• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
22 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9

    Tartışma İzmir'in Kurtuluşu - 9 Eylül 1922



    30 Ağustos 1922'de Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesi'nin kazanılması ile Yunan ordusu imha edilmiştir.



    1 Eylül 1922'de "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir" emrini verir. 9 Eylül 1922'de ordumuz İzmir'i alır. Atatürk İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf (Orbay) Bey'e telgrafta: "Birliklerimiz İzmir doğu sırtlarında düşmanın son direnişini kırdıktan sonra bugün mağlup düşmanla beraber İzmir'imize zaferle girdik. Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım"der.


    Aynı gün Yunan'ın ateşe verdiği Kasaba'ya (Turgutlu) varıp burayı ve yanan köyleri geçer. Armutlu'ya gelinir. Burada mola verilir Mustafa Kemal koyu bir güneş gözlüğü taktığı için tanınmaz. Orada bulunan bir ihtiyar, koynundan bir resim çıkarır, bir kaç kere önce resme, sonra Mustafa Kemal'e bakar. Mustafa Kemal gözlüğünü alnına doğru kaldırınca ihtiyar daha yakına yanaşır ve daha dikkatli bakar. Birdenbire yüzünün rengi değişir, her yanı titreyerek, "Bu sensin, bu!"diye bağırır. Sonra orada bulunanlara dönerek, haykıra haykıra "Ey ahali koşun, koşun! Bu odur, Kemalimiz geldi!"der demez bütün halk otomobile koşar. Kadın, erkek, çocuk, yaşlı kimi toprağı, kimi tekerlekleri öpüyor, kimi Mustafa Kemal'in boynuna, eline sarılıyor kimi otomobili omuzlarında taşımaya çalışıyordu.

    Mustafa Kemal 9 Eylül 1922 Cumartesi günü karargahı ile Belkahve'ye varır. Bir incir ağacının altında Kadifekale'de şanlı bayrağımızın dalgalandığı İzmir'i uzun uzun seyreder. Düşman devletlerin karma donanması körfezdedir. Hava kararıncaya kadar burada kalır. Geceyi geçirmek için Nif (Kemalpaşa)'ya gelinir. Rüşen Eşref Ünaydın anlatır:

    "Seni, bir iki basamak merdivenle ilk katına çıkılan, zaten sanırım o ev sadece bir katlı idi, o evin kapısından içeri girişte, başları beyaz örtülerle sımsıkı sarılı köy kadınları karşıladılar. ....Yedi sekiz kadın... Gölgeler gibi çekingendirler. Seni o dar girişte görünce, yerlere doğru eğildiler; sarılıp dizlerinden öptüler; baş örtülerinin ucu ile ayaklarından tozlar aldılar, bir ikisi o tozları gözlerine sürdüler! Ve onların gözlerinden senin ayakkabılarına yaşlar damladı. Sen onları ağır başla selamladın. Onlar senin önünde el bağladılar, yaşlı gözlerle sana uzun uzun baktılar. Bu el bağlayışlar, bu susuşlar sana bir sonsuz minneti ve hayranlığı bin sözden ne kadar daha iyi anlatıyordu."

    Atatürk yanında Mareşal Fevzi (Çakmak) Garp Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa Garp Cephesi Kurmay Başkanı Asım (Gündüz) Paşa ve karargahı ile 10 Eylül 1922 günü İzmir'e girmiş burada Fahrettin (Altay) Paşa İle buluşarak doğruca Hükümet Konağına gitmiştir. İzmirliler kurtarıcılarını büyük bir törenle, sevinç ve coşkunlukla karşılamışlardır. İzmir Hükümet Konağı balkonundan, Konak alanını hınca hınç dolduran İzmirlileri, selamlayarak kısa bir konuşma yapar.

    "Bu başarı milletindir" der.

    Daha sonraları da yapılan her türlü hamleyi ve başarıyı hiç bir zaman kendine değil, canından çok sevdiği milletine mal etti.

    Konak Meydanı'na İzmirli Türklerin büyük kurtarıcılarına armağanı olan bir açık otomobil getirirler. Otomobilin her yanı kırmızı beyaz kurdelelerle küçük beyaz güllerle süslenmiştir. Gül bahçesi gibi arabayı beğenerek seyreder. İzmirlilerin inceliğinden duygulanır. Fakat; çiçeklerin arasındaki kuzuyu fark edince, Ruşen Eşref (Ünaydın) Bey'e dönerek:

    "Aman! Çabuk gidin söyleyin; şu kuzuyu kesmesinler..."

    Ruşen Eşref Bey anlatır:

    "Aşağıya çok hızla koştum. Fakat; kapını önüne varınca gördüm ki beyaz mermere al kanlar yayılmış, vaktinde yetişemediğimi arz için başımı ve ellerimi kaldırıp yukarı sana doğru baktım. Gördüm ki balkondan çekilmişsin şimdi o anı bir daha hatırladıkça, saldırgan ordusunu yok etmiş bir Muzaffer Başkomutanın bir kuzu kanı dökülmesine bakamayacak derecede bir insan yüreği taşır olduğunu hasretle bir daha anıyorum."


    İzmir'de Düşman Bayrağına Saygı

    Aynı gün öğleden sonra bir atın kuyruğuna bağlanmış yerde sürüyen Yunan bayrağını görünce "Bayrağı ters taşıyabilirler fakat; yerde süründürmesinler, bu bizim adetlerimize yakışmaz" diye haber gönderir ve bayrak atın kuyruğundan kaldırılır.

    Daha sonra Mustafa Kemal yanına yazar Ruşen Eşref'i ve yaverlerini alarak otomobiline biner, biri otomobilinin önünde diğeri arkasında yer alan iki kısraklı süvari bölüğünün arasında, Konak Meydanı'ndan Karşıyaka'da onu konuk etmek için hazırlanmış eve gitmek üzere ayrılır.

    Karşıyaka'daki kalacağı eve geldiğinde evin mermer taraçasına çıktıktan sonra kapının önüne ipek bir Yunan bayrağı serilmiştir. Üzerine basılacak bir yol halısı gibi yayılmıştır. Kadın ve erkek orada bulunan İzmirliler:

    "Buyurunuz geçiniz.... Bizim öcümüzü yerine getiriniz. Yabancı kral bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin, bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir"diye yalvarıyorlardı. Mustafa Kemal yerde serili bayrağın önünde durur, ağlayarak yalvaran kadın ve erkeklere tatlılıkla bakarak;

    "O geçmişte kötü etmiş. Bir milletin istiklalini temsil eden bayrak çiğnenmez. Ben onun hatasını tekrar edemem"der. Bayrağı kaldırtır ve bembeyaz mermerlere basarak içeri girer. Ruşen Eşref Ünaydın "İşte sen İzmir'e ilk gün zaferinle böyle girdin"der.


    İzmir Hemşehriliği

    İzmirliler Atatürk'e 14 Eylül 1922 tarihinde hemşehrilik teklif ederler ve Atatürk tarafından kabul edilir. Atatürk, 24 Eylül 1922 tarihinde İzmir Muhterem Hamiyetli Ahalisine hitabı ile yazdığı mektupta:

    "İzmir Belediye ve Yönetim Meclisleri aracılığı ile bana İzmir Hemşehriliği sanı verildiğini öğrendim. Ülkemizin Akdeniz'e karşı ışığı olan, düşman işgalinden kurtulması için bütün ülkeyi seve seve yıllarca sıkıntılara sürüklemiş bulunan İzmir'imizin hemşehrileri arasında sayılmak bana sonsuz bir sevinç ve övünç olmuştur.

    Bundan yaklaşık üç yıl önce İzmir felaketi ile yüreği en büyük üzüntü ve aynı zamanda en güçlü bir inanç kararlılığı ile çarpmış; başladığımız bağımsızlık savaşında bana en güçlü umutları vermiş olan yiğit Erzurum halkı da beni hemşehrileri arasına almakla ödüllendirmiş oluyordu.

    Bana ulusal savaşımızın, önemli bir girişiminin başlangıcını anımsatmakta bulunan Erzurum hemşehriliğine, savaşımızın zaferini müjdeleyen İzmir hemşehriliğini ekleyerek, değerli bir ödül vermiş oluyorsunuz.

    İzmirli hemşehrilerime sevgi ve bağlılıkla teşekkürlerimi sunarım. İzmir'in acılarını gidermek için genel görevlerimizin verdiği zorunluluktan başka özel ve içten bir ilgi ile çalışmak, benim için bir ülkü olacaktır.

    Hepinize selam ve sevgi hemşehrilerim"
    der.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  2. #2
    OğuZ_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-07-2005
    Mesajlar
    8,983
    Karizma Gücü
    8
    Hocam açtığın konu için teşekkür ederim


    <?php

    echo "Php Grubu";

    ?>

  3. #3
    ... Sailorgirl adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    4,607
    Karizma Gücü
    8
    Yasa Mustafa Kemal Pasa yasa
    Adin yazilacak mücevher tasa!!!


    electrica cok cok tesekkürler:A
    Bir Izmir'li olarak mahcup oldum su an.
    Özlemlerim de depresti yine...
    9 Eylül'lerin vazgecilmezi Türk Yildizlari'ni izlemeyi isterdim bugün..Ne muhtesemdiler yine kimbilir...
    DENGE
    Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de..
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı,
    Yan gelmişim diz boyu sulara,
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum..
    Hiçbirinizle dövüşemem,
    Siz ne derseniz deyiniz,
    Benim bir gizli bildiğim var.
    Sizin alınız al inandım,
    Morunuz mor inandım,
    Ben tam kendime göre,
    Ben tam dünyaya göre,
    Ama sizin adınız ne?
    Benim dengemi bozmayınız!

    Sokaklar şöyleymiş,
    Ağaçlar böy..ley..miş... Hihh..

  4. #4
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0
    Geldikleri gibi giderler!

  5. #5
    alinay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2005
    Mesajlar
    1,860
    Karizma Gücü
    7

    Emperyalİzmİn Denİze DÖkÜldÜĞÜ GÜn...

    19 Mayıs 1919'da Samsun'da Başlayan Ulusal Kurtuluş Savaş'ı yolculuğu, 9 Eylül 1922'de İzmir'de sona erdi.

    Bu gün İzmir'in Kurtuluş Günü; Emperyalizmin Anadolu topraklarından sürüldüğü, denize döküldüğü gün. Mustafa Kemal 'in önderliğindeki ulusal özgürlük ve kurtuluş savaşının kazanıldığı o büyük utkunun adıdır. 9 EYLÜL
    1 Eylül 1922, Mustafa Kemal , tarihi emrini verdi: ”Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri!..”
    Bağımsızlık ateşi ile yanan Türk Birlikleri bir an önce İzmir,e girmek için yıldırım gibi ileri atıldılar. Yunan ordusu silahını, cephanesini ve malzemesini terk ederek kaçıyor, kaçarken de her yeri yakıp yıkıyordu. Binlerce ölü veren Yunanlıların toparlanmaları olanaksızdı. Tek hedefleri İzmir'e ulaşarak gemilerle kaçmaktı.
    Türk birlikleri 1 Eylül'de Uşak ve Kütahya'ya, ertesi günü de Eskişehir'e girdiler.Batı Anadolu kentleri birbiri ardına geri alınıyordu. 4 Eylül'de Alaşehir, Buldan, Kula, Söğüt, 5 Eylül'de Bilecik, Bozöyük, Simav, Demirci, Ödemiş, Salihli; 6 Eylül'de Akhisar, Balıkesir,; 7 Eylül'de Aydın, 8 Eylül'de Kemalpaşa ve Manisa'ya Türk ordusu giriyordu.
    Türk ordusunun üstün başarısı karşısında Yunanistan 2 Eylül'de İngiltere'ye başvurarak, Yunan ordusunun Küçük Asya'yı boşaltması için ateşkes sağlanmasını istedi. Lloyd George ve Lord Curzon ise Türklerin İzmir yakınlarında durdurulabilmeleri halinde daha iyi bir barış sağlanabileceği önerisinde bulundular.

    Türk ordusu, İzmir önlerindeydi artık. ''3 yıl, 3 ay, 25 gün'' süren savaş sona eriyordu. İzmir'de ulusal isyanın ilk kurşununu sıkarak işgalci Yunan Efzun Alayı'nın bayraktarını Karataş'ta yere indiren gazeteci Hasan Tahsin 'in başlattığı mücadele, yine aynı kentte noktalanıyordu.

    9 Eylül 1922, saat 11.00; Türk Süvarisi İzmir'e girmiş ve Konak'ı zaptetmiştir. Teğmen Ali Rıza ve bir erle hükümet konağının merdivenlerini yıldırım hızıyla adımlayan Yüzbaşı Şerafettin Bey , ikinci kattaki balkonda duran Yunan Bayrağı'nı indiriyor, yerine Türk Bayrağı'nı çekiyordu. Halk coşku içinde özgürlük türküleri söylüyor, ulusal kahramanını, Mustafa Kemal Atatürk 'ünü bekliyordu artık.

    Mustafa Kemal şehre giriyor

    Atatürk, 10 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. Yer yer çatışmalar sürmekteydi. 3 bin kişilik Yunan kuvveti esir alınmıştı.

    İzmir kurtarılmış, Ulusal Kurtuluş Savaşı ''büyük utku'' 'yla noktalanmıştı. Türk ordusu 4-5 ayda parçalanamaz denen Yunan cephesini birkaç günde yerle bir etti. 15 günde 600 kilometre yol aldı ve 150 bin kişilik düşman ordusunu yok etti.

    Atatürk'ün 1 Eylül'de Dumlupınar'da verdiği ''Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri'' emri 9 Eylül 1922'de İzmir'de noktalanırken yalnızca Türkiye için değil dünyanın bütün ezilen ulusları için yeni bir çığır açılıyordu.


    **Hindistan lideri Mahatma Gandi, Kurtuluş Savaşı'nı ''Mustafa Kemallerin zaferi dünya için bir hürriyet ve istiklal çağının sancağıdır'' diyerek selamlarken, Pakistan lideri Cinnah emperyalistlere şöyle sesleniyordu: ''Bütün dünyaya sesleniyorum. Ne biz, ne de her kıtada yaşamakta olan esir ve mazlum milletleri bundan sonra tutamayacaksınız.''


    Ve 9 Eylül 2005

    Bugün içinde yaşadığımız sorunların tarihsel gelişimini izlediğimizde karşımıza Osmanlı kalıntısı Cumhuriyet karşıtları, 1950 DP iktidarı ve uzantıları tarafından ABD ile yapılan ikili anlaşmalar, ABD , AB ve İMF dayatmaları çıkmaktadır.

    Bu dayatmalar sonunda Cumhuriyet'in kazanımları birer birer yok edilmekte, iş başındaki iktidar şeriat özlemcilerine ve ülkemizin tümlüğünü, bütünlüğünü bozmak isteyenlere hoşgörü ile bakmaktadır. Ve bugün ülkenin rejmi, Mustafa Kemal'i tartışır hale sokmuştur.

    Birileri kalkıp nerdeyse kendisini halife ilan edecek hale gelmiştir.

    Abdurrahim SERCAN


    kaynak: 68dayanisma.org
    "senin kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim...
    sen çok farklısın, kıskanıyorum seni..."

  6. #6
    izmirsat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-09-2006
    Mesajlar
    964
    Karizma Gücü
    0
    &#220;stad açtığın konu için teşekk&#252;r ederiz
    Hayat bir film. Herkes kendi filminde yönetmen olup başrol oynuyor, başkalarının filmlerinde ise figüranlık yapıyor...

  7. #7
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    İZMİR'İN Dağlarında &#199;içekler Açar ...

    +

    9 Eyl&#252;l Kutlu Olsun ...

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  8. #8
    Veli Can adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-09-2004
    Mesajlar
    3,986
    Karizma Gücü
    0
    Teşekk&#252;rler ALPER çok g&#252;zel bir paylaşım
    ...Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahîm olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler...
    Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!



    Legend is back...

  9. #9
    ahmetizmir adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-01-2008
    Mesajlar
    34
    Karizma Gücü
    0
    tarihi bilgi için tşk

  10. #10
    atakızı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-06-2008
    Mesajlar
    3,539
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Atatürk’ü, vatan topraklarının düşman işgalinden kurtarılması yolunda aziz canlarını feda eden şehitlerimizi şükran, rahmet ve minnet, gazilerimizi de saygıyla anıyorum

    İzmir'in kurtuluşu hepimize kutlu olsun .
    Halkın oylarıyla seçilmiş bazı kişileri gördükçe, sürüngenlere olan saygım artıyor.
    Mark Twain




    Bütün demek istediğim, bir erkeğin yapabileceği bir çok şey var ki toplumun gözünde gayet iyidir. Aynı şeyi bir kadın yaparsa,derhal toplum dışına itilir.-Katherine Hepburn (Adem'in Kaburgası)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. '11 Eylül de; 12 Eylül de ABD’nin işi'
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde gdsnsnsnsnsns tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 14.09.11, 16:49
  2. Türkiye'nin Kurtuluşu
    2005 Konuları bölümünde Ushan tarafından açılmış
    Yanıt: 32
    Son Mesaj: 25.11.05, 00:30
  3. Ege'nİn KurtuluŞu
    2005 Konuları bölümünde ayj tarafından açılmış
    Yanıt: 10
    Son Mesaj: 07.09.05, 16:19

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •