• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    kristal_yurek adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2006
    Mesajlar
    546
    Karizma Gücü
    0

    Sen Ağlama Ey Resul....

    Tercüman Gazetesi köse yazarlarindan Osman ÖZSOY kendisine karikatür krizi hakkinda neden hic yazmadigi soruLunca kösesine su sekiLde cevap vermis :

    OKUYUCULARIM, karikatür rezaleti konusunda neden yazmadığımı soruyorlar. Hepimizin yüreği volkan gibi. Kalplerimiz, dünyanın dört bir yanında bu çirkin olaya tepki gösteren Müslümanlar'la birlikte atıyor.

    Fakat kem söz bize yakışmaz. Müslümanlar inançları gereği peygamberler arasında fark gözetmezler. (Bakara, 285) Madem öyle, işte böyle diyerek ölçüyü kaçıracak değiliz. Hz. İsa'ya da, Hz. Musa'ya da, ona inandığını iddia edenlerden daha saygılıyız.
    Bu olay bizleri bir özeleştiriye de sevketmeli. Hz. Peygamber ile alay edenler, onu tanımıyorlar ve bilmiyorlar. Üzüntü verici olan, Hz. Peygamber'in evrensel mesajını dünyaya ulaştıramadık. Bu hepimiz için birer sorumluluk aynı zamanda.
    Nitekim Hz. Peygamber tebliğ için gittiği Taif'te taşlanmış ve kan revan içinde kalmıştı. O sıra Hz. Cebrail geldi ve İstersen dağları başlarına geçireyim teklifinde bulundu. Hz. Peygamber birden ürperdi ve ellerini semaya kaldırarak; Ya Rabbi, onlar beni bilmiyorlar; eğer yüz sene sonra bile olsa içlerinden bir tane hayırlı insan çıkacaksa, ne olur onları helak etme diye dua etti. Anlatılırsa, gerçeği göreceklerinden ümidi vardı.
    Burada yeri gelmişken, Hazreti Peygamber'in vefat etmeden önceki son mesajlarına değinmek istiyorum. Takdir edersiniz ki, O'nu anlamanın yolu, tavsiyelerine kulak vermekten geçiyor.

    Gel vur...

    VEFATINDAN bir gün önceydi. Herkes nefesini tutmuş bekliyordu. Çünkü az evvel Hazreti Peygamber, Bende bir hakkı olan varsa gelsin alsın dediğinde, orada bulunanlardan biri; evet, benim bir alacağım var. Bir gün kırbacınızın ucu o sıra açık olan sırtıma değmişti de, canım yanmıştı dedi. Hz. Peygamber hiç tereddüt etmeden üstündeki kıyafeti sıyırdı, arkasını döndü ve vur dedi. Herkes şaşkındı. O sahabe hemen koşturdu ve elini yüzünü Hz. Peygamber'in mübarek sırtına sürdü, doyasıya öptü. Ardından da, teninizin değdiği yerleri cehennem ateşinin yakmayacağını bildiğimden, mübarek bedeninize dokunabilmek için mahsus böyle söyledim dedi. Hz. Peygamber bu davranışıyla, kul hakkının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

    Ölüme sevinmek...

    VEFATINA yakın çok sevdiği kızı Hz. Fatma'yı yanına çağırdı ve kulağına bir şeyler söyledi. Hz. Fatma'nın önce üzüldüğü sonra sevindiği görüldü. Hikmeti sorulduğunda, babam bana yakında öleceğini söyleyince çok üzüldüm. Fakat benim yanıma ilk sen geleceksin dediğinde ise sevindim cevabı verdi. Nitekim 6 ay sonra o da vefat etti.
    Peygamber Efendimiz vefat etmeden az önce eşi Hz. Ayşe'nin dizine uzandı ve mübarek başını Hz. Ayşe'nin çenesiyle göğsü arasına yasladı. Misvak istedi. Takatsiz olmasına rağmen, zaten inci tanesi gibi olan dişlerini temizledi. Rabbi'nin huzuruna tertemiz gitmek istiyordu.

    Son sözleri olarak; namaza dikkat edilmesini, kadın haklarının korunmasını, idare altındakilere iyi muamele edilmesini, emanetlerin yerlerine ulaştırılmasını istedi. (Camiü's-Sağ”r, c.3, s.188/3190) İnsanlık sırf bu öğütlere kulak verse, daha yaşanılabilir bir dünya oluşturmak işten bile değildir.

    Azrail izin istedi...

    BİR ara kapıya vuruldu. Gelen Hz. Cebrail'di. Selam verdi. Peygamberlik görevinin sona erdiğini söyledi. Ardından, kapıda bekleyen bir misafir daha olduğunu ve eğer izin verirse ancak içeri girebileceğini söyledi. Hz. Peygamber o kim diye sordu. Hz. Cebrail, ölüm meleği Hz. Azrail dedi. Hz. Peygamber, gelebilir, ben hazırım cevabı verdi. Şahadet parmağını yukarı kaldırdı; Yüce Dosta gittiğini söyleyerek ruhunu teslim etti. Hz. Ayşe seslendi, cevap alamadı. Hz. Peygamber'in mübarek gözünden bir damla yaşın yanağına süzüldüğünü gördü.

    Bilemiyoruz Hz. Peygamber niçin ağlıyordu. Ayrıldığı dost ve arkadaşlarının hasretine mi, yoksa Müslümanlar'ın geride bıraktığı emanete yeterince sahip çıkamayacakları endişesiyle mi?

    Sen ağlama Ey Resul...
    Dayanamam...
    Emanetine belki yeterince sahip çıkamadık.
    Bağışla bizi.
    Ama bugün seni bir kez bile olsun görmemiş olan milyonlarca Müslüman ayakta...
    Bu olaylar daha da tetikledi bizi. Daha çok çalışıp, seni daha çok anlatacağız...

  2. #2
    kayzersoza adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-02-2006
    Mesajlar
    783
    Karizma Gücü
    0
    eline düşüncene sağlık....gece gece gözlerim doldu...Allah razı olsun
    KArizMA VeRme KüLtüRÜm YoK

    KariZMa' Ya karŞılIK KariZma VERme KültÜrüm Hİç YOk.

    Ve BEniM BildiĞİM heDİye'nİN EldeN VerİLENi MakbUlDUr




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Resul Balay
    2006 Konuları bölümünde Lostprophet tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 07.02.06, 00:16
  2. Ağlama Oyunu :D
    2005 Konuları bölümünde steady tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 10.12.05, 21:13

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •