Önemliler ve Aciller


İş yaşamınızda bugüne kadar katılmış olduğunuz birçok yönetim ve zaman kullanımı eğitiminde, gün boyu yaptığınız işlerin önceliklendirilmesinin öneminin sürekli vurgulandığını sanırım tümünüz hatırlarsınız. Özellikle zaman yönetimi seminlerlerinde üzerinde çok yoğun olarak durulan nokta, başınıza açılan işlerin hangisinin acil, hangisinin önemli olduğunu çok iyi değerlendirmeniz ve iş gününüzü buna göre planlamanız gerektiğidir. Size sürekli olarak önemli işlerinize öncelik vermenizi, sağdan - soldan gelen ve “Aman!.. Çok acil... Bilmemkim bey yarım saat içinde cevap bekliyor” denen işlerin gerçekten önemli olup olmadığını sakin kafayla yargılayarak, gerektiğinde filtrelemenizi söylerler.

Gelin görün ki, tipik bir iş gününde... Bırakın iş gününü, tatil gününde veya iş seyahati sırasında bol miktarda “Acil” talep ile karşılaşırsınız. Kimseyi kıramayacak bir yapıda iseniz, hatta biraz da deneyimsizseniz çoğu kez başkalarının size son anda yüklediği işler bir anda sizin belirlediğiniz öncelikleri alt-üst eder. Hangi pozisyonda olursanız olun, hatta bir şirketin en tepesinde bile yer alsanız sizin zamanınızı siz değil, başkaları yönetmeye başlar. Planladığınız ve gerçekten büyük öneme haiz işler gecikir, sonuçta bu başarısızlığın faturası sadece ve sadece size çıkar.

Yukarıda saydığımız örneklerin hiçbirinize çok uzak ve yabancı olduğunu sanmıyorum. ªimdi... İşin bir diğer boyutu da var... Gelişen teknolojinin günlük hayatımıza getirdiği yeniliklere, haberleşme olanaklarına ve Dünyayı saran iletişim devriminin ürünlerine bir bakın. Hatta, biraz daha dikkatlice bakın. Özellikle de reklamlarına bakın. “Her zaman, her yerde” gibi sloganları dikkatle inceleyin. Pasifik kıyısında pırıl pırıl parlayan suyun yanındaki şezlongundan e-posta gönderen adamın yaşam biçimine gıpta edin. Ne kadar çekici, çarpıcı, yeni, modern değil mi? Yeni bir çağın yeni yaşam biçimini sürekli vurgulamıyor mu?

Şimdi işin bir diğer boyutuna gelelim. Bütün bunlara karşı çıkmak, teknolojinin karşısında durmak elbette anlamsız ve olanaksız. Bırakın tüm bu kavramları, dağa çıkıp fırtınaya yakalanan veya elektrik direğinde asılı kalan kişilerin cep telefonuyla kurtarılması bile iletişim teknolojisinin insan için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya yeter de artar bile. Ancak, bir düşünelim lütfen. Bu iletişim olanaklarının her dakika, her yerde, her zaman, kısıt tanımaksızın... Ama ne yazık ki, zaman zaman abartılı şekilde kullanılmasının gerek özel, gerekse iş yaşamınıza olumsuz etkilerini hiç gözlemlemediniz mi? Özel hayatı bir an için boşverelim ve çok sevdiğimiz şirketlerimizin işinin her şeyden daha önemli olduğunu düşünelim. Yine şirketin iyiliği için planladığınız zamanınızın ve iş önceliğinizin, teknoloji sayesinde aniden gelen bir talimatla, bir anda alt-üst edilmesinin şirketinize her zaman fayda getirdiğinin garantisini verebilir misiniz bana? Yeni teknolojilerin getirdiği yeni olanakları kullanırken, özellikle de bir yönetici olarak maiyetimizdeki arkadaşlardan bu sayede kafamıza estiğinde yepyeni bir iş isterken bunun gerçekten de şirketimizin lehine olup olmadığını iyice tartmak daha iyi olmaz mı sizce?



Oguz C. Gel


info@oguzgel.com
http://www.oguzgel.com