Altın Öğütler


Bu hafta bilgi teknolojisinden, hatta teknolojiden tamamıyla uzaklaşacağız. Yüzyıllık "Kurum"lardan yepyeni "Kuruluş"lara kadar, her yerde görülebilecek olan bazı yönetim stillerinin çalışma ortamına, dolayısıyla sonuçlara olan etkilerine biraz göz atacağız. Burada verilen örneklere eklemeler yapmak elbette mümkün, ancak, sadece buradakileri bile uygulasanız çalıştığınız kuruluşa yeterli derecede zarar vermeyi başarabilirsiniz. Ana kural: Oturduğunuz koltuğun gereklerine göre değil, "Kafanıza göre" davranın. İşgal ettiğiniz makamın belli davranış sorumluluklarını da beraberinde getirdiğini düşünmeyin. Tüm davranışınızı "Koltuğunuzu kaybetme" korkusu yönlendirsin. Şimdi örneklere geçelim:

"Öncelik" kavramını unutun. Şirketin bir, beş veya on tane önceliği olmaz. Şirketin yüz tane, bin tane "Öncelikli" işi olmalıdır. Öncelikleri, sizden daha yukarıdakilerden gelen emirlere göre sürekli değiştirin ve bunu "Çabuk karar verme becerisi" veya "Girişimci, değişimci ruh" gibi kavramlarla açıklayın
İşi daima istisnalara dayanarak yönetin. Ana resmi hiç bir zaman görmeyin. Görseniz de görmüyormuş gibi davranın. Olumsuz tek bir vak'a için tüm süreçleri değiştirin. Herşeyi yıkın, yok edin.
Yöneticilerinizin yaptığı hiçbir şeyi beğenmeyin. Size "Nesini beğenmediniz?" veya "Peki sizin öneriniz nedir?" diye sorulursa cevap vermeyin. Ola ki, sizin beğenmediğiniz şey, sizden daha yukarıdakiler tarafından çok beğenilecek olursa bu kez yepyeni saldırı yöntemleri deneyin.
Sizden daha yukarıdakiler, sizin altınızda çalışan yöneticileri takdir ettiğinde tehlike çanlarının çaldığını unutmayın.
Sizden daha yukarıdakilerin size uyguladıkları baskıyı asla filtrelemeyin. Siz, baskı altında bile olsa, şirket için doğru kararları verip adamlarınızı çalıştırmak için değil, baskıyı olduğu gibi aşağı iletip doğru-yanlış her türlü talimatın yerine getirilmesi için para alıyorsunuz.
Sürekli olarak altınızdakilerin bir açığını arayın. Bir şey yakaladığınızı zannettiğiniz anda bağıra bağıra suçlayın. Konu araştırıldıktan sonra suçlamanızın yersiz olduğunu anladığınızda "Boşu boşuna telaş etmişiz" diye rahatlayacağınıza, iddianızın aksi ispatlandığı için daha da hınçlanın. Saldıracak başka bir şey bulun.
Hiyerarşiyi sürekli delip geçin. Maiyetinizde çalışan yöneticilerin altındaki kişilere doğrudan iş verin, ama hesabını o yöneticiden sorun.
İnsanların önünde avazınız çıktığı kadar bağırın, hakaret edin. Yerlere birşeyler fırlatın. Bağırmak, en güzel iş yaptırma ve saygı uyandırma yöntemidir.
Yöneticilerinize "Beni bu detaylarla meşgul etmeyin" deyin ama onlara sürekli detay düzeyde sorular sorun. Cevap olarak "Araştıralım, bilahare size bilgi verelim" denirse "Senin Dünyadan haberin yok" diye saldırın.
Bilmediğiniz konuları size öğreten yöneticilerinizi yok edin. Sizin altınızda en az sizin kadar zeki, bilgili, eğitimli veya deneyimli kimse çalışmamalıdır.
Kendi yöneticilerinize değil, dışarıdan ukalalık yapanlara inanın.
Mutfakta yemeğin nasıl piştiğini öğrenmeyin. Bunun yerine, pişen yemeği yere dökün.
Emin olun, şirketinize zarar verme konusunda çok başarılı olacaksınız.




Oguz C. Gel


info@oguzgel.com
http://www.oguzgel.com