İnsanoğlu dünya hayatında yaşama başladığında çeşitli zorluklarla karşılaştı. Yaşama dört elle sarılırken, yaşamı ögrenmeye ve sorgulamaya başladı. Hayatı anlamaya ve ona anlamlar yüklemeye başladı.
Hayatın sorunlarıyla uğraşıp; neden, niçin, sebeb ve sonuç ilişkilerini kurmaya çalıştı.
Cevap veremediği her konuyu tanrısallığa ve ruhsallığa bağladı.
O nedenle bir sürü tanrı ve tanrıça edindi. Hayat hakında anlayamadığı her şeyi onlara yükleyerek onları güçlendirip ölümsüzleştirdiler.
Korktukları ve güçlerinin yetmediği ; neden, niçin , sebeb ve sonuç ilşkisi kuramadığı her şeyi tanrıları ve tanrıçaları ilan ettiler.
İnsanların gördükleri rüyalar ve bu rüyalarda karşılaştıkları varlıkların ruhsal olduklarına ve bilmedikleri başka bir alemde yaşadıklarına inanıp öte alem yaşamını güçlendirerek ruhların ve ruhsallığın egenliğini oluşturdular.
Tıpkı bu dünyadaki gibi bir yaşam kurup, iyiler için cennetvari, kötüler için cehennemvari dünyalar oluşturdular. Bu nedenlede ölülerinin yanlarına dünyada sevdikleri ve öte alemde ihtiyaç duyacakları eşyalarını bile onunla birlikte gömdüler. Bunu daha da ileriye vardırıp, atını ve hatta karısını bile yanına gömen inanç toplulukları oluşturdular.
Her kabile ve kavmin Tanrı ve tanrıçaları var oldu. Dünya işerini onlara bölüştürüp : Yer, gök, ve yıldızlardan kader tanrıları ve tanrıçaları, deniz, bereket, aşk vs tanrı ve tanrıçaları edindiler. Onları güçlü kılmak adına bazı hayvan figürlerini ekleyerek yarı insan, yarı hayvan tanrı ve tanrıçalarını başlarına musallat ettiler. Zaman içinde hayatın güçlüklerini yendikçe Tanrı ve tanrıçalarını kendilerine benzeterek hayvan figürlerini atma gereği duydular.
İnsanoğlu hayat yolunda ilerledikçe, site ve şehirler kurup bu sitelerin korunmasını tanrı ve tanrıçalarının korumasına verdiler.
İnsan güç kullanıp diğer kabile, site ve şehirlere egemenlikler kurmaya başlayınca ; mağlup olanların ölümsüz tanrı ve tanrıçaları ya ölümü yada galiplerin tanrı ve tanrıçarının egemenliğini seçip, yardımcıları veya melekleri konumuna geçtiler.
İnsanoğlu şehir ve siteleri ele geçirip devletler kurmaya başladığında ; diğerleri üzerinde hakimiyet ve egemenlik kuranların Tanrı ve tanrılçaları daha da güçlenerek bu zaferden onurlanıp baş tanrı ve tanrıçaları oldular.İnsanoğlu ölümsüz tanrı ve tanrıçalarını öte aleme yollayıp insanlık tarihinin masal ve miyoloji mezarlığına defnetme gereği duydular. Onlar artık binbir gece masallarının kahramanları olup, eğlence konusuna dönüştürüldüler. Mısır binlerce ölümsüz tanrı ve tanrıçayı elemine ederek Amon ve Ra tanrısını ölümleştirmeyi gerekli gördü. Daha sonra her ikisi birleşip Amon-Ra oldu. Artık devletler kabile tanrı ve tanrılarının yerine , ölümsüz ulus tanrı ve tanrıçalarını baş tacı etmeye başladılar. Artık tanrılar tanrıçaları da kullanıp onlar üzerinde egemenliklerini ilan ettikçe, erkek egemen tanrılar insanlığı yönetmeye başlarıp, tanrıçaları melekleştirdiler. Ulus tanrısı Hz Musa aracılığla güçlenmeye ve yer yüzünde hakim olmaya başladı.
Devletler devletle mücadele edip imparatorluklar kurulmaya başlandığında bütün ulusları birleştiren ümmet tanrısı gerekli görülmeye ve yönetim erkine yardımcı olacak daha güçlü bir tanrı arayışı başladı.
Nihayet zaman içinde aranan güç bulundu ve Hz. İsa ile, Hz. Musanın Tanrısı ümmet Tanrısı haline geldi.Bizans İmparatoru aziz ilan edilerek Hz.İsa'yı ümmet tanrısının elçisi ve oğlu ilan edip, yönetim erkine katmayı uygun gördü. Bütün pagan tanrılarına ve mabetlerine savaş açıp, Ümmet Tanrısının gücüne güç kattı.
Bu güce karşı, güç oluşturan diğer devletler de Hz. Muhamed'i elçi olarak görüp, onun anlamlandığı Tanrısal gücü , diğerine karşı kullanmayı gerekli görüp Müslümanlığı daha güçlü hale getirdiler. İmparatorluklarla insanoğlu tek tanrıcılığı hakim kılarken, tek tanrıya değişik anlamlar yükleyen , oğul ve elçilerinin savaşlarını başlatmayı gerekli şartlar olarak ilan ettiler.
Hz.İsa'nın göğe yükselişi, Hz. Muhammed'in mirac'a çıkışıyla tek tanrı anlayışları uzayın derinliklerine çekilerek, bütün alemi, yıldızları ve galaksileri yöneten güç haline geldiler.
Çoklu ölümsüz tanrı ve tanrıçaları insanlık tarihihin mitolojik mezarlığına gömen insanoğlu, kurduğu düzenle binlerce ve belkide milyonlarcasını önce ölümsüz ilan edip, sonrada defnetme gereği duydular.
Yorumlarınız konuyu daha genişletip, insanoğlunun tanrı ve tanrıçalar karşısındaki zaferlerini perçinleyerek insoğlunu yüceltecektir.
Saygı ve hürmetlerimle.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


pen Court Publishing, 1992, s. 241

