Değerli dostlar, Sevgili katılımcılar !
Cennet ve cehennem ritüelleri Müslümanlığın çok öncelerine dayanan bir inançtır. Çok tanrılı dönemlerde bu tür ritüellere rastlamak mümkündür.Bu ritüeller zamanla bazı değişimlere uyarlanarak ve diğer dinlerin inançlarının bir karışımı olarak müslümanlığa da aktarılır.
İnsanların korkudan ve acıdan kaçıp hazza yönelmelerini din önderleri tarafından çok iyi bilinip etüd edildiğinden, çoğu din önderleri bu ritüelleri kullanarak yaydığı dinlerin inancını pekiştirmek adına kullanagelmişlerdir.
Cehennem korkusu inanç sahiplerine o dinin sahiplenmesini sağlarken, ödül olarak sunulan cennet ritüelleride inancı pekiştirmek adına insanların hazza yönelmelerinde büyük bir ihtiyaç olarak sunulur.
Eski mısır dinlerinin çok tanrılı dönemlerinde de cennet ve cehennem ritüellerine rastlamak mümkündür. İzis ve Osiris eski mısır Tanrılarılarıdır.
Olüm sayesinde ölümsüzlüğe kavuşma, " Her şeyi şeyi gören göz " 'le tanrının insanların eylemlerini takip edip kayda aldığı, öte alemde Osiris'in rahip ve rahibelerden oluşan insanlar mahkemesi yani kıyamet senaryosu bu dönemde de işlenmiştir. Osiris önünde kalbin tüy gibi hafif tartılarla tartıldığı, hafif gelenlerin ruh yolculuğunun yıldızlara yükselerek cennet tasvirlerinin olduğu yerlere yükselmesi , ağır gelenlerin cezaya çarptırılması hususları çok tanrılı dönemlerin ritüelleri olup, M.Ö 3-5 bin yıllara kadar uzanır.
Daha fazla bilgi için,
http://www.mevsimsiz.net/yazi.asp?id=4750
Yine M.Ö 570 yılarının yani müslümanlıktan bin yıl öncesinin İran dini olan Erdüştlükte de aynı konular işlenir.
Müslümanlığın sırat köprüsünün adı Zerdüştlükte Cinvat köprüsüdür. Kıldan ince ve kılıçtan keskindir. İyi ruhlar'a ters çevrilerek genişler ve kötü ruhlara iyice incelerek cehenneme düşmesi sağlanır.Cehennem de ateş ve ızdırap vardır.Çok günahı ve tamamen kötü olanların cehennemde sürekli kalacağı vurgulanır. Çok günah işleyenler 12.000 yıl cehennemde kaldıktan sonra cezasını çekip cennete gideceklerdir. Günah ve sevapları eşit olanlar günahlardan arındıktan sonra cennete gideceklerdir.
Bu dinde şarap içmek ruh gözünün açılması için kullanılagelmektedir.
Daha fazla bilgi için,
http://www.dunyadinleri.com/mazdaizm.html
Uzakdoğu, Orta asya ve yunan mitolojilerinde de yeraltı dünyası ve canavarları cehennem ritüelleri olarak kullanılmaktadır. Pek çok dinde olduğu gibi iyi ruhlar yükselerek tanrı katına çıkar.
Daha fazla bilgi için,
http://www.hbektas.gazi.edu.tr/dergi...ayi-16/12-E%20 Altınkaynak.htm
İlahi dinlerden yahudilikte cennet ve cehennem ritüelerinden çok fazla bahsedilmez. Ölenler için atalarının yanına veya dünyasına gitmekten bahseder. Tevrat'taki bu eksiklik, kitabın yaşam kitabı olarak sunulmasından ileri gelir.
Hiristiyanlığın incillerinde ise cennet ve cehennem ritüellerinden yine yahudilikte olduğu gibi fazla bahsedilmez. Hz.İsa öte alemde kötüler için diş gıcırtılarından bahseder.
Hırıstiyanlığın ilk yayılma dönemlerinde hırıstiyan olanlara yapılan işkenceler, Roma'da arenalarda arslanlara atılma ve çeşitli işkenceler cennet ve cehennem ritiellerinin çok fazla konuşulmasına neden olur. Cehennem korkusu; hiristiyanlara yapılan işkenceyi önlemek, inananların acıya dayanma gücünü arttırmak için kullanılırken, eziyet görenlere de cennet ritüleri sunularak dayanıklılık ve azim için ödül olmak üzere cennet söylemleri çokça kullanılır.
Bu yüzden,Kıyamet ve sonrası incillerde değil ancak yuhannanın esinlenmesinde ( bir nevi duru görü veya rüya ) daha teferruatlı anlatılır. Bu anlatımlar o dömende büyük rağbet görerek ressamların resimlerinde ve edebiyatta çokça işlenir.
İslamiyetteki cennet ve cehennem ritüelleride, hırıstiyanlığın ilk yayılmasında yapılan zulumler gibi zulümlerin görülmesi nedeniyle aynen biraz daha abartılarak müslümanlığa aktarılır.
Katılım ve eleştirilere açık olarak görüşlerinize sunulur.
Saygılarımla.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


