Panik kelimesi; mitolojide, "pan" adı verilen ve vücudun üst kısmı insan, alt kısmı keçi biçiminde olan yaratıktan gelmektedir. Pan, sürüler tanrısıdır ve gerek korkunç görünümü gerekse ürkütücü çığlığı ile sürülerin, orman ve su perilerinin korku içinde kaçışmalarına yol açar. Literatür gözden geçirildiğinde panik bozukluğunun yüzyılı aşkın bir süredir oldukça farklı terimlerle tanımlandığı görülmektedir. Panik bozukluğunun tarihçesi, anksiyete ile kardiyovasküler bozukluklar arasındaki ilişkinin araştırıldığı bir süreci kapsar. 1860'lardaki Amerikan İç Savaşı sırasında Jakob Mendes DaCosta askeri hastaneler arasında, herhangi bir yapısal bozukluk bulunmamasına karşın şiddetli ğögüs ağrısı, çarpıntı ve diğer kardiyak bulgularla karakterize bir tablo bulunduğunu belirlemiş ve bu tabloyu "irritabl kalp" olarak tanımlamış bu veya "DaCosta sendromu" terimi 1800'lerin sonlarına kadar kullanılmıştır.
Sigmun Freud 1895 yılındaki bir makalesinde irritabilite, baş dönmesi, parestezileri, kalb spazmları, terleme ve solunum güçlüğü gibi belirtilerle belirli bir sendrom tanımlamış ve "anksiyete nevrozu" terimini psikiyatri literatürüne katmıştır. Freud dahada ileri giderek bu sendromu ataklar şeklinde seyreden veya kronik formlarının bulunabileceğini öne sürmüştür.
1918 yılında Sir Thomas Lewis benzer tablo için “efor sendromu” terimi kullanmış; daha Oppenheimer temel belirtilerin kardiyak bulgular ve fiziksel tükünme olduğu bu tabloyu “nörosirkulatuvar asteni” teriminin daha iyi tanımlayabileceğini belirtmiştir.
Benzer şekilde panik ataklar ile agorafobi arasındaki ilişki yaklaşık olarak bir asırdan beri biinmektedir. Nitekim Freud 1895 yılında “obsesyonlar ve fobiler” başlıklı makalesinde “Agorafobi olgusunda ... çoğu kez bir anksiyete atağı yaşantısı saptarız. Hasta aslında kaçamayacağına inandığı özel durumlarda böyle bir atağın oluşacağından korkmaktadır.” Şeklindeki satırlarda anksiyete atağı ile agorafobi arasında böyle bir bağlantıyı vurgulanmasına karşın agorafobi yıllarca bir fobik bozukluk olarak ele alınmıştır .
(Psikiyatri Temel Kitabı hyb. 1997 ,sy 461)


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla