Geçmişten günümüze toplumsal bir sorundur aile içi şiddet. En ilkel toplumlardan günümüze kadar gelmiş olan bu sosyal sorun, çağımızın en modern toplumlarında dahi, hiçte hafife alınmayacak kadar yaygındır.Birleşmiş Milletler kadınlara yönelik şiddetin önlenmesin bildirgesinin birinci maddesinin kadınlara yönelik şiddeti şöyle tanımlamakta İster kamusal, ister özel yaşamda meydana gelsin; kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik acı veya ıstırap veren-verebilecek olan, cinsiyete dayanan bir eylemle ya da bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma... şeklinde devam etmiştir daha sonra bu tanıma ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakmada eklenmiştir. 21 yıllık evliliğimiz boyunca bana şiddet uyguladı kaç kez oğlum beni onun elinden kurtardı. T.C.Başbakanlık Aile araştırma Kurumu'nun 1995 yılında yaptığı araştırma sonuçlarına göre, aile içi şiddet ülkemizde çok yaygın durumdadır. Ülkemizdeki ailelerin yüzde 34'ünde fiziksel şiddete, yüzde 53'ünde sözlü şiddete rastlanmaktadır. Çocuklara yönelik fiziksel şiddete rastlanma oranı yüzde 46. Ailelerde cinsel şiddet ve tacize rastlanma oranı yüzde 9 şiddete maruz kalanların yüzde 80'i yapacak fazla bir şey olmadığına inanmaktadırlar. Bu durum çaresizliğin kabulü anlamına geliyor ve şiddeti maruz kalanı pasif davranmasına yol açıyor.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla