Cennetin kapıları
Günlerden bir gün büyük bir gürültü kopmuş. Insanlar şaşkın bakışlarla gürültüyü anlamaya çalışırken bir ses: “Ey insanlar! Cennetin kapıları açıldı!” diye bağırmış. Herkesler koşuşturmaya başlamış, cennete girebilmek için acele etmiş. Bu karmaşanın içinde karısı topal bir adam, karısını peşinden çekiştiriyormuş. Adam var gücüyle karısını sürüklesede çok yavaş ilerliyorlarmış. Insan sürüsünün çok gerisinde kalmışlar ki bir ses: “Cennetin kapıları kapanıyor!” diye bağırmış.
Adamın topal karısı bu hızla giderek kapılar kapanmadan varamayacaklarını anlamış. Kocasına: “Sen benim erimsin, erkeğimsin. Namazını ibadetini bugüne kadar hiç aksatmadın. Cennet senin hakkın, bırak beni de git,” demiş.
Adam bakmış ki cennetin kapıları ağır ağır kapanıyor. Sonra dönüp karısına bakmış. “Hayır karıcım, nasipse beraber gireriz, değilse girmeyiz,” diyerek karısının elinden tutarak yoluna devam etmiş. Yetişememişler, kapılar kapanmış. Nasip değilmiş derken, yine göklerden bir ses gelmiş: “Ey insanlar, bu bir imtihandı. Cennet bir kalpte yer etmektir, birini kalbine buyur etmektir.”
Fani olan bu dünyada bir gerçeğim var ki, ruhumda silinmez izler bırakır. Kalbimde yokolmayacak yerler eder. Kan dinmemezcesine kaynar. Tüm iç güdülerim haykırır onun adını. Bağırır!
Gönlümü yaşatan, gönlümde yaşayan ve gönlüne kapatan tek özel kişi, senin kalbin cennetimdir. Kalbindeki yıkılmaz tahtımı sonsuzluk boyu son şovalye gibi koruyacağını bildiğim adam, senin kalbin ebedi evimdir!


LinkBack URL
About LinkBacks

