• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    golgi aygıtı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2006
    Mesajlar
    250
    Karizma Gücü
    0

    İzmir Fatihi Yüzbaşı Şerafettin İZMİR ve Kayıp Kılıç

    Yüzbaşı Unutuldu Kılıç da Kayboldu

    Kurtuluş Ordusu'nun başında İzmir'e giren Yüzbaşı Şerafettin'in adını bile İzmir'de hatırlayan yok. Üstelik 'İzmir Fatihi'nin kuşandığı özel kılıç da kayıp!

    İzmir'e giren Kurtuluş Ordusu'nun motivasyonunda rol oynayan "fetih kılıcı" ile kenti teslim alan "İzmir Fatihi" Yüzbaşı Şerafettin'in heyecan verici kahramanlığı bugün İzmir'de bile unutulduğu gibi ünlü kılıcı da kayıp.
    "Üçüncü Kılıç" adıyla kahraman yüzbaşının hikayesini kitaplaştıran Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Kemal Arı, "Kılıç kayboldu, Yüzbaşı Şerafettin'in ise İzmir'de izi bile yok" dedi. Arı, Yüzbaşı Şerafettin'in ailesi, Genelkurmay arşivleri ve dönemin yazılı kaynaklarından yararlanarak hazırladığı kitapta '3 Kılıç'ın hikayesini şöyle anlattı:


    'Buhara Cumhuriyeti'nden İzmir fatihine verilmek üzere kabul edilen kılıç, Batı Cephesi Komutanlığı emrine alınırken, Başkomutan, Meclis kürsüsünden bunu ulusuna duyurdu. Bu sırada Beyrut eşrafından Misbah Efendi de, aynı amaçla 500 altın lira ödül koydu. İzmir'in işgalinden sonra yüreklerde oluşan İzmir özlemi ve kenti kurtarma arzusu, toplumsal mitosa dönüştü, ordudaki subay ve erler arasında büyük bir heyecan seli yarattı. İzmir'e ulaşma düşü, yüreklerde kabarmış alevden bir topa dönüştü. 30 Ağustos günü düşmanın ana unsurlarının yok edilmesinin ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın (Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz'dir) tarihi emrini alan ordu, İzmir'e akarken, İkinci Süvari Tümen Komutanı Yarbay Zeki (Tümgeneral Zeki Soydemir), öncü olarak Birinci Süvari Alayını görevlendirdi. Öncü öncüsü olma görevi de İkinci Süvari Tümeninin 4. Alayında Bölük Komutanı olan Yüzbaşı Şerafettin'e verildi.

    Yüzbaşı Şerafettin özel arşivinde, bu anı (Anlatılmaz bir hızla mesafeleri aşıyor, İzmir'e doğru uçuyorduk. Kaçan düşman köyleri, kasabaları yakıyor, intikamını sivil halktan alıyordu. Adım başı rastladığımız yürekler acısı manzara, hızımızı büsbütün artırıyordu) diye anlattı. 9 Eylül sabahı 09.00'da Bornova'ya giren genç yüzbaşı, Halkapınar'a doğru yürüdü. Bir anda müfreze fabrikadan ateş yağmuruna tutuldu. Burada şehit verilen 4 erin başlarının İzmir'e dönük olduğu görüldü. Yürüyüşüne devam eden müfreze, yönünü Alsancak'a çevirdi, 80 kişilik kuvvetle şehre akmaya başladı. Müfrezesinin başında kente saat 10.30'da giren Yüzbaşı Şerafettin, Kordon'a kurşun ve şarapnel yağmuru altında 40 askerini kaybederek ulaştı. Süvariler, dört nala Kordonboyu'ndan Pasaport İskelesi'ne geldiklerinde, bir Rum'un attığı bomba, Yüzbaşı Şerafettin'in atının önünde patladı. Omzuna ve koluna şarapnel parçaları isabet eden yüzbaşı, parçalanan atını değiştirerek, yoluna devam etti. Hükümet Konağı'nın önündeyse makineli tüfek ateşiyle karşılaşan Yüzbaşı Şerafettin'i, göğsüne isabet eden mermiler de durduramadı. Atından inen Şerafettin Bey, bir gencin uzattığı Türk bayrağını alıp, görevi tamamlandı. 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgaliyle başlanılan nokta, 3 yıl 3 ay 24 gün sonra 9 Eylül 1922'de kurtuluşuna mekan oldu.

    BAŞKOMUTAN, KILICI VERİYOR

    Balkona çıktığında göğsündeki kanın bulaştığı bayrağı gözyaşları içinde göndere çeken Yüzbaşı Şerafettin, o dakikaları, 'Yaraları kim düşünür, ölsem ne gam. İzmir'i kurtarmıştık ya. Bu şerefin öncüleri biz olmuştuk ya' diye anlattı. Bu arada Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği Sarıkışla'ya, Üsteğmen Arif ve Takım Komutanı Celal Bey ile Yedeksubay Besim Efendi de Kadifekale'ye bayrağı çektiler. Belkahve'den tarihi günü izleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın, yanında Fevzi ve İsmet paşalarla, 10 Eylül sabahı İzmir'e gelişi görkemli oldu, kent adeta ayağa kalktı. İzmir'e girişinden iki gün sonra Başkomutan, Şerafettin Yüzbaşı'ya, 'İzmir' adını verdi. Genç subay, soyadı kanunun çıkmasından sonra İzmir'i kullandı. Büyük Kurtarıcı, kılıcı da, 15 Eylül'de Yüzbaşı Şerafettin'e verdi.


    VALİLİK Mİ KAYBETTİ?

    Emekliye ayrıldığında İstanbul'a yerleşen Şerafettin İzmir, 1951'de vefat edince, eşi Siret Hanım, "üçüncü kılıcı" İzmir'de açılması planlanan İnkılap Müzesi'ne verilmek üzere İstanbul Valiliği'ne verdi. Ancak kılıcın izine bir daha ulaşılamadı.

    Tarihimize ve değerlerimize ne kadar sahip çıkabildiğimizin...! birbaşka örneği de bu işte...Yaralı halde hükümet konağına çıkarak bayrağı göndere çeken bu kahramanın adını hangimiz biliyoruz...İzmir'in kurtuluşunun sembolü olan bir kılıcı kaybederek bu yurdu bize verenlere ne kadar layık olabiliyoruz...Düşünmemek elde değil...!
    when you look into the abyss, the abyss looks into you...!


    evet!biliyorum,nereden geldiğimi ben!
    doymak bilmez bir yalımım tıpkı
    kızıl kızıl olurum,tüketirim kendi kendimi.
    neyi tutsam aydınlanır,
    kömür kesilir elimden düşen:
    besbelli bir yalımım ben!


    "kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız. Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz...?"

  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Yüzbaşı Şerafettin ve kahraman askerlerinin ruhları şad olsun !

    Onlar, Türk'ün bağımsızlık meşalesinin en kuvvetli alevi oldular...
    Onlar, yurdu kurtarma azminin görünen yüzü,
    Onlar, hırs ve inancın yükselen zirvesi oldular.



    İzmir Valiliği kılıç hakkında bir açıklama yapmamış mı acaba? Envanter kayıtları ne diyor merak ettim.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    golgi aygıtı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2006
    Mesajlar
    250
    Karizma Gücü
    0
    Ne yazık ki envarter kayıtlarına giremeden İstanbul'a yerleşen Selahettin İzmir'in vasiyeti doğrultusunda İzmir'de açılacak İnkılap Müzesine verilmek üzere İstanbul Valiliği'ne gönderilmesinden sonra kayboluyor... Değeri, dünyada sadece 3 adet örneği bulunan özel olarak yapılmış Buhara Kılıcı olmasından ziyade,diğer iki kılıcın Atatürk ve İsmet Paşa 'da olduğunu da düşünürsek Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli simgelerinden biri olarak manevi değeri paha biçilemez bir kılıcı kaybettik...İstanbul Valiliği ise kılıçın ellerine ulaşmadığını söylüyor...
    when you look into the abyss, the abyss looks into you...!


    evet!biliyorum,nereden geldiğimi ben!
    doymak bilmez bir yalımım tıpkı
    kızıl kızıl olurum,tüketirim kendi kendimi.
    neyi tutsam aydınlanır,
    kömür kesilir elimden düşen:
    besbelli bir yalımım ben!


    "kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız. Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz...?"

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    23-12-2008
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0

    Yüzbaşı şerafettin

    BU KONUDAKİ DUYARLILIĞINIZ BENİ MUTLU ETTİ.İZMİRDE ÖZEL BİR TİYATRODA OYUNCULUK YAPMAKTAYIM.UNUTULAN DEĞERLERİMİZİ HATIRLATMAK AMACIYLA İZMİR HAN TİYATROSU YÜZBAŞI ŞERAFETTİN İZMİR'İN HAYATINI ANLATAN BİR OYUN HAZIRLAMAKTADIR.KEMAL ARI'NIN "ÜÇÜNCÜ KILIÇ" KİTABINDAN UYARLANAN "KORDONDA NAL SESLERİ" OCAK AYINDAN İTİBAREN İZMİR SABANCI KÜLTÜR SARAYINDA SERGİLENMEYE BAŞLAYACAKTIR.AYRINTILI BİLGİ ALMAK İSTEYENLER www.hantiyatrosu.com DAN ULAŞABİLİRLER.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •