• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    rnsyn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-10-2006
    Mesajlar
    170
    Karizma Gücü
    0

    Benim Dayım...

    Çocukluğumda şekilleri, resimleri seçmeye başladığım andan itibaren oturma odamızın duvarında asılı bir Atatürk resmi hep vardı. Dedemin askerlik resmiyle yan yana dururlardı. Dedemin resmi bıyıklıydı. Eskiden askerler bıyıklı da olurlarmış.Ama, Ata’nın resmi daha çok ilgimi çekerdi.Saçlarını arkaya taramış tertemiz giyimli bir adam. Kara tahtanın başına geçmiş, çocuklara bir şeyler öğretiyor.

    Annem anlatırdı.Yeni emeklemeye başladığım yaşlarda yerlerde sürüne sürüne duvarın dibine gider, parmağımı duvardaki resme doğru uzatarak:
    “Atta!” dermişim, “atta!.”

    Annem, tamamlarmış:

    “Dayı!”

    “Atta!”

    “Atatürk! Dayı!..”

    Ağladığımda,annem:

    “Dayısı, gel dayısı! Gel yeğenini sustur dayısı”diyerek beni duvardaki resimle avuturmuş. Duvardaki o heybetli resme bakar,susarmışım.

    Beni yemek yemeye zorlarken:

    “Dayı,yemeğini yesin, diyor.Bak, yemezsen dayı kızar sonra.”

    Dayımı kızdırmamak için yemeğimi uslu uslu yermişim. Uyutmaya çalışırken,resmi getirir yastığımın kenarına koyarmış:

    “Eeee,eee! benim oğlum ninni! Dayısı,bak, benim oğlum uyuyacak, ninni!..”

    O yaşlarda,duvardaki bu resmin kim olduğunu nereden bilecektim.Bilincime yerleşen tek şey vardı; o benim dayımdı... Hayal meyal anımsıyorum. Yeni yeni konuşmaya başlamıştım. Uzak bir köyden Nuri dayım evimize konuk geldiğinde işler karışmıştı.Annem, duvardaki resmi unutarak beni Nuri dayımın dizine oturtmuş:
    “Bak, bayı;bu dayı, bak!” demişti.

    Nuri dayımın pos bıyıklarını çekiştirmeye çalışırken bir duvardaki resme, bir Nuri dayıma bakmış, birbirlerine hiç benzetememiştim.Sonunda, parmağımla, bir duvardaki resmi, bir Nuri dayımı göstererek işin içinden çıkmaya çalışmış, pelte konuşmamla:

    “O dayı, bu dayı!”demiştim.

    Annem tamamlamıştı:

    “He oğlum, o da dayı, bu da dayı.”

    ***

    İlkokula başladığımda, sınıftaki arkadaşlarımdan önce, kara tahtanın tepesinden hep beni süzen o dayıma ısınmıştım. Ders çalışmadığım, yaramazlık yaptığım zamanlar gözlerim hemen o resme kayardı.Dayımın kızacağını düşünürdüm...

    Bir gün boş bulunmuş, yanımdaki çocuğa duvardaki o resmi göstererek kulağına :
    “O, benim dayım” diye fısıldayıvermiştim..

    Çocuk, çok şaşırmış, hemen parmağını kaldırarak :

    “Anaaa! deli mi ne bu! Öğretmenim, bu çocuk diyor ki, Atatürk benim dayım...”

    Öğretmenin kızmasını beklerken, gülümseyerek yanıma gelmiş, saçlarımı okşamıştı. Dayım, bütün, öğrencilik yaşamım boyunca,dayım hep yanımda, yol arkadaşımdı. Devrimci oldum, solcu oldum. Ama o, bir “akraba” olarak yüreğimdeki yerini hep korudu. Ona hiç laf ettirmedim.Ona küfür edildiğinde,büstleri kırıldığında, heykellerine boya atıldığında hep bir yanlarım sızladı. Onu sevmeyen, hakkında kötü söz söyleyen siyasi gruplardan uzak durdum...

    Şimdilerde, kitap okurken, yazı yazarken,çalışma masamın bir köşesinde, çocuklarımınkinden başka iki resim daha durur. Resimlerden biri annemle babama ait. Ölümlerinden önce köyde çektiğim son resimleri. Aralarına da Kangal köpeğimiz Karabaşı almışlar.Köpek deyip geçmeyin. İnsanlığın bu denli kahpeleştiği dünyada o soylu bir köpek ırkını temsil ediyordu. Babam, ondan söz ederken, “Benim için bir evlat kadar değerli” derdi, gücenmezdik.

    Biz de onu bir kardeşimiz gibi severdik çünkü.Köye dört yıl sonra yeniden gittiğimde bir kilometrelik uzaklıkta tanıdı, yarı yolda karşıladı,geldi ,ayaklarıma sarıldı...

    Masanın ortasındaki resim çocuklarıma ait.Onların yanında kalpaklı bir Mustafa Kemal durur. Ara sıra bu kalpaklı adama bakar, gülümserim. 68’li yıllarda, devrimciler arasında asker parkası, potini ve kalpak modaydı. Babamın köydeki tiftikli kalpağını almış, Ankara’nın göbeğinde başıma geçirmiş, günlerce ter içinde kaldıktan sonra eve bırakmak zorunda kalmıştım.

    Çalışırken ara sıra bu resimlere bakar, onlarla konuşurum.Benim sandığınız bir çok şeyi onlar söyler, ben yazarım... Bu aralar dayımın bakışlarını biraz hüzünlü bulurum.
    Yüreğim paramparça olur!

    İyi yürekli bir kişiden alıntı

  2. #2
    SARI ZEYBEK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-12-2005
    Mesajlar
    894
    Karizma Gücü
    0
    Bizim evdede ATATÜRK resmi asılıydı ve şimdide asılı
    çocuken ilk ögrendiğim kelimelerden biri ATATÜRK!nerden hatırlıcan demeyin annemin ifadesi !!
    Benim ailem bana dayın veya benzeri şeyler söylemedi ama hep bildim çok sevildi ve seviliyor.
    Benim ATAMDI O büyüğüm ve yol gösterenim ve hala yol gösteren ATAMDIR !şimdi evimde iş yerim de karşımda gökmavisi gözleriyle bana bakıyor .bazen çok yorulduğumda, bazen yıprandığımı hissetiğimde, bazen ümitsizliğimde ,hep onunla dertleşirim.bana ''bu sorunları aşacak beni takip etmeye devam edeceksin ''der gibi bakar

    yorulsam bile yılmadan devam edeceğim .
    Siz dünyada hiçbir liderin yapamadığını yaptınız Anadolu coğrafyasında yaşayan insanları bir araya getirip tek bir hedef için mücadele çatısında birer nefer yaptınız
    savaşlar kazandınız
    insanlara en yakışır yönetim şekli CUMHURİYETİ getirdiniz
    devrimler getirdiniz
    her bir cümleniz gelecek için insanlığa hala yol göstermekte
    tüm bunları ihanete ve entrikaya ugrasanızda başardınız

    ben mi?ben özgürlüğümün tadını çıkartıyorum !üniversiteyi okuyup bitirmeyi başarı zanettim .yada iş bulmayı ...
    yada geceleri eğlence mekanlarında boy göstermeyi ..
    ülkemde taş üstüne taş koyacak hiçbir şey yapamadım daha

    sana layık olamadım

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •