girmek ve olayı inkar etmek olur.
Bu tepkiler, basın yoluyla olaya tanıklık eden kişiler tarafından da gösterilir. Bunlar, koruyucu nitelikte tepkilerdir. İlk anda şoka girmek ve olayı sanki bir rüyaymış gibi deneyimlemek, bize zaman kazandırır.
Yavaş yavaş şokun etkisinden çıkan kişilerin olaya verdikleri tepkiler değişebilir. Önemli olan nokta, bu tepkilerin anormal bir durum karşısında verilen normal tepkiler olduğunu bilmektir.
Şu tepkilere duyarlı olun:
Gerginlik, sinirlilik, duygu durumlarında iniş çıkışlar ve hatta depresyon.
Kişinin olayı tekrar tekrar hatırlaması sonucunda kalp çarpıntısı ve terleme hissetmesi, karar vermede ve odaklanmada zorluklar.
Olayın yıldönümünde tekrar olayı yaşamak, olayla ilgili uyarıların (kokular, sesler gibi) etkisiyle birden korkuya ve paniğe kapılmak.
Sosyal ilişkilerde zorluklar. Örneğin, evde ve işte devamlı sinirlilik ve kavga çıkarmak veya tamamıyla inzivaya çekilip ilişkilerden kaçmak.
Baş ağrıları, mide bulantısı, göğüste acı hissi.
Bu tarz belirtiler olaydan sonraki üç ay içinde görülürse akut, üç aydan sonra görülürse kronik, olaydan altı ay veya daha sonra ortaya çıkarsa gecikmiş travma yaşıyorsunuz demektir.
Baş etmek için:
Kendinize iyileşmek için zaman verin ve sabırlı olun.
Yakınlarımızla konuşun, onlardan destek alın.
Düzenli ve sağlıklı yemek yiyin, spor yapın. Alkol ve ilaçlardan uzak durun.
Hayati önem taşıyan kararlarınızı erteleyin.
Travmaya dair bilgi edinin.
Çocuklarınıza ilgi gösterin, onların size olan bağımlılığını kabul edin.
Çocuklarınızla konuşun ve onların oyunlarla kendilerini ifade etmelerine izin verin.
Günlük hayatı, bilhassa çocukların yemek, oyun ve uyku saatlerini düzenli tutmaya gayret edin.
Eğer bu gibi belirtilerden çoğunu uzun süredir yaşıyorsanız , takıntılarınız ve önüne geçemediğiniz davranışlarınız sıkıntı veriyorsa, profesyonel bir yardıma gereksinim olduğu söylenilebilir. Unutmayın; travma ve travma sonrası görülen stres bozuklukları, çaresi ve çözümü olan durumlardır.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla