Dalga gelebilir, tedbirler gecikti
İktisatçılar 'İKİNCİ DALGA'yı tartışıyor
IMF'nin, dün açıklanan 'Global Finansal İstikrar Raporu'ndaki 'ikinci dalga uyarısı' iktisatçılar ve akademisyenler tarafından, genellikle doğru bulundu.
Bilindiği gibi IMF'nin raporunda, küresel ekonomide olumlu görünümünü sürdürdü, ancak yüksek faiz oranları ve petrol fiyatları nedeniyle yavaşlama riskinin arttığı, yavaşlama durumunda gelişmekte olan ülkelerde, mayıs ve haziran aylarında yaşanandan daha sert bir düzeltme olabileceği uyarısı yapılıyor. İktisatçıların IMF uyarısı ile ilgili değerlendirmeleri şöyle:
Mahfi Eğilmez (Radikal yazarı)
'Büyük sarsıntı beklenebilir'
Sonbahar tehlikeli geçecek. Dışarıda en ufak bir sarsıntıda Türkiye ciddi sıkıntıya girer. IMF'ye katılıyorum. Cari açık 30 milyar dolar bu çok büyük. Bütün büyümemizi cari açığa endekslemişiz.
Bu olaylar bizi AB karşısında da zorlayacak. Bundan sonra Kıbrıs olsun başka konular olsun elimiz daha bağlı. Müzakereleri durduruyorum deseler zaten küresel sıkıntı var bu bizi vuracak. Bir de üstüne fon akışı durursa yanarız.
'Önlem için geç kaldık'Önlem için geç kaldık. Vergi artırmamız tüketimi kısmamız lazım. Bugün vergi koysanız sonucunu dört ay sonra alırsınız. Büyüme rakamları açıklandı, harcamalardan yüzde 70'i özel tüketim. Cari açığı, tüketim ve yatırım harcamaları tetikliyor.
Yatırım malları ve ara malları talebi de çok yüksek. İç vergileri artırıp talebi düşürmek lazımdı. Büyüme çok cazip. Herkes büyüsüne kapıldı. Ekonomi çok büyüdü sorunda büyüdü.
Faik Öztrak (Milliyet yazarı)
'Olumsuz örnek gösterilmişiz'
Rapor ilkbahardakinden biraz daha endişeli bir ton içeriyor.
Yüksek cari açığı olan ve yabancı sermaye hareketlerine aşırı dayanan ve/veya ekonomi politikalarına duyulan güvenin zayıf olduğu yükselen piyasa kategorisindeki ülkelerin diğerlerinden ayrışmaya başladığının altı çizilmiş.
Başta konut olmak üzere tüketici kredilerindeki artışın dış açığı artırıcı olduğu gerçeğine yer verilmesi. Türkiye örnek ülkeler arasında. Bunlar yeni bir dalgalanmada bizim en fazla etkilenen ekonomiler arasında yer alacağımız algılamasının giderek yerleşmeye başladığını gösteriyor.
'Mali disiplin yetmez'
Bunun değişmesi cari açığın azalma eğilimine girmesine bağlı. Mali disiplin yeterli değil. Dış kaynakla desteklenen tüketici kredi genişlemesinin kontrol altına alınması gerekiyor. Bankacılıktaki denetim otoritesi ekonomi yönetiminde daha aktif bir rol üstlenmeli.
Ercan Kumcu (Hürriyet yazarı)
'Daha fazla yaralayabilir'
İkinci dalga mutlaka dış kaynaklı olacak. FED'in faizleri daha agresif artırmaya başlaması uluslararası yatırımcıların sinirlerini bozar, dalgalanma olabilir. Eğer olursa Türkiye'yi daha fazla yaralama olasılığı yüksek. Çünkü Türkiye'nin cari açığı yüksek. Önümüzde seçimler. Siyasi belirsizlikler var. İkinci bir dalga olasılığına, ben yüzde 50-50 derim.
'Ekonomiyi soğutmalı'
Buna yönelik alınabilecek tedbirler ne yazık ki kısıtlı. Dalgalanmayı önümüzdeki 3-5 ay içinde görürsek; 3-5 ay içinde cari işlemler açığını azaltmak için alınabilecek bir tedbir yok. Ama daha orta vadede 1-1.5 yıllık bir vadede Türkiye ekenomiyi bir miktar soğutup cari işlemler açığını düşürmelidir.
Prof. Dr. Ercan Uygur (Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı)
Cari açık ve yüksek faiz endişe verici
Cari açığın finanse edilebilirliği konusu endişe verici. Faizlerin çok yüksek olması da ikinci bir dalgalanmaya ilişkin risk olduğunu gösteriyor. Mayısta yaşanan dalgalanmanın tekrarlanabileceği yönünde kaygılar var, ancak dalganın boyutu aynı derecede olmayabilir.
Risklerden en önemlisi cari açık. 'Cari açık finanse edilebiliyor' deniyor; ama dikkate alınması geren başka noktalar da var. İthalat talebi devam ediyor. Mayıstan bu yana döviz kurundaki artış cari açığı azaltmadı.
Yabancı yatırımcı karışık duygular içerisinde. Şu anda faiz oranı nominal olarak da reel olarak da yüksek. Bu bazı risklerin olduğu anlamına gelir. Yabancı yatırımcılar da bu riskleri görüyor.
Ege Cansen (Hürriyet yazarı)
'Yine dışarısı tetikleyecek'
YTL'nin değerlenmesi akıllara acaba bu bir yerde terse döner mi, sorusunu getiriyor. Benim cevabım dönmesi lazım. Dalgalanmayı yine dışarı tetikleyecek. İç tetikleme ile dışsal etkiler çakışırsa dalganın boyutu daha sert olur.
Ekonomi nereden sallanır, özel sektörün ciddi döviz borcu var. Önümüzdeki 5-6 aylık vadede bir dalgalanma öngörmüyorum. Çünkü hala döviz fazlası olan ülkelerin yatırım yapmayı sevdiği bir yer.
'Dalga yaratalım'
Dalgalanmayı kontrollü bir şekilde kendimiz yaratabiliriz. Ama böyle bir niyet yok. Faizlerin düşürülmesi gerekiyor. Böylece sıcak paranın içeri girme iştahı azalır, istenmeyen krizi ufak yollu kendi elimizle yaratmış oluruz.
Güngör Uras (Milliyet yazarı)
IMF'nin yaptığı felaket tellallığı
IMF kaynaklı mesajı iyi okumak lazım. Söylenenler doğru. Ancak ortada "fol yok, yumurta yok" iken bir IMF'nin felaket tellallığına soyunması yanlış. Küresel dalgalanma olmaz mı? Olur. Ekonomileri sarsmaz mı? Sarsar. Ama ekonomiler, ülkeler devamlı kriz beklentisi içinde yaşayamaz.
'Şerbetlendik'
Biz yüksek faize şerbetli hale geldik. Taşıma becerisi de gösteriyoruz. Yüksek faize akan döviz genelde bonoya, tahvile bağlanır hale geldi. Bir günde, iki günde tamamı çıkamaz.
Türkiye iç ve dış siyasi riskini artırmaz ise, gelen para o ölçüde çıkmaz. Gelen para da büyük ölçüde azalmaz. Merkez Bankası yüksek dövizle bu hareketi yönlendirme becerisini kazandı.
Mayısta deneyim kazandık. Bize bir şey olmaz denilemez ama, "El ile gelen düğün bayram". Biz işimize bakalım. Bizim işimiz (1) Yüksek faize ve ucuz dövize dayalı ithalat politikasını terk etmek.
Uğur Civelek (Radikal yazarı)
'IMF itibarını kurtarıyor'
IMF'in raporu doğru söylüyor, itibarını kurtarmaya çalışıyor. Neden ABD'de faizler 5.25'e yükselmiş? Ciddi dengesizlikler var. Avrupa önünü göremiyor. Japonya ve Avrupa 'Aman faizleri yükseltmeyelim, ilk defa büyümeyi yüzde 1'in üzerinde yeni yakaladık' şeklinde tavırları var.
Dünyada likidite daralırsa, insanların risk alma düzeyi düşerse tabii ki bir kriz bekliyoruz. Türkiye'ye dışarıdan sermaye girişi gelmezse haziranda yaşadığımız krizi tekrar yaşayabiliriz.
'Başka program gerekli'
Türkiye'nin hesabını iyi yapması, dışa bağımlılığını azaltması lazım. IMF ile yürünen son 6 yıla baktığımızda, dışarıya bağımlılık arttı. Dış dalgalanmalardan daha fazla etkilenme rotasına girdi. Sorunlarını da çözmedi.
Bu dalgalanmalardan etkilenmemek istiyorsak bizim başka programlarla çözüm aramamız lazım, IMF ile değil.
Prof. Dr. A. Savaş Akat (Vatan gazetesi yazarı)
'Ciddiye alınmalı'
IMF uyarısı ciddiye alınmalı. Netice itibariyle IMF muhafazakar bir kurum. Öyle laf olsun diye uyarı yapmaz.
Bir takım şeyler gördükleri için böyle bir uyarı yaptıklarını düşünüyorum.
Dünya ekonomisinde, bir takım ciddi dengesizliklerin olduğu uzunca bir süredir biliniyor.
Bu geçiş dönemi bitecek, dolayısıyla başka bir dengeye gidilecek.
O değişim noktasında kırılganlığı yüksek ekonomiler daha çok etkilenecek. Kırılganlığı düşük ekonomiler daha az etkilenecekler.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla