ALINTIDIR(Çok afedersiniz konu 2 kere açılmış,nasıl oldu anlamadım)
ALLAH NİÇİN AZÂEDER?!
(Üstadım nedendir bu başımıza gelenler? Neden yaşıyoruz bu sıkıntıları? Allah niye toplumlara böyle azap yaşatıyor?)
-Yavrum sen hiç Kur'ân okumadın mı?
‘’Ellerinizle yaptıklarınızın sonuçlarını yaşarsınız!” uyarısını fark etmedin mi?
İnsanların başına ne gelirse, çok büyük bir çoğunlukla, kendilerini akıllı, çevrelerindekileri aptal kabul etmelerinden gelir!
“Sen âlemi kör, herkesi aptal mı sanırsın?” atasözü neden söylenmiştir acaba?
İnsanların içine düştüğü tüm yangınlar “kendi elleriyle” ya da daha kapsamlı ifadesiyle “organlarının yaptıklarının” sonucudur!
Bir kişi;
· Ya âhıret hayatını hedef alıp, o yolda çalışmalar yapmak için yaşar! Allah Rasûlü ve yolundan gidenler gibi!
· Ya da, geçici dünya zevkleri gözünü kör eder; basiretini bağlar; artık başka hiçbir şeyi düşünmez olup; yalnızca organlarını nasıl tatmin edeceğini düşünerek yaşar!
Birinci düşüncede olanların tek amacı, içinde bulunduğu her ortam ve şartta, beyninde ve elindekileri insanlarla paylaşarak Rasûlullah yolunda yürümektir.
İkinci düşüncede olanlar ise, imanı ve ahıret kaygısını bir yana atarak yalnızca bedensel zevklerini daha iyi tatmin için yaşarlar... Çevrelerini, başkalarını düşünme yeteneğini yitirmişlerdir! “Allah”, onlar için bir kelimeden ibaret kalmıştır; âhıretleri ise yarınki günden ibarettir! Sahip oldukları şeyler MEKR yollu kendilerinde olduğu için de Rasûl yolunda değerlenmezler, dünya batağında onları biraz daha batırıcı yük olarak boyunlarında asılı kalır! Onlar ne oruç bilir, ne namaz! İçki de mubahtır, zina da! Lâfta melekûtta gezerler, ama ne çare ki, eylemde esfeli sâfilinde saplanmışlardır; uyanasıları yoktur!
Tasavvufun kıyısından geçmişlerse eğer, aldıkları ilim kendilerini beşeriyet batağında batırmaya yarayan gülleler olarak yığılıp kalmıştır üzerlerinde!
Dünyaları hüsrandır; âhıretleri hüsran!
İnsanlar ne zaman, organlarının zevkleri için yaşamayı hedef alıp, bu uğurda çevresindekileri ezip geçmeye başlarlarsa; başkalarını düşünmeyi bir yana bırakıp, yalnızca kendilerine zevk veren, eğlendirenler için yaşarlarsa, işte o zaman musibetlere dâvet çıkarmış, karabulutları çağıran paratoner olmuşlardır! Ummadığı anda yıldırım çarpar! İnme iner; sille yer!
Allah’ın yeryüzünde konuşan dilleri vardır; hayra ileten elleri vardır! Onlar HAK’kı tavsiye ederler! Onları değerlendirmeyip, nankörlük yapanlar; kendilerine uzanan yardım ellerini, “benim malımda mülkümde, koltuğumda, sahip olduklarımda gözü var da onun için bana hitap ediliyor,” diye geri çevirenler, bunun sonucunu da yaşarlar!
Allah yoluna harcanmayanlar nereye gider? Bunu göremeyecek kadar kör olanlar düştükleri batağı fark ettiklerinde iş işten iyice geçmiş olacaktır!
Şeytanına tâbi olarak, gerçekleri görmekten perdelenmiş olanlar, TÖBE de edemeyecekleri için; kendi elleriyle kendi geleceklerini cehennem etmektedirler.
Bil ki, insanlar düşünce, değerlendirme ve yaptıklarıyla ya cenneti yaşayacaklardır; ya da bu alanlardaki yanlışları ve yanlışta ısrarları ile hem kendilerini hem de kendilerine bağlı olanları helâk edeceklerdir!
Karabulutlar kendileri gelmeyip; insanların davetine icâbet ederek onların başı üzerinde birikmeye, yoğunlaşmaya başlamıştır!
“Rüzgarın esmeye başlamasından yağmurun geleceğini anlarsınız!” diyen İsa aleyhisselâmı ne çabuk unuttunuz!
www.allahvesistemi.org


LinkBack URL
About LinkBacks
EDER?!
BE de edemeyecekleri için; kendi elleriyle kendi geleceklerini cehennem etmektedirler.
Alıntı Yaparak Cevapla



