ÇRPIK AYAKKABILAR, Ç
RPIK AYAĞA UYAR…
Karanlık, puslu bir güne gözlerimi açtım.
İstanbul’un da, ülkenin de üzerini kara bulutlar kaplamış…
Kadim dostumuz (!) Fransa, yeni dünya düzeninde özgürlüğün başlangıç noktası olarak kabul gören Fransız ihtilali’nin öncesindeki karanlık çağa dönüş sinyalleri vermekte.
Doğu medeniyeti bilimle, sanatla uğraşırken, dönemin Fransa’sında para karşılığında cennetin anahtarı alınıyordu.
Tarih tekerrürden ibarettir derler ya, Fransızlar atalarının ruhlarını saygıyla yad etmekteler.
400 Bin Ermeninin oyu için demokrasiden ödün veren bir ülkenin meclisinde garip şeyler olmakta. Avrupa birliği fikrini ortaya atan, kuruculardan biri olan Fransa AB kurallarına, İnsan Haklarına, Düşünce Özgürlüğüne aykırı bir karar alıyor.
Deveciyan kürsüde bıyık altından gülerken, politikacılarımız mecliste birbirlerini yemekle meşguller. Fransız Meclisinden ilginç önergeler geçmekte, örneğin: Ermeni derneklerinin “inkarcıların” cezalandırılmasında müdahil olmasına, yani “inkarcı” avına çıkmalarına müsaade ediliyor.
Balık baştan kokar, geriside gelecektir.
Önergeye başından beri karşı çıkan (!) iktidardaki Halk Çoğunluğu Birliği (UMP) partisinden 49, Sosyalistlerden 40, komünistlerden 6 vekil önergenin geçmesine yetiyor. Geriye kalan 450 vekil oylama tenezzülünde bile bulunmuyor. Böylelikle Türk lobisinin acizliği gözler önüne seriliyor.
Bundan önce 18 ülke buna benzer kararlar almıştı, görünüşe bakılırsa ileride de buna benzer pek çok karar alınacak.
Peki, bunca ülke bu kararları alırken, siyasilerimiz ne yapmakta?
Yaklaşan seçim öncesi meclisin turuncu, rahat koltuklarına gömülmüş vaziyetteler.
Oy kaygıları yüzünden bir parti de çıkıp, biz Avrupa Birliği’ne karşıyız demiyor. Birçok alternatifimiz var aslında, sadece AB rotasına yoğunlaşmak aptallıktan başka bir şey değil.
Doğuda aynı dili ve kültürü paylaştığımız soydaşlarımızla bir enerji ittifakı kurabiliriz. Nükleer silahlı İran’la koalisyon, Rusya ile Karadeniz ittifakı oluşturabiliriz. Avrupa Birliği yolculuğundan çok daha az meşakkatli ve hızlı çözümler bunlar.
Bunca alternatifimiz varken eli, kolu bağlanmış bir suçlu gibi idamı beklemek niye?
Doğmamış çocuğa, 80’lik dedeye kurşun sıkan eli kanlı hınçaklar “4 T” için tetikte. Ermeni Diasporasının “4 T” beklentisi açık;
● ‘Sözde Soykırım’ın tüm dünyada “TANITIMI”
● Türkiye’nin ‘Sözde Soykırım’ı “TANIMASI”
● Türkiye’nin ‘Sözde Soykırım’a uğrayan kişilere, mirasçılarına “TAZMİNAT” ödemesi.
● Türkiye’nin ülkenin doğusundan Ermenistan’a “TOPRAK” vermesi.
Türk Gençliği olarak bizler, batıda Elazığ’dan, güneyde Van’a, kuzeyde Artvin’den Karadeniz’e açılan büyük Ermenistan’ı (!) görmek istemiyorsak en az onlar kadar çalışmalıyız.
Hedef, önce tam bağımsızlık!
Ne hükümet ne de muhalefet daldıkları gaflet uykusundan uyanmış değiller.
Uyanın Artık, Vatan Elden Gidiyor!
14.10.2006


LinkBack URL
About LinkBacks
RPIK AYAKKABILAR, Ç

Alıntı Yaparak Cevapla



