• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    *I*lin* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    4,771
    Karizma Gücü
    8

    10 Soruda "Ermeni İddiaları ve Tarihi Gerçekler"

    SORU 1:

    ERMENİLER DOGU ANADOLU KÖKENLİ Mİ? ERMENİ TARİHÇİLERİ DE BU KONUDA ANLAŞAMIYORLAR


    1. İncil'e göre Nuh teorisi:
    Bu görüşe göre Ermeniler Kitabı Mukaddes'te İsrail oğullarının torunu Hayk'ın soyundan geliyor. Nuh Peygamberin gemisi Ağrı Dağında kaldığı tezinden hareket eden bu görüşün sahipleri Ermenilerin Doğu Anadolu kökenli olmaları gerektiği sonucunu çıkarıyor. Buna ek olarak Hayk'ın 400 yıl yaşadığı ve hakimiyetini Babil'e kadar yaydığı görüşünü savunuyorlar. Bu iddianın bilimsel temeli yok. Tarihçi August Carriere, bu tezin bazı Ermeni tarihçilerinin verilerine ve uydurmalarına dayandığına inanıyor.


    2. Urartu teorisi:
    Bazı Ermeniler M.Ö. 3 bin yılından itibaren Doğu Anadolu’da yaşayan Urartu soyundan geldiklerine inanıyor. Bu iddia da bilimsel dayanaktan yoksun. Çünkü Anodolu'da o zamana ait hiçbir yazıtta 'Ermeni' adına rastlanmıyor.


    3. Trakya-Frigya teorisi:
    Ermeni tarihçilerinin tercih ettiği bu teoriye göre, Ermeniler başlangıçta Balkanlar’da yaşayan Trakyo-Frigya kavminden geliyor.ve Iliryalıların baskısı sonucu M.O. 6. Yüzyılda Doğu Anadolu'ya göçmek zorunda kaldılar. Bu tez, 'Ermeni' adının ilk defa Mede (Fars) İmparatoru Darius'un M.Ö. 521 yılından itibaren Behistan yazıtlarında geçmesinden hareket ediyor. Bu tezin kabulü durumunda, Nuh ve Urarfu tezi geçerliliğini yitiriyor.


    4. Güney Kafkasya teorisi:
    Bu teoriye göre Ermeniler genetik ve kültürel olarak Güney Kafkasya halkından geliyor. Bu tez dayanağını Darius'un Ermenileri Kafkasyâ da yendiğinden alıyor. Ama Ermeniler Kafkasya'daki hiçbir kavimle soydaş değiller.


    5. Turan teorisi:
    Bu teoriye göre, Ermeniler, Ermeni dili ve kültürünün bazı özellikleriyle Kafkasya'daki Türk ve Azeri halklarının dili ve kültürüyle benzerlik gösteriyor. Böyle bir bağ kurmak için ise henüz deliller yok.

    Bu teorilerden herhangi birinin doğruluğu durumunda, Ermeniler iddia edildiği gibi Doğu Anadolu kökenli değil ve 3 bin veya 4 bin yıldır da orada yaşamıyor.

    ***************************************


    SORU 2:

    TÜRKLER ERMENİLERİN ÜLKESİNİ ZORLA MI ELİNDEN ALDI?


    Ermenilerin bir zaman birlikte yaşadığı bu bölgede hiçbir zaman bağımsız ve egemen bir Ermeni devleti olmadı, daha çok Ermeniler buradaki varlığı ispat edilenden bu yana başkaları tarafından yönetildi. M.Ö. 521 yılından 344 yılına kadar bu bölge Perslilerin bir vilayetiydi. M.Ö. 344'ten 215 yılına kadar Makedonya İmparatorluğuna dahil edildi, 215'ten 190 yılına kadar ise Selephkider tarafından yönetildi. M.Ö. 190 yılından 220 yılına kadar ise Roma Imparatorluğu ile Parthern arasında sürekli el değiştirdi. 220'den 5. Yüzyılın başlangıcına kadar Sasanilerin vilayeti oldu, ondan sonra da 7. Yüzyıla kadar Bizans İmparatorluğu'na katıldı. 7. Yüzyıldan 1 0. Yüzyıla kadar Arapların eline geçti. 10. Yüzyılda tekrar Bizans hükümdarlığına, 11 . Yüzyıldan itibaren de Türklerin kontrolüne geçti.

    Bo bölgede yaşayan Ermenilerin çeşitli hükümdarlıkların altında bağımsız ya da bir Ermeni devleti kurmaları mümkün olmadı.

    ***************************************


    SORU 3:

    TÜRKLER ERMENİLERE KARŞI DEVAMLI SALDIRGAN MIYDI VE ONLARA ACIMASIZ MI HÜKMETTİ?


    Ermenilerin, Selçukluların Bizans ordularını yenip bölgeyi fethetmesiyle Bizans baskısından kurtuluşlarını nasıl kutladıklarını tarihçiler anlatıyor. Selçuklular Bizanslıların yıkmaya çalıştığı Ermeni kiliselerini açarak, korumaları altına aldı ve Ermeni Cemaatini kendi iç yönetiminde serbest kıldı.

    Osmanlı İmparatorluğunun yerleşip yayılması, özellikle de Fatih Sultan Mehmet'in 1453 yılında İstanbul'u fethetmesi Ermeniler için yeni bir çağın ba;langıcı oldu, Ermeniler din, sıyaset, toplum, kültür ve ekonomide en parlak dönemini yaşadı.

    Ermeniler, Türkler ve öteki milletler yüzyıllar boyu barış ve karşılıklı güven içinde yaşadılar, Osmanlı yönetimi ve sistemi içinde kayda değer şikayetleri olmadı.

    Voltaire bu durumu şöyle anlatıyor: 'Büyük Türk halkı farklı dinden 20 milleti barış içinde yönetiyor. Hıristiyanların onlardan barışta alçakgönüllülük, zaferde yücelik konusunda öğreneceği çok şey var.

    ***************************************


    SORU 4:

    TÜRKLER GERÇEKTEN 19.YÜZYILIN 90’LI YILLARINDAN İTİBAREN ERMENİLERİ ÖLDÜRMEYE Mİ BAŞLADILAR?


    Genel kanı sözde 'Ermeni Meselesi'nin 19. Yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıktığıdır. İşin kolayına kaçıp sorunu Avrupa’da bu meselenin ortaya çıkışının başlangıcı olarak alınan Rus Türk harbi (1877-1878) ve Berlin anlaşmasına bağlayabiliriz. O dönem Çarlık Rusya'sı Orta Asya'da yayılmak için büyük taarruz başla, Çin sınırına kadar dayanıp Pasifik Okyanusuna kadar Türk topraklarını zapteBi. Rus yayılmacılığının en büyük hedefi, . Osmanlı İmparatorluğviıda yaşayan Hıristiyan halkları, özellikle de Ermenileri kışkırtarak Osmonlıyı zayıflatmaktı. Ruslar Ermeni Patriğin desteğini kazanabilmek için İstanbul'daki Patriğe karşı husumetini kullanmayı çok iyi bildi. Ermeni Patriği Nerses Acatarakes, Kafkaslarda 1827-1828 yıllarında İran'a karşı savawn Rus ordusunu 60 bin Ermerü'yle destekledi ve bunun sonucu İran, Kafkasya'da bir çok bölgeyi kaybetti. Rus Türk harbi (1877-1878) Ermenilerde Rusların yardımı ve öncülüğünde bağımsız devlet kurma hayalini uyandırdı.

    1 890'da Erzurum'da ilk ayaklanma başgösterdi. Bunu İstanbul Kumkapı ayaklanması izledi. Aynı yıl Kayseri, Yozgat ve Çorum’da ayaklanmalar oldu ve 1892'den 1893'e kadar Merzifon'da 1894’te Samsun’da ve Zeytun'da ayaklanmalar başladı. 1895 yılında Ermeniler Babıali'ye saldırdı, 1896 yılında Van'da ayaklanma başgösterdi ve 1896 yılında Ermeniler İstanbul'da Osmanlı Bankasını bastı: 1903 yılında ikinci Samsun ayaklanması, 1905 yılında Sultan (I.Abdülhamit'e suikast girişimi ve 1907’de Adana'da isyan kalkışması. Tüm bu isyan ve kalkışmalar Avrupa ve Amerika'daki Ermeni örgütleri tarafından Türklerin Ermenileri ortadan kaldırma girişimi olarak gösterildi ve bu propaganda sayesinde Hıristiyanlar arasında büyük bir endişe yaratmayı başardılar. Osmanlılar bu ayaklanmalara karşı aynı şartlar altında her devletin yapacağını yaptı, düzeni yeniden sağlamak için isyancılara karşı ordu gönderdi ve başarılı da oldu, çünkü çeteciler Ermeni halkı arasında çok az destek buluyordu. Ancak düzenin yeniden sağlanması için yapılan bu hareket Avrupa kamuoyunda ve basında otomatik olarak 'Hıristiyan katliamı' olarak görüldü. Buna karşın öldürülen binlerce Müslüman dikkate alınmadı ve sadece Hıristiyanların Müslümanlardan şikayeti haklı olarak kabul edildi.

  2. #2
    *I*lin* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    4,771
    Karizma Gücü
    8
    SORU 5:

    ‘SOYKIRIM’ KAVRAMI NE ANLAMA GELİYOR?

    Bu kavram 2. Dünya Savaşından sonra 9 Aralık 1948'de Birleşmiş Milleder Genel Kurulunda 'Soykırımı önleme ve karşı mücadele Sözleşmesi' adı altında imzalanan uluslar arası bir sözleşmeyle belirlenmiş belirli bir katliamı kasteder.

    ****************************************


    SORU 6:

    1915 YILINDA TÜRKLER ERMENİLERE KARŞI PLANLI VE SİSTEMATİK BİR SOYKIRIM UYGULADI MI?

    Birinci Dünya Savaşı çıktıktan ve Rusya'nın Osmanlı İmparatorluğuna savaş ilan etmesinin hemen ardından Ermeni Boşnak örgütünün resmi yayın organı Horizon’un açıklaması şöyle: "Ermeniler hiç tereddüt etmeden itilaf devletlerinin yanında yer aldılar ve tüm askeri güçlerini Rusya’nın emrine verdiler; bu arada gönüllü birlikler oluşturulmuştu. Rus kuvvetleri doğuda Osmanlı toprakları üzerinde ilerlerken, Ermeni gerilla komandoları da Türk yerleşim birimlerine karşı saldırıya geçti. Bunun üzerine hükümet önlemler almaya başladı, Devrimci Ermeni Komitesini dağıttı, liderlerinden 235 kişiyi tutuklattı. Tutuklamaların yapıldığı bu tarih, milliyetçi Ermeni grupları tarafından 'Kıyım Günü olarak anıldı. Ama ne o gün, ne de başka bir zaman Ermenilere karşı bir kıyım uygulanmamıştır.

    Güney Anadolu'daki Ermenilerin Suriye ve Filistine, Kuzey Anadolu’daki Ermenilerin Irak'a gönderilmesi esnasında kendilerine iyi davranılması konusuna çok dikkat gösterilmiştir. 1917 yılının sonuna kadar 700 bin Ermeni gönderilmiştir. Ancak bir yandan yol boyu süren savaşın dayatmış olduğu koşullar, diğer yandan bölgenin çeteler tarafından çevrili olması bazı ölümlere yol açmıştır. Bölgeyi güvensiz kılan diğer bir faktör de bölgedeki aşiretlerin birbirleriyle olan kıyasıya çatışmasıdır. Ölümlerin diğer bir nedeni de savaşın getirmiş olduğu yoksulluktur; açlık, ilaç ve doktor sıkıntısı, salgın hastalıklar.

    **************************************


    SORU 7:

    TALAT PAŞA KIYIM EMRİ TAŞIYAN GİZLİ BİR TELGRAF MESAJI ÇEKTİ Mİ?

    Ermeni propagandasına göre Kıyımın hükümet politikası sonucu . yapıldığına dair iddiaların delile ihtiyacı vardır. Ermeniler bu amaca yönelik olarak Talat Paşa'ya ait olduğu iddia edilen telgrafları delil olarak

    göstermektedirler. Bu telgrafların general Allenby'in komutasındaki İngiliz birliklerinin Halep'i işgali sırasında Naim Bey isimli bir Osmanlı memurunun odasında bulunduğu iddia edilmektedir. İddiaya göre bu memur aniden bastıran İngilizler dolayısıyla belgeleri imha etmeye zaman bulamamıştır. Bu telgrafların bir kaçı Aram isimli bir Ermeni yazar tarafından mahkemeye sunulmuştur. Ancak mahkeme bu belgeleri ne delil olarak kabul etmiş, ne de gerçek oldukları konusunda bir karar almıştır.

    Aslında bu belgeler baştan aşağı sahte evraklardır. Bu nedenle iddia edilenlerin geçerliliği yoktur. Bunların bir kısmı 1922 yılında Daiy Telegraph tarafından Londra’da yayımlandı. Ancak İngiliz Dışişleri

    Bakanlığı'nın yaptığı araştırmalar, bu belgelerin İngiliz birlikleri tarafından bulunmadığını göstermiştir. Bunların Paris'teki bir Ermeni grubu tarafından hazırlandığı ortaya çıkmıştır.Bunun ötesinde orijinal olduğu iddia edilen belgeler üzerinde yapılan araştırmalar, bunların biçim, içerik ve yazılış olarak Osmanlı resmi belgelerine benzemediği anlaşılmıştır.

    Savaş bittiğinde Batı Anadolu, Trakya ve İstanbul'da Ermenilerin büyük çoğunluğunun yerinde kaldığı tespit edilmiştir. Eğer bir kıyım olsaydı, buradaki Ermenilerin de öldürülmüş olması gerekirdi. Osmanlı Hükümeti Ermenileri yok etme yolunda bir karar almış olsaydı, bunu çok daha basit bir şekilde yapardı, Doğuda zorunlu göç olayına gerek duymazdı. Bu nedenle Osmanlı Hükümeti'nin toplu bir kiyım hedeflediği doğru olamaz.

    ***************************************

    SORU 8:

    DÜNYA SAVAŞINDA 1.5 MİLYON ERMENİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞRU MU?

    Ermeni propagandası 1 .5 ila 2 milyon arasında Ermeni'nin kıyıma uğradığını iddia ediyor. Bu iddia da diğerleri gibi bir fantezi. Zaman geçtikçe bu sayının arttığı görülmüştür. Savaştan sonra yapılan Ermeni açıklamalarında bu sayı 600 bin olarak verilmişti. Gerçek kayıp ne kodar olabilir? Talat Paşa tarafından hazırlanan bir raporda ölen Ermeni sayısı 300 bin olarak gösteriliyor. Fransız din adamı Touchet ise bu sayıyı 500 bin olarak veriyor. Ancak Touchet bu rakamın abartılmış olabileceğini de vurguluyor. Toynbee ise Ermeni kayıbını 600 bin olarak tahmin ediyor. Paris konferansında Ermeni delegasyonunun başkanlığını yapan Bogos Noubar, savaştan sonraki Türkiye'de Ermeni nüfusu 280 bin, göç eden Ermeni sayısını işe 700 bin olarak açıklamıştı. Noubar’ın tahminlerine göre savaştan önceki Ermeni nüfusunun 1 milyon 300 bin olabileceği belirtilmişti. Buradan çıkan sonuç da 300 bin Ermeninin öldüğü yolundadır.

    ***************************************

  3. #3
    *I*lin* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    4,771
    Karizma Gücü
    8
    SORU 9:

    SEVR ANLAŞMASI’NIN GEÇERLİLİĞİ VAR MI?

    24 Temmuz 1923 yılında Sevr antlaşmasının yerine imzalanan Lozan antlaşmasında Ermenilerden hiç söz edilmemektedir. İşte bu nedenle Ermeni milliyetçileri hiç yürürlüğe girmemiş olan Sevr antlaşmasını hep gündemde tutmak istemektedirler.

    ****************************************


    SORU 10:

    ŞU AN TÜRKİYE’DE YAŞAYAN ERMENİLER BASKI GÖRÜYORLAR MI?

    Şu an Türkiye'de yaşayan 40-50 bin civarında Ermeni hiç bir şekilde diğer halktan ayrı tutulmamaktadır. Diğer Türk vatandaşları gibi her hakka sahiptirler. Dini vecibelerini kendi kiliselerinde yerine getirmekte, çocuklarını ana dillerinde kendi okullarında eğitmekte, ana dillerinde kitap, dergi, gazete çıkartmakta ve her Türk vatandaşına açık diğer kültürel olanakların yanında kendi kuruluşlarının olanaklarından yararlanmaktadırlar. Türk Ermenilerinin çoğu, başlarında bir piskopos bulunan Gregoryen Kilisesine bağlıdırlar. Başka dinlere bağlı diğer Türk vatandaşları gibi Türk Ermenileri de özgürce bir yaşam sürmektedirler.

  4. #4
    semh611 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    614
    Karizma Gücü
    0
    Hepsini okudum güzel bilgiler saol.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    23-10-2006
    Mesajlar
    340
    Karizma Gücü
    0
    farklı Ermeni ders kitaplarına göre Ermenilerin kökeni farklı anlatılmıştır..Bi süre urartular denilmiş fakat şuan nuh'un gemisinin Ağrı dağına çarpması ile gemiden inen insanlardan geldilerine inanılıyor...Bu sebepten de Ağrı dağı ve çevresini ki onlar Ararat olarak nitelendirirler (Bugün pekçok kendini bilmez de Türkiye içinde bile ve hatta belediyelerden bile o çevreyi Ararat olarak nitelendiren vardır) ve derler ki Ararat'ı içermeyen bir toprak parçası bize vatan olamaz ve Türkler eğer Araratın bizim için önemi bilselerdi kamyon kamyon toprak taşırlardır Ararattan bize... böyle söylemleri vardır, fakat bu önem de sözde soykırım gibi tamamen "uzak bir yerlerde bir tarih bir memleket var" diyerek Ermenilerin kendi kendini birleştirmesi bir millet yapabilmesi amacından kaynaklanır...
    Ayrıca Osmanlı'nın Ermenileri sadık teba ilan ettiklerini ve eğer yok etmek gibi gayeleri olsaydı 3 kıtada rahat rahat hüküm sürerken bi ara onlara da el atabileceklerini ve sessiz sedasız rahatlıkla yok edebileceklerini ve bugün sözde Ermeni soykırımını savunabilecek bir Ermeni'nin bile yeryüzü üzerinde bulunamayacağını hatırlatalım...
    Ayrıca Ermenilerin bir vatanı hiç olmamıştır Türkler Anadolu'ya geldiğinde, zira Ermenilerin bir bölümü İran devleti altında diğer bölümü de Bizanslıların emri altında yaşamaktaydı...Kendilerine millet olma şansı, hatta yıllardır millet olmalarını engelleyen kendi kiliselerinin bile olmaması durumu gelmiş geçmiş en büyük devlet adamların Fatih Sultan Mehmet tarafından kendilerine bir kilise verilerek ortadan kaldırılmıştır...Fakat yine de bununla tatmin olmamışlar bikaç yıl sonra yine dini karışıklıklar içine düşmüşlerdir...

  6. #6
    KöTü ÇoCuK GanG Gangsta_2PaC adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-02-2006
    Mesajlar
    2,670
    Karizma Gücü
    7
    cok saol sahra.bu fransa nie bu ermenileri tutuyo ona akıl weremedim

    Marilyn Manson

    ben giderim adım kalır , ÖSYM beni hatırlasın



    "Hayatın havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyun olduğunu düşünelim:
    Bu toplar;
    -İşimiz,
    -sevdiğimiz,
    -sağlığımız,
    -dostluklarımız ve
    -benliğimizdir.
    Bu 5 top içinde bir tek "işimiz" lastik bir toptur. Düşürürsek zıplatabiliriz.
    Ancak diğer 4 top camdan yapılmıştır. Düşerse kırılır, yerine konulamazlar.
    Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız.
    Oysa hepimiz o ilk lastik topu tutabilmek uğruna diğerlerini kırıp dökmüyor muyuz?"






    we

    kenan
    ölür...

  7. #7
    sarhosi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    saollll
    ?atasagun <<< TÜRKYAŞAM HASTAHANESİ >>>?atasagun




    buyur memleketim

  8. #8
    kangallı adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-10-2006
    Mesajlar
    68
    Karizma Gücü
    0
    iyi fena sayılmaz
    gs: galatasaraylı kardesler ŞAMPİYONGALATASARAY ?tatlis
    GÖNÜLLERDE AY KALPLERDE YILDIZ YILDIZ GALATSARAY KANLI GALATASARAYLI biz galatasarayla bu maçları :A :A yüreğimizle değil kalbimizle kazancaz;D ;D?ozofo TÜRK YASAM MEHMETÇİĞİ?ozofo kardesim canım sarhosi

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •