• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    Dea Tacita. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2006
    Mesajlar
    5,500
    Karizma Gücü
    0

    Zerrin Taşpınar Şiirleri

    TURKUAZ

    Düşlerin mavi sağanağında bir gece
    sordu cesur ve yılgın
    bakışıyla bir kaçak:
    Seni nasıl sevmeli?

    İpeksen çıldırır yüzlerce tırtıl kıvrımı
    suysan tutulmaz bir uçarı nem
    gülüşsen tam ortasından parçalanan bir çelik
    seni nasıl sevmeli?

    Düşlerin mavi sağanağında bir gece
    soluğun soluğu susturduğu Afganistan

    Karanlık kayalarda saklı turkuaz
    kuytu mağaralarda gizemli bir fısıltı
    ateşi üfleyen dudak kadar kırılgan
    her damla terin pusata dönüştüğü
    dünyanın gözyaşı ve isyan.

    Toprağa gömülmüş kesik kollu bir heykel
    renk, ses ve tatlarla yıkılan idol
    akılla duygu ve çatışma ve cansıkıntısı
    en ince ayrıntılarla yeniden yaratılan
    çağdaş bin tanrı... bin tanrı daha.
    Seni nasıl sevmeli..?

    İnsanın insanı doğurduğu bir öğle vakti
    - kil ya da kaburga kemiğinden değil -
    mermer serinliğinden
    bir ırmak akışından
    kuşların ötüşünden
    ışık selinden
    insanın insanı doğurduğu...

    Sordu cesur ve yılgın
    bakışıyla bir kaçak:
    Turkuaz nerden ulaşır çarşılara bilmeden
    sorgulamadan geçitsizliği
    seni nasıl sevmeli?

    Düşlerin mavi sağanağında bir gece
    anladım ne zaman düşürdüğümü
    göğsünde ürküntüsüz tek denizi taşıyan
    o güvercini.

    Dağları da yitirdim
    vitrinlerle kuşatılmış bir şehrin
    salgınına kaptırıp kendimi.

    Kimbilir kaç kadından birikmiş turkuaz
    güneşin tutsak yanı
    seni nasıl sevmeli..?
    ...YOK...







    KANAYIP NE KADAR TUTABİLİRSİN GÜL UĞRUNA DİKENİ
    NE GELEN ANLADI NE GİDEN OLANI BİTENİ


  2. #2
    Dea Tacita. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2006
    Mesajlar
    5,500
    Karizma Gücü
    0
    BEN SENİ HER YERDE

    Ben seni çocukluğumun yaz günlerinde buldum,
    bayram sabahlarında köylerin
    yatır taşlarıyla ovulurken bedenim
    bağlanmış dilek çaputlarında yoksulluğunu gördüm de
    durup birdenbire utanmam
    ve türkülere yaslanmam bundandır.

    Ben seni panayır çadırlarında buldum
    zar sallamalarda, kasnaklarda
    bezginliği gizleyen allıklarınla
    hisseli tiyatroların yayılan çığlıklarında
    dost beslemelerde buldum da düğüm düğüm
    dalıp saçındaki gülü düşünmem
    yağmur akşamlarında üşümesi kollarımın bundandır.

    Ben seni dağlarda, ovalarda buldum, kentlerde
    kliniklerde upuzun, kan içinde
    gecekondu sokaklarında, genelevlerde
    adli tıpta -kolları mühürlü.
    Ben seni her yerde ayrı güzel -ayrı tutuklu
    yıllardır ben seni can içinde.

    İnatla kadınlığımı bilemem
    ve yüksek sesle konuşmam bundandır.
    ...YOK...







    KANAYIP NE KADAR TUTABİLİRSİN GÜL UĞRUNA DİKENİ
    NE GELEN ANLADI NE GİDEN OLANI BİTENİ


  3. #3
    Dea Tacita. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2006
    Mesajlar
    5,500
    Karizma Gücü
    0
    ANILARDA SİMDİ

    Her şey ve herkes kayarak duruyordu sanki
    bana yaz diyordu bir kadın
    erkek çoktan unutmuş ne kadar sevildiğini
    - belki sevmeyi biliyordu bir zamanlar
    karanfiller bile taşımıştı kucağında -
    çocuk: ah... oyuncak bir trenim olsa...

    Ben miydim ıslak taşların serinliğinde
    unutup mendilleri
    iki yanına ürkek ve kuşkuyla bakan?

    Nasıl bir ezgi bulsam da dedi emanetçi
    anlatsam gözlerindeki ıssızlığı.
    Yıllarca neler alıp vermişti kimbilir
    uzun yolculuklara hiç çıkmadan
    küçük bir karta iliştirip adını.

    Küçük bir kart. Uçurtmalar, bayram yeri
    kâğıt helvacı da girebilir bir şiire
    çiniler, dağılıp bittiği yerde suyun
    sarsılan raylar ve her şey girebilir bir şiire.

    Kapat perdeleri, sesini azalt, coşkunu tut
    duymasın peygamberler soluğunda titrediğimi
    belki de benim o kuş
    tren camlarında bir görüp yitirdiğin
    belki de kanat vuruşlarımdır içinde uçuşan
    o sevinç, o ayrılık, o keder
    gitmekle kalmak arasında çoğalan hüzün
    yüzümdür belki dolunay...

    Belki de benim o kuş
    yüreği sıcak, elleri yok

    kapat perdeleri, sesini azalt, coşkunu tut...
    ...YOK...







    KANAYIP NE KADAR TUTABİLİRSİN GÜL UĞRUNA DİKENİ
    NE GELEN ANLADI NE GİDEN OLANI BİTENİ


  4. #4
    Dea Tacita. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2006
    Mesajlar
    5,500
    Karizma Gücü
    0
    ARDIÇ KUŞU VE SEVDA

    Yüzünü biriktiriyorum şimdi
    çünkü ben, bir ardıç kuşu gibi
    kendi ölümüyle beslenen
    güncesi ayrılıklarla dolu
    ve teni her yaz
    ayrı güneşlerde yanan bir çocuğum.

    Ne kadar alışkınım bilsen
    yazılmayacak mektuplar için adresler alıp-vermeye
    yılların yorgunluğuyla sararan
    silik, umarsız, gizini saklı tutan
    ve bir daha yaşanmayan resimlere.

    Yüzünü biriktiriyorum. Çünkü yüzün
    bir sevda tohumu şimdi.

    Geçerken ürpertilerle karanlıklar içinden
    tutsak ve ağzımıza sığmayan dillerimizle
    geçerken gecenin pususunda bir ırmaktan
    bütün özlemleri tadan, bütün romanlarda
    yeniden dünyaya gelen o çocuk
    ağlıyor arkamdan
    beni bırakma... Bırakma beni...

    Kaç kişinin gücü yetmiştir
    yasaklanmış bir aşkı savunmaya...

    Yüzünü biriktiriyorum şimdi.
    Soyları kocalarının adında eriyen
    göçmen kadınlar gibi, hüzünlü ve sesim titreyerek
    ne kadar alışkınım bilsen
    bütün kanamalara... gülümseyerek.

    Bir ardıç kuşuyum ben
    toprağa düşeceğim bir gün
    içimde çimlenen tohum çatlatıp yüreğimi
    ağaca dönsün ve yüzyıl yaşasın diye
    hiç ardıma bakmadan öleceğim.

    Yüzünü biriktiriyorum şimdi.
    ...YOK...







    KANAYIP NE KADAR TUTABİLİRSİN GÜL UĞRUNA DİKENİ
    NE GELEN ANLADI NE GİDEN OLANI BİTENİ


  5. #5
    Dea Tacita. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2006
    Mesajlar
    5,500
    Karizma Gücü
    0
    ANFORA

    Bir kadın sevdim, ilkyaz yoksulu
    fırtına habercisi bir albatros
    kuğu boyunlu testi
    doldursam sızmaz
    eğsem akıtmaz... bir kadın sevdim.

    Hırçın bir öfkenin ardından
    keşke ölmese dedim
    kanasa bin yıl
    öpsem gözlerini
    bir yıldız düşürsem
    gülümser mi...?

    Kırmızı toprak oluşur mu bedeninden
    yumuşar mı avuçlarımda ıslak
    uzayıp genişler mi...?

    Kocaman şehre bakan
    sıcacık bir balkondan sarkıtıp dallarını
    bir saksı karbeyazı açelya
    suskun bir güvercin.

    ***

    Döndür çarkını çömlekçi
    büyüsün içindeki çocuk
    kurulsun o müthiş denge

    - güzelle çirkin
    doğumla ölüm
    akılla duygu -

    Su ve kil karışınca erdemle
    tuz, güneş ve sabır
    denizler dolusu anfora
    çağlar boyu ateş ve sır.

    Söyle bana çömlekçi
    hamurun harcındaki nem uçunca
    incinince benim kadınlığım
    güveçler dolusu ağıt yazılmaz mı...?

    ***

    Bir ayağım çarkı döndürür
    öteki gitmeye hazır
    ellerimde önce bir top çamur
    sonra ekmek
    sonrası gül
    sıra yavaş yavaş aşka gelmekte.

    Gün olur orman durur gürültüyle
    gün olur ırmak bırakır yatağını
    ben kil kararım
    şişman bir gövdeye minicik tutak
    narin bir vazoya yüklü bir kervan
    sence haksızlık
    bence bilge bir merak
    yapıp yakıştırdığım bu denge.

    ***

    Bütün sınırlarını aştık da dağların
    bütün okyanusların kapılarını
    düşle gerçek kucak kucağa
    köpükle dalgakıran
    ve yalnızlığın deniz feneri...

    Biz ki asırlardır sesiydik aşkın
    bir kuş azatlamadık
    bir boncuk geçirmedik
    incecik bilekteki son boğuma.

    Çömlekçi söyle bana
    nasıl bulunur gizli bir liman
    insan kendine bunca korkaksa...?

    ***

    Bir kadın sevdim şaştı hünerim
    özledim elbette, kim özlemez ki
    yağmur bulutundaki gökkuşağını...

    Bir ayağım çarkı döndürür hâlâ
    öteki gitmeye hazır
    bir ışık hızı
    küçük bir adım.

    Uykulara küskün o kızı avutmadı dünya
    ne benim ellerimdeki denge
    ne senin zincirlenmiş sevdan
    soluk soluğa Pan ve flüt.

    Çığlıkla kesilmiş o bahar şenliğini
    - bir kanlı gelincik
    bir içli şarkı -
    ne benim saçlarımdaki isyan
    ne senin sezilmemiş güzelliğin
    avutmadı dünya.

    Çağlar boyu ateş ve sır
    denizler dolusu anfora.
    ...YOK...







    KANAYIP NE KADAR TUTABİLİRSİN GÜL UĞRUNA DİKENİ
    NE GELEN ANLADI NE GİDEN OLANI BİTENİ


  6. #6
    Misafir SAKSUMA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-10-2006
    Mesajlar
    843
    Karizma Gücü
    0
    Belki de benim o kuş
    yüreği sıcak, elleri yok


    paylaştığın için tşk.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Zerrin Özer hastaneye kaldırıldı!
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde mezarkabul39 tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 18.11.11, 22:11

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •