dogam tarafından gönderildi.
1996 yılında Türkiye’nin çoğu bölgesinde deprem dereceleri değişti. Genelinde düşürüldü (4. dereceden 2. dereceye -2.dereceden 1. dereceye gibi olumsuz yönde),
1998 yılında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik yeniden düzenlendi.
Betonarme- Statik hesap şekli değiştirildi, ve 01 Ocak 1998 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bundan önceki Yönetmelik 1975 yönetmeliğidir.
1996 yılı deprem dereceleri değişmeden ve 1998 yılı yönetmeliğinden önce yapılan konutların durumu nasıl değerlendirildi. Mevcut yapılar için devlet ne gibi önlemler aldı.
Yakın zamana kadar hazır betonun kullanılmadığı agrega malzemesinin yıkanmadan kullanıldığı, vibrasyon (sıkıştırma) yapılmadığı, şimdi bile doğuda bazı bölgelerde hala elle karıştırılan beton döküldüğü, deprem derecelerinin değişmesi, Yönetmeliğin yeniden düzenlenmesi göz önüne alındığında ; mevcut binaların depreme nasıl dayanıklı yapılar olduğunu göz önüne sermektedir.
1996 ve 1998 yılına kadar yapılan yapılar, okul, hastane, resmi kurum ve insanların toplu hareket ettiği mekanlar ve konutların sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Bu yapıların risk analizleri nedir. Hükümet bunlar için bir çalışma başlatmış mıdır.
Bazı Resmi Kurumlar ve Bakanlıklar kendi imkanlarıyla kısmen inceleme yaptırarak gerekli olanları güçlendirme yaptırmaktadır.
Peki ya vatandaşın oturduğu konutlar? Bunlar için ne yapılmıştır. Şimdi hükümet uzun vadeli krediler vererek TOKİ projeleri başlatmıştır. Sağlam yapılar yapacaksınız, TOKİ nin uygulaması 3 tip olup , en az m2 li olanı fakir ailelere , fazla m2 li olan konutlarıda zenginlere uzun vadeli kredilerle lüks daireler olarak satmaktadır. En son örneğide Antalya’da gazetecilere 50 adet konut ayrılmıştır , çekiliş ve kura olmadan. (haber yerel gazetelerde yayımlanmıştır)
Mevcut binalarda oturan vatandaş kendi kaderine terk edilmiştir. Yeni yapılanma yerine mevcut konut sahiplerine uzun vadeli krediler verilip önce o yapıların güçlendirilmesi depreme dayanıklı hale getirilmesi, ondan sonra da yeni konutlar yapılması gerekmez miydi. Amaç gerçekten vatandaşı düşünmek onu korumaksa , ben bu anlamda hükümetin samimi olduğunu düşünmüyorum. Değerlendirmeyi takdirlerinize bırakıyorum.