Doğruluk, düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması anlamı taşıyor sözlük karşılığı olarak.
Gerçeklik ise, gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat.
“Doğruluk” ve “Gerçeklik” kavramları sürekli karıştırılan kavramlardır.
Mantık biliminde, “doğruluğun” anlamı, bir önermenin belli bir dilin gerektirdiği koşullara ve belli bir olgu durumuna göre konumudur.
Felsefede ise, “doğruluk” sözcüğünün anlamı, doğruluk ölçütünün gerçekliğe ya da bilgiye uygulanmasına göre değişir.
Klasik mantıkta, doğru bilgi, düşünce ile nesnesi arasında bir özdeşleşme olmasını gerekli kılar.
Bir yargı doğruysa, ileri sürdüğü şeyin de var olduğu söylenebilir.
Geleneksel doğruluk anlayışı, bir önermenin bir nesneyle uyuşmasına dayanır. Bu düşünceye karşıt olarak, bir fikir gerçek olabilir ya da herhangi bir şeye karşılık olmadığı için düşüncesi yanlıştır denebilir.
Peki, bu durumda yanılmanın kaynağı nedir?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
