• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    GeLeCeĞiN TaRiHÇiSi qasket adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2006
    Mesajlar
    281
    Karizma Gücü
    0

    Atatürk Ölmedi mi?

    Bu Yazıyı Forumdan Kopayaladım Çünkü Yayınlayacağım Resimle İlgisi Var Diye...Ve Ben Resmi Görünce Çok Tuhaf Oldum..


    ATATÜRK'ÜN TABUTU

    Kefen sıyrıldı ve...

    Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...

    8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan ise Ankara Valisi Kemal Aygün'dü... Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naşını Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz." Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu. Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm, bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı. Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda da...Mutlu, görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı. Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...

    Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi. Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku çıkmadı.Sanduka talaş doluydu. Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu. Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında, ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu, cesedi muhafaza için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
    yazılıydı.

    Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış, nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu. Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi." Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı, tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de baktım ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı. Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi.

    Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş, tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp doçenti Dr. Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı, Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstüne konmasını istiyor." Doç. Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı. "Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi. Komiser
    kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.

    Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...

    Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı. Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.Ancak o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem yapılmıştı. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem sayesinde Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi- öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün defnini şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.

    Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı. Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.

    Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor. Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.

    Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

    Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular. İzlenimlerini şöyle anlattılar:

    • OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

    • HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım. Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."

    Ve Atatürk'ün Naaşı




    Neden Atatürk Ölmedi mi Dedim? Çünkü Sakalları Çıkmıştı Deniliyor...Kafama Takıldı Sadece...
    BiR OğLuM OLaNa KaDaR EN İyİsİ BeNiM

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    04-09-2004
    Mesajlar
    602
    Karizma Gücü
    0
    Çok güzel bi yazı gerçekten. Benim de tam bilgim yok ama galiba insan öldükten bir süre daha tırnakları saçları sakalları uzamaya devam edermiş. Öldükten sonra sakal uzaması buna bağlıdır herhalde...
    BABY POWDER

    www.thehungersite.com
    Cocuklar Ac Kalmasın! TIKLA!

    http://www.lightamillioncandles.com/Enter
    Cocuk Pornolarıya Mücadele İcin Bir Mum Yak !

    http://www.thechildhealthsite.com
    Cocukların Ufak Saglık Problemleri Büyümesin! TIKLA!

    http://www.theliteracysite.com/
    Cocuklar Kitaplarla Büyüsün! TIKLA!

    http://www.therainforestsite.com/
    Yağmur Ormanları Tükenmesin! TIKLA!

    http://www.theanimalrescuesite.com/
    Hayvanlar Ölmesin! TIKLA!

    http://www.thebreastcancersite.com/
    Kadınları Koruyalım! TIKLA!

  3. #3
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    İnsan ölür ... Ruhu bedenden ayrılır ama Vücud'un tüm fonksiyonları bir anda sona ermez ... Durum bundan ibarettir ....

    saygılar dorleon

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  4. #4
    GeLeCeĞiN TaRiHÇiSi qasket adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2006
    Mesajlar
    281
    Karizma Gücü
    0
    dorleon çok güzel demişsin ama bu biyolojik olarak....Bir de Maneviyat olarak düşünürsek.....
    BiR OğLuM OLaNa KaDaR EN İyİsİ BeNiM

  5. #5
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Laik Ve Kemalist Türk Gençliği Ve REJİM'İN Sarsılmaz Bekçisi T.S.K Var oldukça Maneviyende Var olacaktır sayın qasket ..

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  6. #6
    psi_turkopat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-10-2006
    Mesajlar
    2,729
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı qasket tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Neden Atatürk Ölmedi mi Dedim? Çünkü Sakalları Çıkmıştı Deniliyor...Kafama Takıldı Sadece...
    Benim bildiğim kadarıyla Ata'nın vücudu için bir ilaç var ve o ilaç kullanılıyor. Ve yine bildiğim kadarıyla sakalın çıkması da ondan kaynaklanıyor ...
    suskunluğum asaletimdendir.
    her lafa verecek cevabım vardır.
    ama bir lafa bakarım laf mı diye
    bir de söyleyene bakarım adamı mı diye..

    Artık sadece haftasonları varım belki haftasonları bile yokum

  7. #7
    GeLeCeĞiN TaRiHÇiSi qasket adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2006
    Mesajlar
    281
    Karizma Gücü
    0
    Haklısın a k yuksel Bu Resim Gerçekten Çok önemli Bence Bu Konu Ders Kitaplarında Bile Olmalı
    BiR OğLuM OLaNa KaDaR EN İyİsİ BeNiM

  8. #8
    alinay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2005
    Mesajlar
    1,860
    Karizma Gücü
    7
    Çocukluğumdan kalan bi tümce :

    O ölmede ki kalbimizde yaşıyor

    sadece kalbimizde mi?..

    eserleriyle, yapıtlarıyla, koskocaman cumhuriyetiyle, genciyle yaşlısıyla..

    yani bizimle..


    yaşıyor..

    o ölmedi
    "senin kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim...
    sen çok farklısın, kıskanıyorum seni..."

  9. #9
    sıyahgandalf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2005
    Mesajlar
    2,071
    Karizma Gücü
    0
    biri öldükten sonra saç ve sakal biraz daha uzamaya devam eder, bunun sebebi de derinin çekilmesi ya da vücud fonksiyonlarının aniden durmaması olabilir. Mustafa Kemal e has bir durum değildir bu..

    bu resmi ilk defa gördüm sağolasın

  10. #10
    GeLeCeĞiN TaRiHÇiSi qasket adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2006
    Mesajlar
    281
    Karizma Gücü
    0
    Kalbimizde Yaşıyor ....Benimde Sevdiğim Bir Cümleydi...
    BiR OğLuM OLaNa KaDaR EN İyİsİ BeNiM

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •