Tarihin belirli dönemlerinde herhangi türden bir olay, örxneğin bir TV dizisi, film, roman ya da ünlü bir insanın davxranışı ile intihar olayları arasında bağlantı kurulmuş ve gerçekten intihar içerikli dizilerin veya insanları etkileyexbilecek kişilerin bu yöndeki davranışlarının intihar sayıxsını arttırdığı görülmüş.

Örneğin 1987 yılında TV'de gösterilen "Saat Sabahın Doxkuzu" dizisinden sonra intihar edenlerin sayısında belirgin artış olmuştu. Dizinin yayına başlamasından sonra dizideki gibi damdan atlayarak intihar eden ya da intihar teşebbüxsünde bulunan kişi sayısı bir ay içerisinde 18'e ulaşmış, bunxlardan on tanesi hayatını yitirmiş 8 tanesi kurtarılmıştı.

Federal Almanya'da da 1981-1982 yıllarında gösterilen "Bir Öğrencinin Ölümü" adlı, konusu intihar olan dizi, intixhar oranlarını iki buçuk kat arttırmış ve çoğunluğu da dizixdeki gibi kendisini tren altına atarak intihar etmiş.

Yine Goethe'nin romanı "Genç Wertherin Acıları" böyle bir intihar salgınını başlatmıştı. İki yüzyıl arasında, genel olarak Akılcılığa karşı Romantik tepki biçimlenirken, Goxethe, kısmen otobiyografik olan bu romanında, kahraman Wertheri dönemin coşku ve tutkuları ile donatmıştı. Wertxher sonunda karşılıksız aşk nedeniyle intihar eder, ama bu aşk, çok katlı uyumsuzluğun ve mutsuzluğun bardağını taşıxran damla gibidir. Roman son derece başarılı olur. Ve Avruxpa'da çeşitli insanlar Werther'i izleyerek intihar eder.

Ardından başkalarını intihara sürükleyen bir başka "kahraman"da sinemanın ilk yıllarının ünlü yakışıklı akxtörü İtalyan asıllı Rudolf Vallentino'dur. Vallentino roman kahramanı değildir, ama insanlar onu da bir sanatın, bu sexfer sinemanın sayesinde tanıyıp sevmişlerdir. Ve tabii Valxlentino için intihar edenlerin çoğunun kadın olması da dikxkat çekiciydi...

Bu tür ünlü kişilerin intihar etmesi veya intihar içerikli dizi ve romanların yayınlanmasından sonra intihar olgulaxrının artış göstermesini nasıl izah edeceğiz?

Bugün yaygın olan ve kabul edilen görüş: Böyle bir duxrumda olayın gücünden çok, ortamın böyle bir şeye hazır olxduğu ve var olan intihar düşüncelerinin hızlandığı ve yapıxlış şeklinin model olarak alınışı yönündedir.

İnsana neler neler yaptıran aşk, intiharın da belli başlı nedenleri arasında yer alır. Örneğin duygusal nedenlere daxyalı intiharların Türkiye'de istatistiklerde yükseliş göstexren bir oranı var. (1985'te en yüksek noktaya; %7,4'e erişixyor.)

Aşk için intiharda, sanat mı önde gidiyor, yoksa hayat mı? Buna karar vermek güç. Kimi zaman gerçek hayata geçmiş ünlü aşk intiharları sanata da konu olur. Bunlar baxzen aşkla başka türden olayların, örneğin politik çatışmanın iç içe geçtiği örneklerdir: Antonius ile Kleopetra'nın intixharı gibi. Avustralyalı Arşidük Rudolf ile metresi Maria Vetsera'nın Mayerling'de intiharları, gene aşkla politik enxtrikayı birleştirir. Ve bu, duygusal özellikleriyle sanata da geçmiştir.

Bizim tarihimizin ünlü bir örneği, Fikriye Hanımın Ataxtürk için kendini vurmasıdır. İlişkilerinin yeni şartlarda yürüyemeyeceğini anlayan Fikriye Hanım, kendisini tabanxcayla vurur. Atatürk'ün manevî kızlarından biri de, Oxford da okurken, tatil için Türkiye'ye geldiği trende bilinmeyen bir nedenle intihar eder. Atatürk için intihar edenler yalxnızca kadınlar olmadı. Yaveri Mahmut Soydan, ayrıca Sadi Borak da onun ölümünden sonra intihar ettiler.

Karşılıksız Sevda veya karşılıklı sevdalıların aile enxgellemesi ile intihar olayları arasında da belirgin bir artış dikkati çekiyor. Doç Dr. Durmuş Tekin'in Nisan 1981 taxrihli Anadolu Tıp Dergisi'nde yayınlanan "İntihar Girixşimlerinde Sosyo-ekonomik Nedenler Üzerine Bir Araştırma" yazısında 1974 yılı içerisinde Eskişehir'de inxtihar girişiminde bulunan 214 kişiden 169'u üzerinde yapıxlan çalışma neticesinde, "Karşılıksız Sevdalanma" sonucu %14 (24 kişi) bekâr insanın ve %1,8 (3) evli kişinin intihar girişiminde bulunduğu dikkati çekmiş.

Aile engellemesi nedeniyle biraraya gelemeyen karşılıklı sevdalıların da bu durumu protesto için intihar girişiminde bulundukları görülüyor. Bilhassa bizim toplumumuz da ataxerkil yapının olması ve ebeveynlerin çocukları adına kararxlar almaları gençlerde ruhsal yapının bozulmasına neden olmaktadır. Bastırılan duygular çoğu kere gencin aileye veya topluma isyanını gündeme getirmekte ve bazen de problemini ifade edemeyen veya ifade ettiği halde yeterli yardım göremeyen, hatta tepkiyle karşılaşan genç, ilgisizxliği, sevgisizliği ve yalnızlığını intihar girişimi yoluyla dile getirmektedir.


kaynak