• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    GeLeCeĞiN TaRiHÇiSi qasket adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2006
    Mesajlar
    281
    Karizma Gücü
    0

    Onay Sarkozy ve Türkiye-Ermenistan Sınır Kapısı

    Fransa Ulusal Meclisinde “Ermeni soykırımı” iddialarını inkâr edenlere ceza öngören yasa teklifi 12 Ekim 2006 tarihinde görüşülerek kabul edildi. 571 sandalyeli Ulusal Meclisteki oylamaya 125 milletvekili katıldı. 2001’de kabul edilen 'Fransa Ermeni soykırımını açıkça tanır' şeklindeki tek cümlelik yasaya, getirilen 'bu soykırımı inkâr edenler hapis, para cezasına çarptırılır' teklifi oylamaya sunuldu ve yasa teklifi 19 oya karşılık 106 oyla kabul edildi. Yasa teklifi, 1881 tarihli Basın Özgürlüğü Yasası’nda yer alan soykırım ve insanlığa karşı işlenmiş suçları reddedenlerle ilgili 24b maddesine atıfta bulunmaktadır. İnkar edenler 1 yıla ve 45 bin euroya kadar para cezasına çarptırılabilecektir.

    Söz konusu yasa teklifinin geri çekilebilmesi için Fransa İçişleri Bakanı ve UMP Lideri Nicolas Sarkozy, Başbakan Erdoğan’a üç şart öne sürmüştü: “Soykırımı araştıracak komisyonda tarihçilerin yer alması şartı olmaması, TCK'nın 301. maddeyi kaldırması ve Ermenistan ile Türkiye sınırının açılmasının sağlanması”.

    Türkiye-Ermenistan Sınır Kapısı’nın açılmasını gündeme taşıyan Sarkozy bu konuda haklı gerekçelere sahip mi?

    4 No’lu sınır taşından başlayıp 148 No’lu sınır taşında son bulan Türkiye-Ermenistan sınırının toplam uzunluğu 325 km.’dir. Bu hatta kapalı durumda olan iki sınır kapısı bulunmaktadır: “Alican Karayolu Sınır Kapısı” ve “Akyaka Demiryolu Sınır Kapısı”. “Alican Karayolu Sınır Kapısı”, eskiden Kars’ın bir ilçesi olan Iğdır’ın merkezine bağlı Alican köyünde bulunmaktadır. “Akyaka Demiryolu Sınır Kapısı” ise Kars’ın Akyaka ilçesine bağlıdır. Eskiden Arpaçay ilçesine bağlı bir nahiye olan Akyaka’nın eski adı Kızılçakçak’dır. Bu nedenle, “Akyaka Demiryolu Sınır Kapısı”nın eski adı da “Kızılçakçak Kapısı”dır. Kars’a 66 km. uzaklıkta bulunan bu kapı halk arasında “Doğu Kapı” olarak bilinmektedir. Ermeniler ise bu kapıya “Ahuryan Kapısı” adını vermiştir. Söz konusu kapıda demiryolu dışında tali bir köy yolu da bulunmaktadır.

    Avrupa Birliği (AB), kapalı durumda olan sınır kapılarını, “Genişletilmiş Avrupa” programı içinde yer verdiği Ermenistan’ın AB ile entegrasyonunun önündeki bir engel olarak görmektedir. Türkiye’nin üzerindeki baskıların artması için çaba gösteren Ermenistan ise, kapalı sınır kapısının, ülkesinde ekonomik sıkıntı yarattığını iddia etmektedir. Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) verilerine göre, Türkiye-Azerbaycan ambargosu Ermenistan ekonomisine yıllık 570-720 milyon dolarlık bir maliyet yüklemektedir. Sınır kapılarının açılması durumunda Ermenistan’ın ulaşım masrafları yüzde 30-50 azalacak, ihracatı ikiye katlanacak, Gayri Safi Millî Hasılası (GSMH) yüzde 30-38 artacaktır. Dünya Bankası verilerine göre ise, sınır kapılarının açılması halinde Ermenistan’ın ulaşım tasarrufu 6,4-8,4 milyon dolar, enerji tasarrufu 45 milyon dolar olacak ve ihracatında 268,9-342,4 milyon dolar artış olacaktır. Böylece, sınır kapılarının açılmasının Ermenistan’a toplam faydası 320,3-395,8 milyon doları bulacaktır. Ermeni iddialarına göre, sınır kapılarının açılması Azerbaycan için diplomatik bir darbe oluşturacak ve Ermenistan, Karabağ sorununda siyasal bir başarı elde etmiş olacaktır. Diğer taraftan Ermenistan; Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya arasındaki ulaşımda kilit ülke durumuna gelecektir. Türkiye’nin Karadeniz limanlarının, karayolları ve demiryollarının serbestçe kullanımı sayesinde mal dolaşımının temini ise, Ermenistan’ın Avrupa’ya ekonomik entegrasyonunu sağlayacaktır.

    1994 yılına kadar süren Azerbaycan-Ermenistan savaşı sonrası Ermenistan’ın işgal ettiği Dağlık Karabağ’dan 40 bin, Azerbaycan’ın diğer yedi vilayetinden 700 bin kişi yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmıştır. Böylece, Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal eden Ermenistan yüzünden Azerbaycan nüfusunun yüzde 13’ü kendi ülkesinde göçmen durumuna düşmüştür. Bu bağlamda Türkiye, Ermenistan sınır kapılarını Nisan 1993’te, hava sahasını da 1994’te kapatmıştır.

    Ancak, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın açılması konusunu sadece Dağlık (Yukarı) Karabağ sorununa indirgemek doğru değildir. Ermenistan, sınır kapılarının açılmasının Türkiye’nin de çıkarına olduğunu ileri sürmekle birlikte, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası çeşitli dönemlerde Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırı belirleyen 1920 Gümrü ve 1921 Kars Antlaşmalarının yürürlükte olmadığı iddiasını tartışmaya açmıştır. Nitekim, Büyük Ermenistan Projesi olan Haydat’ı savunan Ermenistan Parlamentosu, 23 Ağustos 1990 tarihinde kabul ettiği Bağımsızlık Bildirgesi’nin 11. maddesinde, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi için “Batı Ermenistan” ifadesine yer vermiştir. Ayrıca, Ermenistan Anayasası’nın 13. maddesinin 2. paragrafında tarif edilen devlet armasında Türkiye’nin bir parçası olan Ağrı Dağı’na yer verilmiştir.

    Ermenistan’ın bu yaklaşımına karşın, Türkiye 16 Aralık 1991’de -ABD’nin tanımasından iki gün önce- Ermenistan’ı tanıyan ilk ülke olarak, bu ülkenin dünya ile bütünleşmesini sağlayacak olan bütün girişimlere destek vermiştir. Türkiye, tanımasının ardından Ermenistan’a insanî yardımda bulunmuştur. Gıda (buğday vb.) ve elektrik vermiştir. Toprakları üzerinden üçüncü ülkelerin insanî yardım malzemesi göndermesine imkan tanımıştır. Türkiye, Ermenistan’ı 25 Haziran 1992’de kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ne (KEİ) kurucu üye olarak davet etmiştir. İstanbul’da Ermenistan’ın KEİ bünyesinde daimi temsilci (Arsen Avagyan) bulundurmasına izin vermiştir. Ermenistan havayollarının Erivan-İstanbul ve Erivan-Trabzon güzergahında sefer yapmasına müsaade edilmektedir. Ermenistan’a sefer yapan uluslararası havayolu şirketleri için 1995’te H-50 hava koridorunu açmıştır. Doğu Karadeniz’den, Gürcistan üzerinden Ermenistan’a yolcu otobüsü seferleri düzenli yapılmaktadır. Ermenistan’ın Trabzon Limanı’nı ithalat-ihracat için kullanmasına izin verilmektedir. 10 Ocak 2002’de uygulamaya konan sınırda vize rejimi ile Türkiye’ye girişin önündeki zorluklar kaldırılmıştır. Türkiye’de Ermenistan vatandaşı yaklaşık 30 bin kişinin kaçak olarak çalışmasına göz yumulmaktadır. Türkiye’de yapılan uluslararası spor karşılaşmalarına ve kültürel faaliyetlere (Trabzon Tiyatro Festivali vb.) Ermenistan vatandaşları ve kurumları katılabilmektedir. Türkiye ile Ermenistan arasında Gürcistan ve İran üzerinden gerçekleşen bir ticaret bulunmaktadır. Türk ve Ermeni işadamları tarafından kurulan 20 civarında ortak firma faaliyettedir. Resmî olmayan verilere göre, 1997’de 30 milyon dolar olan iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 200 milyon dolara ulaştığı tahmin edilmektedir.

    Ermenistan’ın Batı ile bütünleşebilmesi ve demokratik dünyada yer alması, Batı dünyasının bir parçası olan ve demokrasi ile yönetilen Türkiye ile normal ilişkiler kurmasıyla mümkün olabilecektir. Bu nedenle, Türkiye’nin söz konusu olumlu adımları gözönünde bulundurulduğunda, artık Ermenistan’ın bu adımlara karşılık verme zamanının geldiği kabul edilmelidir. Azerbaycan topraklarını on yılı aşkın bir süredir işgal altında tutan Ermenistan, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın kararlarının çoğunu ve barış planlarının tümünü reddetmektedir. Bu nedenle, Azerbaycan ile fiilen “savaş hali” devam etmektedir ve Ermenistan hukuken “saldırgan ülke” konumunu sürdürmektedir. Ateşkese yıllardır saygı gösterildiği halde, statüsü ihtilaf konusu olan Karabağ’ı bahane ederek Azerbaycan topraklarının Karabağ’dan çok daha büyük bir bölümünü, “güvenlik” gerekçesi ile askerî işgal altında ve sakinlerini göçmen konumunda tutmanın geçerli ve inandırıcı hiçbir yönü bulunmamaktadır. Bazı Batılı ülkeler, Türkiye ile sınır kapılarının açılmasını daha ziyade iç politika mülahazaları için istemektedir. Ermenistan, Hristiyan dayanışmasının da sınırlarını zorlayacak kadar bağnaz ve hukuka saygısız tutumunu bir an önce değiştirmelidir. Yaklaşık, bir yüzyıl önce vuku bulan ve bölgedeki bütün halklara derin acılar çektiren olayları Ermenistan, Türkiye ve Türk ulusuna karşı “soykırım adı altında” bir husumet cephesi yaratmak amacıyla kullanmaya devam ederken, Türkiye’den iyi niyet jesti talepleri gerçekçi olmadığı gibi akılcı da değildir. Bu nedenle, Ermenistan’da en kısa sürede sağduyu ve demokrasinin kazanması ve fanatiklerin Ermeni halkı üzerindeki baskısının son bulması arzulanan çözüm olacaktır.
    BiR OğLuM OLaNa KaDaR EN İyİsİ BeNiM

  2. #2
    denizgfb23 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-02-2006
    Mesajlar
    6,617
    Karizma Gücü
    8
    fransa and ermenistan :B

  3. #3
    sarhosi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    fransa and ermenistan**
    ?atasagun <<< TÜRKYAŞAM HASTAHANESİ >>>?atasagun




    buyur memleketim

  4. #4
    Zaur. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2007
    Mesajlar
    668
    Karizma Gücü
    5
    Yarabbim kendilerin nasıl gülünc bir duruma sokuyorlar, acaba babaların suçun oğullar çekmemelidir diyen Sarkozy değilmi, pes doğrusu.
    Turana kılıncdan daha keskin, ulu kuvvet, Yalnız medeniyyet, medeniyyet, medeniyyet.

    Hüseyin Cavid

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. habur sınır kapısı kapatılsın
    2005 Konuları bölümünde **kocakurt** tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 25.09.05, 15:36
  2. Bulgaristan-Türkiye sınır kapısı sel nedeniyle kapatıldı
    2005 Konuları bölümünde XENOPHOBIA tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 10.08.05, 12:53
  3. Kapıkule'ye alternatif sınır kapısı açılıyor!
    2005 Konuları bölümünde DeletedUser tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 13.04.05, 10:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •