• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
45 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-09-2006
    Mesajlar
    377
    Karizma Gücü
    0

    İnsanlık tarihinin cennet ve cehennem ritüelleri

    Değerli dostlar, Sevgili katılımcılar !

    Cennet ve cehennem ritüelleri Müslümanlığın çok öncelerine dayanan bir inançtır. Çok tanrılı dönemlerde bu tür ritüellere rastlamak mümkündür.Bu ritüeller zamanla bazı değişimlere uyarlanarak ve diğer dinlerin inançlarının bir karışımı olarak müslümanlığa da aktarılır.

    İnsanların korkudan ve acıdan kaçıp hazza yönelmelerini din önderleri tarafından çok iyi bilinip etüd edildiğinden, çoğu din önderleri bu ritüelleri kullanarak yaydığı dinlerin inancını pekiştirmek adına kullanagelmişlerdir.

    Cehennem korkusu inanç sahiplerine o dinin sahiplenmesini sağlarken, ödül olarak sunulan cennet ritüelleride inancı pekiştirmek adına insanların hazza yönelmelerinde büyük bir ihtiyaç olarak sunulur.

    Eski mısır dinlerinin çok tanrılı dönemlerinde de cennet ve cehennem ritüellerine rastlamak mümkündür. İzis ve Osiris eski mısır Tanrılarılarıdır.

    Olüm sayesinde ölümsüzlüğe kavuşma, " Her şeyi şeyi gören göz " 'le tanrının insanların eylemlerini takip edip kayda aldığı, öte alemde Osiris'in rahip ve rahibelerden oluşan insanlar mahkemesi yani kıyamet senaryosu bu dönemde de işlenmiştir. Osiris önünde kalbin tüy gibi hafif tartılarla tartıldığı, hafif gelenlerin ruh yolculuğunun yıldızlara yükselerek cennet tasvirlerinin olduğu yerlere yükselmesi , ağır gelenlerin cezaya çarptırılması hususları çok tanrılı dönemlerin ritüelleri olup, M.Ö 3-5 bin yıllara kadar uzanır.
    Daha fazla bilgi için,
    http://www.mevsimsiz.net/yazi.asp?id=4750

    Yine M.Ö 570 yılarının yani müslümanlıktan bin yıl öncesinin İran dini olan Erdüştlükte de aynı konular işlenir.

    Müslümanlığın sırat köprüsünün adı Zerdüştlükte Cinvat köprüsüdür. Kıldan ince ve kılıçtan keskindir. İyi ruhlar'a ters çevrilerek genişler ve kötü ruhlara iyice incelerek cehenneme düşmesi sağlanır.Cehennem de ateş ve ızdırap vardır.Çok günahı ve tamamen kötü olanların cehennemde sürekli kalacağı vurgulanır. Çok günah işleyenler 12.000 yıl cehennemde kaldıktan sonra cezasını çekip cennete gideceklerdir. Günah ve sevapları eşit olanlar günahlardan arındıktan sonra cennete gideceklerdir.

    Bu dinde şarap içmek ruh gözünün açılması için kullanılagelmektedir.

    Daha fazla bilgi için,
    http://www.dunyadinleri.com/mazdaizm.html

    Uzakdoğu, Orta asya ve yunan mitolojilerinde de yeraltı dünyası ve canavarları cehennem ritüelleri olarak kullanılmaktadır. Pek çok dinde olduğu gibi iyi ruhlar yükselerek tanrı katına çıkar.

    Daha fazla bilgi için,
    http://www.hbektas.gazi.edu.tr/dergi...ayi-16/12-E%20 Altınkaynak.htm

    İlahi dinlerden yahudilikte cennet ve cehennem ritüelerinden çok fazla bahsedilmez. Ölenler için atalarının yanına veya dünyasına gitmekten bahseder. Tevrat'taki bu eksiklik, kitabın yaşam kitabı olarak sunulmasından ileri gelir.

    Hiristiyanlığın incillerinde ise cennet ve cehennem ritüellerinden yine yahudilikte olduğu gibi fazla bahsedilmez. Hz.İsa öte alemde kötüler için diş gıcırtılarından bahseder.

    Hırıstiyanlığın ilk yayılma dönemlerinde hırıstiyan olanlara yapılan işkenceler, Roma'da arenalarda arslanlara atılma ve çeşitli işkenceler cennet ve cehennem ritiellerinin çok fazla konuşulmasına neden olur. Cehennem korkusu; hiristiyanlara yapılan işkenceyi önlemek, inananların acıya dayanma gücünü arttırmak için kullanılırken, eziyet görenlere de cennet ritüleri sunularak dayanıklılık ve azim için ödül olmak üzere cennet söylemleri çokça kullanılır.

    Bu yüzden,Kıyamet ve sonrası incillerde değil ancak yuhannanın esinlenmesinde ( bir nevi duru görü veya rüya ) daha teferruatlı anlatılır. Bu anlatımlar o dömende büyük rağbet görerek ressamların resimlerinde ve edebiyatta çokça işlenir.

    İslamiyetteki cennet ve cehennem ritüelleride, hırıstiyanlığın ilk yayılmasında yapılan zulumler gibi zulümlerin görülmesi nedeniyle aynen biraz daha abartılarak müslümanlığa aktarılır.

    Katılım ve eleştirilere açık olarak görüşlerinize sunulur.

    Saygılarımla.

  2. #2
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Bak şimdi Türesin;

    Bu Dünya'daki beşeri ve maddi konularda,deneme yanılma yöntemini kullanabiliriz,buna tamam,ama öteki alem için deneme yanılma yapamayız,çünkü;

    Deneme Yamulma tehlikesi ve risk'i vardır ve biz bu risk'i göze almıyoruz(alamıyoruz)

    En fazla kaybımız,bir İnsan ömrü kadardır,bu ömrüde,gayet ahlaklı,huzur içinde,kalb'i ferah geçiririz(tabiiki günahlarımızdan korkarız,endişe duyarız,ama Rabbimizin affınınada sığınırız) peki ya sen yanılıyorsan?Ebedi bir hayatta nasıl bir yaşam süreceğini tahmin edebiliyormusun?
    Umarım düşünürsün...

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-09-2006
    Mesajlar
    377
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ewren44 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bak şimdi Türesin;

    Bu Dünya'daki beşeri ve maddi konularda,deneme yanılma yöntemini kullanabiliriz,buna tamam,ama öteki alem için deneme yanılma yapamayız,çünkü;

    Deneme Yamulma tehlikesi ve risk'i vardır ve biz bu risk'i göze almıyoruz(alamıyoruz)

    En fazla kaybımız,bir İnsan ömrü kadardır,bu ömrüde,gayet ahlaklı,huzur içinde,kalb'i ferah geçiririz(tabiiki günahlarımızdan korkarız,endişe duyarız,ama Rabbimizin affınınada sığınırız) peki ya sen yanılıyorsan?Ebedi bir hayatta nasıl bir yaşam süreceğini tahmin edebiliyormusun?
    Umarım düşünürsün...
    Konunun içinde yer alan korku faktörü bütün ihtişamıyla kendini göstermiş.

    Bütün din önderleride yukarıda anlatıldığı gibi bu korku faktörünü iyi biçimde kullanmışlardır.

    Yoksa yerine olumlu düşünüp, ya varsa deyip öte alemi garantiye almakta var. En azından varsa öte alemde daha karlı çıkarız düşüncesi.

    Tabii ki kuşku duyanlar için oldukça karlı bir yol.

    Saygılarımla.

  4. #4
    bensey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2005
    Mesajlar
    288
    Karizma Gücü
    0
    ya türesin iyi demişsinde farzedelimki seninki doğru peki ölünce nolacağız bir ateist arkadaşım demiştiki tekrar dirileceğiz dünyaya (yaşadığım şehirden olssa gerek böyle düşünen çok var) peki bunu kim ayarlayacak yada hangi aileden doğacağımı birde ben şuanki halimden olkdukça memnunum iyi bir ailem iyi bir işim beni seven bir nişanlım var ve ben bunlarıda kaybetmek istemiyorum kime isteklerimi bildirmem gerekiyor. hem şayet ahir günü yoksa ben ölmekte istemiyorum hayatımdan oldukça memnunum neden öleceğimi düşünüyorum ölmemek için ne yapmalıyım(nerden biliyorsun öleceğini deme çünkü en fazla hareket eden canlı 300 yılla kaplumbağa yaşamış. guinesde en yaşlı insan ise 123 yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam). bir hiçliğe düşeceksem neden hiçten varoldum. şayet bunları evren ayarlıyorsa evreni kim ayarladı. ya sen kendince sorunu bulmuşsunda birde reçete görsek. saygılarımla

  5. #5
    Misafir ewren44 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    665
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı türesin tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Konunun içinde yer alan korku faktörü bütün ihtişamıyla kendini göstermiş.

    Bütün din önderleride yukarıda anlatıldığı gibi bu korku faktörünü iyi biçimde kullanmışlardır.

    Yoksa yerine olumlu düşünüp, ya varsa deyip öte alemi garantiye almakta var. En azından varsa öte alemde daha karlı çıkarız düşüncesi.

    Tabii ki kuşku duyanlar için oldukça karlı bir yol.

    Saygılarımla.
    Türesin;

    Hiçbir şeyden kokmayan,hiçbir şeyi sevemez...

  6. #6
    &nisa& adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-10-2006
    Mesajlar
    125
    Karizma Gücü
    0
    türesin:
    ''yan gelip yatma yeri olan cennet''

    cehennem için de:
    ''Orada da ocak başı kebab yapılıyor. Ateş ve yakıt için para gerekmiyor''

    cennet ve cehennem için konu açarken bu bilgileri neden eklemedin türesin?

    korku konusuna gelince;sadece Kuran'ı Kerim'de mi var bu olgu? mesela suç işlemeyi önlemek için de korku faktörü kullanılmamış mıdır?(ceza,hapishane vs).

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-09-2006
    Mesajlar
    377
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı bensey tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ya türesin iyi demişsinde farzedelimki seninki doğru peki ölünce nolacağız bir ateist arkadaşım demiştiki tekrar dirileceğiz dünyaya (yaşadığım şehirden olssa gerek böyle düşünen çok var) peki bunu kim ayarlayacak yada hangi aileden doğacağımı birde ben şuanki halimden olkdukça memnunum iyi bir ailem iyi bir işim beni seven bir nişanlım var ve ben bunlarıda kaybetmek istemiyorum kime isteklerimi bildirmem gerekiyor. hem şayet ahir günü yoksa ben ölmekte istemiyorum hayatımdan oldukça memnunum neden öleceğimi düşünüyorum ölmemek için ne yapmalıyım(nerden biliyorsun öleceğini deme çünkü en fazla hareket eden canlı 300 yılla kaplumbağa yaşamış. guinesde en yaşlı insan ise 123 yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam). bir hiçliğe düşeceksem neden hiçten varoldum. şayet bunları evren ayarlıyorsa evreni kim ayarladı. ya sen kendince sorunu bulmuşsunda birde reçete görsek. saygılarımla
    Dünyaya ve yaşama bu kadar bağlı insandan başka hiç bir varlık yoktur. Ölüm bütün korkuların anasıdır.

    Bir başka konuda bu soruna cevap vermiştim. Ölüm ve ölüm korkusunu en çok hisseden canlı sadece insandır. Bu nedenlede bu korkuyu yenmek adına öte alen ritüellerini sadece insan denen varlık üretmektedir.

    Saygılarımla.

  8. #8
    bensey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2005
    Mesajlar
    288
    Karizma Gücü
    0
    ya tamam onu anladım ama öte alem yoksa öyleyse ne var biz ölünce noluyoruz bilinmezliğemi gidiyoruz eğer öyleyse ben gitmek istemiyorum bunu kim durdurabilir. eğer sonuçta bir hiçlik varsa biz neden yaşıyoruz yada neden düzgün yaşama gereği duyuyoruz. ya senin önceki yazılarını okumadım ama söylermisin sana göre insan ölünce noluyor. hiçbirşey olmuyorsa neden yaşamasındaki sebep nedir?

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-09-2006
    Mesajlar
    377
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı &nisa& tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    türesin:
    ''yan gelip yatma yeri olan cennet''

    cehennem için de:
    ''Orada da ocak başı kebab yapılıyor. Ateş ve yakıt için para gerekmiyor''

    cennet ve cehennem için konu açarken bu bilgileri neden eklemedin türesin?

    korku konusuna gelince;sadece Kuran'ı Kerim'de mi var bu olgu? mesela suç işlemeyi önlemek için de korku faktörü kullanılmamış mıdır?(ceza,hapishane vs).
    İnaçlılara yapılan işkencelere daha fazlası ilave edilerek cehennem ritüeli yaratılmış ve bu işkenceleri yapanlardan manen ve psikoılojik intikam alınmıştır.

    Ceza ve hapishanelerin bu günkü durumu cehennem yanında çok daha insancıl hale getirilmiştir.İnsanoğlu Tanrısal işkenceden daha çabuk uzaklaşmış durumda . Tanrı insanın bu özelliğinden yararlanırsa ,umarım cehennemde bu hale getirilir.

    Saygılarımla.

  10. #10
    bensey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2005
    Mesajlar
    288
    Karizma Gücü
    0
    selam.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Sayın bensey !

    Diğerleri kendilerine göre nasıl bir öte alem yarattıysa sende hayal gücüne göre belki daha iyisini yaratmaya muktedir olursun.

    Saygılarımla.

    peki sen nasıl bir hayal yarattın. yada nasıl bir hayal yaratmamızı öneriyorsun. madem bu hayal öyleyse biz neden yaşıyoruz kim yaşamamızı istiyor. madem kimse istemiyor neden yaşıyoruz.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •