BES araştırması: Şiddet uygulayanların çoğu, zamanında şiddete maruz kalmış kişiler
ANKARA - Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) tarafından hazırlanan "Eğitim Bileşenleri Araştırma Raporu"nda, "Çocuğunu, öğrencisini, emri altındakileri ya da karısını döven, şiddet uygulayan birçok kişinin, zamanında kendinin de şiddete maruz kaldığı" belirtildi.
BES AR-GE Kurulu eğitim uzmanlarının bin 10 sendika üyesiyle görüşerek hazırladığı raporda, görüşülen kişilerden 938'inin çeşitli nedenlerden dolayı şiddete maruz kaldığı belirtildi.
Bu kişilerin, "yüzde 88'inin anne baba, yüzde 60'ının kardeş, yüzde 29'unun akraba, yüzde 31'inin komşu çocuğu, yüzde 9'unun polis, yüzde 23'ünün öğretmen, yüzde 19'unun askerde komutanı ve yüzde 22'sinin ise tanımadığı kişilerden" şiddet gördüğü kaydedildi.
Çocuğun yetiştirilmesinde veya eğitiminde kullanılan şiddetin, olumlu anlamda hiçbir zaman işe yaramadığı vurgulanan raporda, "Şiddet uygulanan çocuk, istenilen davranışı sadece dayak riski devam ettiği sürece yerine getirir. Dayak riskinin ortadan kalktığı hissedildiğinde, istenmeyen davranış tekrarlanır. Çocukların olumsuz davranışlarını değiştirmede, ceza yerine, ödüle yer verilmesi gerekir. Çünkü sürekli cezalandırılan çocuğun, bu hareketi neden yapmaması gerektiği ana fikrini alması zorlaşır" denildi.
Çocuklar örnek alıyor
Çocukların söyleneni değil, yapılanları örnek aldığına dikkat çekilen raporda, çocukların genellikle kendilerine vuran, kızan ve eleştiren birine başkaldırdıkları, onun söylediklerini yerine getirmek istemedikleri ifade edildi
Şiddet sebebiyle çocukların, disiplinin asıl amacı olan doğru ve yanlış ayırımını öğrenemediği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:
"Dayak birçok negatif etkiye sahip olduğu gibi kesinlikle çözüm oluşturmuyor. Dayak, çocuğa şiddeti öğretmesi yanında, toplumda şiddetin kanıksanması ve yerleşmesi tehlikesi de yaratıyor. Çocuğunu, öğrencisini, emri altındakileri ya da karısını döven, şiddet uygulayan birçok kişi, zamanında kendi de şiddete maruz kalmış oluyor. Şiddet, çocuğun hayal kırıklıklarıyla, sinirle, stresle ve depresyonla başa çıkabileceği daha ılımlı yolları öğrenmesini engelliyor."
Küçük yaşta maruz kalınan şiddetin yaraları iyileşmiyor
Şiddetin ömür boyu devam eden olumsuz etkilerine de dikkat çekilen raporda, küçük yaşta şiddete maruz kalan çocukların iç dünyasında onulmaz yaralar açabileceği vurgulandı.
Çocuğun idrak yeteneği geliştikten sonra bile şiddet uygulamanın, bağırmanın ve fiziksel güç kullanmanın tehlikeli olduğu belirtilen raporda, "Şiddet kullanarak, çocuğunuzun bedensel veya ruhsal olarak yaralanmasına neden olabilirsiniz. Çocuğunuzun gösterdiği yaramazlıklara, şiddet ve dayakla tepki gösteriyorsanız, bu sizinle ilgili çözülmesi gereken psikolojik bir problemin habercisi olabilir" denildi.
Dayak toplumsal bir fenomen
BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Dayağın toplumsal bir fenomen olarak" ele alınması gerektiğini belirterek, "Bir şiddet türü olarak dayak, bizim sosyal hayatımızın bütün boyutlarında maalesef vardır" dedi.
Toplumun kültüründe şiddet normalleşmişse uzun vadeli ve ciddi hukuki ve kurumsal düzenlemeler yapmak gerektiğini ifade eden Avcı, şunları kaydetti:
"Ayrıca topyekun eğitim faaliyetiyle dayak olayı ortadan kaldırmalı. Toplumunun kanaat önderleri başta olmak üzere, bu konuda topluma bir zihniyet dönüşümü pompalanmalı. Bunun da yolu dört başı mağrur bir eğitimden, dini ve kültürel değerleri doğru anlamak ve anlatmaktan, insan merkezli bir eğitim anlayışını hem müfredatlara hem de hayatın içine koymaktan geçer."
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla