vazgeçtim diyen, kendi cehenneminde cayır cayır yanıyor vazgeçemedikleri yüzünden. kurumuş diliyle inildiyor bir parça merhamet diye. oysa adalet acıtır kimi zaman bilmiyor. ne yazık bilmiyor ki, adaleti sunmamak kendine daha da fena acıtır.

acıdıklarından kaçmak isteğini vazgeçmek sanıyor. vazgeçtim derken, durduğu yerde atamadığı adımın acısı içinde inleyip duruyor. merhamet dilencisi iniltiler ikinci, üçüncü kulaklarda yankı bulmasa bile kendi kulaklarından beyninin bilinmezlerine doğru yol aldıkça kendine acıması artıyor.

vazgeçene vazgeçemeyen diyorum ben. kendi olmasını engelleyen acılarından vazgeçemeyen.

vazgeçmek yürümektir bilmiyor. andan, bilinmeze doğru. bilmiyor ki içten gelen adaleti yürüdükçe azaltacak acılarını, ne benden gelen, ne de kendinden doğurduğu merhamet ilacı olamayacak. yürümekten başkaca yok umarı bilmiyor.

bilmiyor kendinden doğurduğu acılarını öldürmeyi denediğinde, ortaya çıkacak olanı.

yasa ya tasadan, ya da, acıdan doğar. ama en çok da bağışlanmış bir gururdan