• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8

    AbÉlard Ve HÉloise

    Aşağıdaki satırlar Fransız tarihinin (belki de insanlık tarihinin) en dramatik aşkının kahramanları şair, filozof Abélard ile öğrencisi Héloise'ın birbirlerine yazdıkları mektuplardan alıntılanmıştır. 1079 yılında Nantes yakınlarında doğan Abélard gençliğinde felsefe ile ilgilenir. Eğitimini sürdürmek için Paris'e gider, dinbilim dersleri alır ve konuşmaları ile Paris'i adeta fetheder. 37 yaşında iken 12. Yüzyılın sıradışı kadınlarından; akıllı, eğitimli, güzel, Héloise ile tanışır. Héloise o sırada 15 yaşındadır. Felsefe eğitimi ile başlayan bu tanışıklık tutkulu bir aşka dönüşür ve Héloise 1118'de bir erkek çocuk doğurur. Gizlice evlenirler. Héloise evliliğin Abélard'ın filozof kişiliği ile bağdaşmayacağını düşünmektedir. Héloise'ın dayısı Fulbert gayrimeşru çocuk doğurduğu gerekçesi ile (kimilerine göre yeğeninde gözü de vardır) çifte karşı son derece acımasız eleştirilerde bulunur ve onları taciz eder. Abélard karısını Fulbert'ten korumak için bir manastıra gönderir. Karısını korur, ama kendisini koruyamaz... Fulbert bir iddiaya göre kendi elleri ile Abélard'ı hadım eder. Abélard'ın tüm eserleri mahkeme kararı ile yakılır. Abélard rahip, Héloise rahibe olmuştur. Bir gün Héloise'ın eline bir mektup geçer :

    "Elin. elin değmiş bu mektuba "


    satırı ile başlayan mektupla Abélard'a cevap yazar...
    Gerçekte 7 mektup vardır; ve bu mektupları Ronald Duncan oyunlaştırmıştır.




    AB&#201ARD VE H&#201OISE

    Elin. . . elin değmiş bu mektuba.
    Teşekkür ederim; bana yazmamışsın ama.
    Aşık olduğum elin. O aşka susamışım.
    Hakkım var o elin yazdığı mektubu açmaya.
    ...........

    Çünkü aşkım ölümüm oldu benim.
    Şairlik taslamıyorum.
    Gerçek bu: Sen olmayan her şey için ölüyüm ben.
    Her gün seni unutacağım diye yeminler ediyorum,
    Sonra seni düşünürken kendime yakalanıyorum.
    Zaaflarıma kızıp köpürüyorum,
    Sonra iyi ki zayıfım diye şükürler ediyorum.

    * * *
    İnkar etme beni, kendini, ya da bizi.
    Yaz bana, gizli düşüncelerini öğreneyim.
    Kıskanmaya gücün varsa,
    Tek rakibin, öptüğüm mektupları kıskan.
    Küçücük bir kuş gibiyim.
    Havam sensin es üstüme.
    Küçücük bir balık gibiyim.
    Suyum sensin ak üstüme.
    Suskunluğun çöl olur bana.
    Suskunluğunda boğulurum.

    * * *
    Tanrım! Nasıl da gıpta ediyorum,
    Sevgisi bizim gibi olmayanların mutluluğuna.
    Nasıl da uğraştım kendimce sana kara çalmaya.
    Aklımdan tüm kusurlarını tekrarladım durdum.
    Bu da işe yaramadı.
    Hatalarında da sen vardın.
    Onları hatırlarken erdemlerin geliyordu aklıma.
    Filozof dediğin, lafın tek gerçeğinin yine laf olduğunu iyi bilir.
    Edebiyatın en iyisi bile küçücük bir yaprak kadar hayat dolu değildir.

    * * *
    Bu satırları yazarak beni inciten elinden nefret ediyorum şimdi.
    En tembel adam bile bir tohum ekebilir,
    Marifet bakmakta ektiğin tohuma.
    Başkalarının malıysak eğer tutkunun aracı oluruz da,
    Asla dillendiremeyiz onu.
    Köpeğe tasma takmasan da,
    Sadakati bağlar onu sana.
    Bilirsin ki isteyerek kalmaktadır yanında.
    İşte ben bu özgürlüğü istiyordum...




    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  2. #2
    Buena Vista Social Club
    Kayıt Tarihi
    03-05-2006
    Mesajlar
    3,708
    Karizma Gücü
    0
    çok duygusal bir yazı teşekkürler özellikle bu kısım çok hoşuma gitti
    Elin. . . elin değmiş bu mektuba.
    Teşekkür ederim; bana yazmamışsın ama.
    Aşık olduğum elin. O aşka susamışım.
    Hakkım var o elin yazdığı mektubu açmaya.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •