• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 151 123456789101151101 ... SonSon
1501 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0

    Dini Sorular, Aklınıza Takılan, Çözüm Aradığınız Konular...

    Arkadaşlar merhaba


    Dinimizle ilgili -gerek güncel yaşantılar gerek ibadetler- aklınıza takılan sorularınız olursa bu başlık altında bildiğim kadarıyla yanıtlamaya çalışacağım.

    Cevaplarım farklı görüşleri de içerecek şekilde olacaktır.
    İnşallah faydası olur.
    Bu mesaj en son " 29.05.06 " tarihinde saat 03:58 itibariyle aslanbash tarafından düzenlenmiştir...
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    08-04-2005
    Mesajlar
    238
    Karizma Gücü
    0
    Öncelikle böyle güzel bişeyi başlattığın için çoook ama çok teşekkür ederim, hemen soruma geçiyorum:
    Allah'ın tehditleri neden bu kadar sert? Neden Kuran'da çok fazla cehennem tehditi var. Bir çok kimse bu sebepten dinden uzaklaşıyor. Dinin insanları korkutmak için olduğunu söylüyorlar. Ben Allah'ın bizi sevdiğini ve İslamiyet'in sevgi dini olduğunu düşünüyorum. Fakat neden tehditler bu kadar sert? Allah'ın insana karşı tutumu nasıldır?

  3. #3
    Her Nefs Ölümü Tadacaktır
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    2,139
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı XAEN tarafından gönderildi.
    Öncelikle böyle güzel bişeyi başlattığın için çoook ama çok teşekkür ederim, hemen soruma geçiyorum:
    Allah'ın tehditleri neden bu kadar sert? Neden Kuran'da çok fazla cehennem tehditi var. Bir çok kimse bu sebepten dinden uzaklaşıyor. Dinin insanları korkutmak için olduğunu söylüyorlar. Ben Allah'ın bizi sevdiğini ve İslamiyet'in sevgi dini olduğunu düşünüyorum. Fakat neden tehditler bu kadar sert? Allah'ın insana karşı tutumu nasıldır?
    Bu konuda bildiğim kadarıyla;
    Cennet kelimesi, cehennem kelimesinin iki katı defa geçiyor Kuranda. Aynı şekilde Kelimeleri tam hatırlamasam da bir çok kelimenin bu şekilde olduğunu okumuştum. Ama tam olarak yerini hatırlamıyorum. Elinde bir kur'an meali varsa aratabilirsin belki kelimeleri. Bu konuda bilgisi olan arkadaşlar varsa da açıklayabilirse sevinirim.


    Sayın Aslanbash; Mezun olduğunuz bölüm itibari ile bu konuyu açmakla ne kadar büyük bir sorumluluk aldığınızın farkında olduğunuzdan eminim. Vereceğiniz cevaplarda kaynak belirtmeye özen gösterirseniz sevinirim. Umarım güzel şeyler yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.
    Fa-hişe fikirli bencil bir sapık.
    Sinir bozucu derecede sakin ve umarsız.
    Akıllara ziyan derecede yanlışlara sevdalı.
    Herşeyi yaşamışçasına önyargılardan arınmış.
    Yanlış zaman cesaretlerinin sindirdiği bir korkak.
    Oynama özürlü bir oyuncu.
    Hastalık derecesinde iyimser.
    Mükemmellikten uzak bir et yığını.
    BEN
    20 Ağustos 2009 itibariyle foruma döndüğüm sanılıyor...

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı XAEN tarafından gönderildi.
    Öncelikle böyle güzel bişeyi başlattığın için çoook ama çok teşekkür ederim, hemen soruma geçiyorum:
    Allah'ın tehditleri neden bu kadar sert? Neden Kuran'da çok fazla cehennem tehditi var. Bir çok kimse bu sebepten dinden uzaklaşıyor. Dinin insanları korkutmak için olduğunu söylüyorlar. Ben Allah'ın bizi sevdiğini ve İslamiyet'in sevgi dini olduğunu düşünüyorum. Fakat neden tehditler bu kadar sert? Allah'ın insana karşı tutumu nasıldır?
    Aslında bu, Allah'ın bu ifadeleri sıklıkla kullanmasından değil, müslümanların dinimizi ifade etme konusunda bu ifadeleri seçmelerinden kaynaklanmaktadır. Çünkü insanlar zannediyorlar ki "eğer Allah'ın rahmetinden çokça bahsedersek insanlar buna güvenip yapmaları gereken şeyleri bırakırlar".

    Aslında bu bir eğitim hatasıdır. Gerek Allah gerekse de Peygamber efendimiz yapılması gereken şeyleri "korkutarak" değil "sevdirerek" yaptırmayı esas edinmişlerdir. Yapılan işin Gönülden olması ilk şarttır.

    Gelelim Rahmetle ilgili ayet ve hadislere (@dundik bahsetmiş saolsun bazılarından-kesinlikle ve kesinlikle rahmetle ilgili ayet ve hadisler çok çok daha fazladır ve tehdit içeren ayetlerin nelerle ilgili olduklarını da kıssaca bunlardan sonra yazacağım-)

    ZÜMER [İ:59.53, R:39.53] De ki: "Ey kendileri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm'dir

    HİCR [İ:54.49, R:15.49] Haber ver kullarıma: Hiç kuşkusuz benim, evet benim, Gafûr ve Rahîm.(bağışlayıcı)

    FURKAN [İ:42.70, R:25.70] Tövbe ederek inanan ve barışa yönelik iyi bir iş yapan müstesna. Allah, böylelerinin günahlarını sevaplara dönüştürür. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir. (Allah cc ın rahmetini ifade eden çok önemli bir ayet)


    Tehdit içeren ayetlere gelince :
    Bunların hemen hemen hepsi -belki de bütünü zira bu konu üzerinde detaylı bir araştırma yapmadım- Allah'ı inkar etme noktasında bile aşırı kaçıp, inanlara eziyet eden insanlar (1), Toplum düzenini, sağlığını bozacak işler yapanları (2), inatlarından ya da gururlarından dolayı doğruyu kabul etmeyen ve yalanlayanları kapsamaktadır.

    Özellikle ibadetlerle alakalı, namaz kılmıyor musunuz alın size cehennem, oruç tutmuyor musunuz, çekin şu cezaları vb. ifadeler kesinlikle yoktur.

    Çünkü bunlar zaten bizim içindir ve Allah ın verdiği onca güzelliklere karşı vefa borcumuzdur, ona yönelişimiz, ona sığınışımızdır. Allah ister ki; abdestimizi alıp huzuruna çıkmayı biz dileyelim, ondan korktuğumuz için yapmayalım.
    Zaten İslam tasavvufunda ibadetler Sevgiliyle buluşma anları olarak ifade edilir.
    Herkeslerden herşeylerden uzaklaşıp O'na gitmedir.

    Uzun oldu kusura bakmayın.
    Bu mesaj en son " 01.09.05 " tarihinde saat 23:52 itibariyle dundik tarafından düzenlenmiştir... Neden: Gülen suratlar kapatıldı.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  5. #5
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0
    Hocam eyvallah fikirlerini bizimle paylastigin icin.Acizane tavsiyem yasar nuri tarzi davranis sekillerine girmemenin gerekliligi.Yanlis anlamayin fevri tavirlardan bahsediyorum.

    Kisaca sorumu sorayim.Diger bir konuda yazmis bulundugun;
    2- (Bu soru baba bir sorudur) : Allah için zaman söz konusu olmamakla birlikte varlık için söz konusur. ve varlık ezeli değildir. yani varlık bir noktada yaratılmıştır. eğer Allah keşfedilmiş istediyse daha önce -Allah için zaman söz konusu değildir ama yarattıklarını bir sıraya koyacak olursak bu şekilde ifade edebiliriz- niçin keşfedilmek istemedi? Yoksa istedi mi? İstediyse daha önce de yaratmıştır, hatta daha önce de, yani Allah o zaman hep yaratır. O zaman madde ezelidir gibi inancımıza ters bir sonuç ortaya çıkmıyor mu?

    Yukaridaki fikir isiginda yaradilis daim olan bir surecmidir?Yani bizden once bizim gibi veya bizden farkli formatlarda yaratilmislar varmiydi?Bunun Kuran-i kerimde yeri varmidiir?
    "Ain't Gonna Rain Anymore"

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    kesinlikle yoktur.
    maddenin ezeli olduğunu kabul etmemiz demek meddenin tanrı olduğunu
    kainatın kendi kendini yarattığını kabul etmiş olmamız demektir.
    materyalistlerin ana düşüncesidir bu.

    ben sadece bir kudsi hadisten var olmakla ilgili bu soruların çıkabileceğinden bahsettim.
    yoksa bu sorular öyle aman aman cevaplanmış sorular değildir.
    yani öyle sorular ki bunlar cevap ne olursa olsun mutlaka arkasından bir soru bir soru daha gelir. bunun sebebi Allah c.c ın "kendisinin niçin yarattığı" bilgisini belirtmemiş olmasındandır.

    bazen şey diyorum kendime "belirtmedi çünkü bize ne?"
    ama yine de insan kendini var edeni merak ediyor niçin ve nasıllarla.

    Yaşar Nuri tavırlarımdan bahsetmişsin ama anlamadım doğrusu
    Anlattığım şeylerde yorum olanları bunlar yorum diyorum,
    farklı görüşleri elimden geldiğince delilleriyle belirtiyorum,
    kendi yorumlarımı da katmamaya çalışıyorum.

    olayım bu benim. millet bi konu hakkında neler söylenmiş, çizilmiş bilsin istiyorum yani ben. yeri gelince herhangi bi konuda yaşar nuri nin ne söylediğini de söyleyebilirim ayrıca.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  7. #7
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0
    Iki mevzuyuda sanirim ben yanlis anlatmisim.Yasar Nuri yaklasimi derken fevri tavirlardan bahsediyorum.Din disi bir ornek vereyim en iyisi daha net anlasilabilmesi icin.Eski fenerbahce baskani Ali Sen in karsisindakinin hatalarina karsi musamahasiz olmasindan bahsediyorum.Bunu niye soyledim din adina ehil bir cevap mercii, bu bir din kulturu hocasi olabilir veya toplum onune cikmis olan bir din alimi olabilir daha yumusak daha anlayisli tavirlar sergilemelidir.Cunku insandaki ornegi kavrama yorma hastaligi devamli nuksetmektedir.Neyse bu baska mevzu.

    Soruma gelince burada maddenin daimligini kastetmedim,burada yaratilisin daimliginden bahsettim.Daha acik bir sozle bizden once yaratilmislar varmiydi veya bizden sonrada bu olus devam edecekmi? Niye sordum bunu insanin zaman algisinin ustunde bir durum var ortada.Ve biz bu algi bicimiyle sadece bizim var olabilecegimizi dusunur dururuz.
    "Ain't Gonna Rain Anymore"

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    açıklamamdaki madddenin devamiyeti ile yaratılışın devamıyeti aynı şeydir.
    zira madde dediğimiz şey -semavi dinlerin inancına göre- sonradan yaratılan şeydir.
    dolayısıyle daha önceden bir yaratılış söz konusu olmuşsa, şimdikinden çok farklı şekillerde de olsa o da maddedir.


    mesela biz etten kemikteniz, ağaçlar organiktir, diyelim ki Allah daha önceden ışığın farklı fraktellerinde canlılar yaratmıştır. onlar da maddedir. Allah ın yarattığı her şey maddedir. mesela meleklerin de bizim bilemediğimiz formatta mevcudiyetleri -maddi olan yönleri- mevcuttur. ki K.Kerim'de nurdan yaratıldıkları bahsedilir. bir şeyden varedilen şeye madde diyoruz.

    dolayısı ile Allah ın bizi yaratmış olmasındaki temel sebep eğer tanınmak istemiş olmasıysa "bunu, içinde bulunduğumuz kainatı yaratmadan önce niçin dilememiştir."
    Allah ın varlığının mahiyetini bilemediğimiz için bu sorular biraz havada kalmaya mahkum oluyor tabi.

    feveranlığımın sebebine gelince

    İlahiyat fakültesine başladığımda gerçekten fevri bir kişi sayılabilirdim. dinimiz, peygamberimiz hakkındaki eleştirilere hemen karşı tarafın hatalarını ifade ederek cevaplar vermeye çalışırdım. çünkü eleştirilere verebilecek cevapları bilmezdim. İslam Hukuku nölümünde okudum 4 sene. ve diyebilirim ki, bütün herkesin dinimizide "bu niçin böyledir" dedikleri şeylerin "niçin öyle oldukları yavaş yavaş ortaya çıktı okurken".
    İslami mevzular üzerinde ehil olmadıkları halde eleştiriler yapanları anlamıyorum. bunu dinini savunmak için yapanları ise hiç anlamıyorum -benim ilk fakülte yıllarımdaki gibi-.
    çünkü bilmeden kendi dininin anlaşılmasına zarar veriyor.
    sadece dediğim şudur: en azından insanlar kesin bilmedikleri şeylerle ilgili ısrarlı yorumlar yapmasınlar. yani ne bileyim insan buradan da birşeyler öğrenebilir. bundan memnun da olmalıdır. cevap yazmadan önce "acaba bu adam haklı mı diye kitaba baksınlar bari" diye düşünüyorum. peygamberimizle ilgili verilen "yanlış beyanlara tahammül edemiyorum, çünkü bunu peygamber demiştir denildiğinde artık insanlar o konuda yorum yapamazlar -öyle hissederler- ve eğer bu söylenilen mantıksız bir şey ise zamanla bu peygamberimizin peygamberliğini sorgulamaya kadar gider.
    bu yüzden de peygamberimiz -bütün sahih hadis kaynaklarında yer alan- "bana yalan isnad eden cehennemdeki yerini hazırlasın" buyurmuştur.

    yine de fevriliğimden dolayı özür dilerim.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  9. #9
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0
    Sagolun, fevrilik bir cok insanin mayasinda var.Buna en basta ben dahilim.Insan bazen kendini tutamiyor.Insan bildikce anlayisi ogreniyor sanirim.

    Soruma gelince sanirim yine anlatamadim, ama neyse bosverin.
    "Ain't Gonna Rain Anymore"

  10. #10
    devrimci01tr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-09-2005
    Mesajlar
    34
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler sayın hocam böyle bir hizmete zaman ayırdığın için
    dundikin dediği gibi kuran da azaptan ve müjdeden paralel şekilde bahsedilmektedir ne biri fazla ne diğeri eksik

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •