• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    GeLeCeĞiN TaRiHÇiSi qasket adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-10-2006
    Mesajlar
    281
    Karizma Gücü
    0

    Türkleri Mahkum Etme

    TÜRKLERİ MAHKUM ETME ARAYIŞLARI

    Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı İmparatorluğunun Başkenti İngiliz, Fransız ve İtalyanlar tarafından işgal edilmişti. (13 Kasım 1918: 6 Ekim 1923). Müttefikler savaş suçlusu bulma ve mahkum etme arayışı içine girdiler. İngilizler Ermenilerin sevki nedeniyle yargılanmak üzere belirledikler 144 ittihatçıyı tutuklayarak Malta adasına gönderdiler. Tüm Osmanlı belgeleri ellerinde olmasına rağmen iddialarını ispatlayacak hiçbir belge bulamadılar.

    Bu kez, ABD arşivlerinde mevcut olan raporlardan yararlanmak istediler. İngiltere’nin Washington Büyükelçiliği Türkleri suçlama girişiminde bulunan İngiliz Başbakanı Lord Curzon’a şu telgrafı gönderdi:

    “ Malta’da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılacak hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum.Yeterli delil olabilecek hiçbir somut vak’a mevcut değildir. Söz konusu raporlar,Türkler hakkında Majesteleri Hükümetinin hâlen elinde bulunan bilgilerin takviyesinde yararlı olabilecek delilleri bile ihtiva eder görülmemektedir.”
    R.C.Craigie,
    13 Temmuz 1921


    Bu arayışlar sonuç vermeyince İngilizler kendileri ile işbirliği içinde olan Sultan Vahdettin’e, İttihat ve Terakki yanlılarından intikam almak üzere, Sevk ve İskan Kanunu uygulamalarını bahane ederek Harp Mahkemelerini kurdurdular. Bir kısım üyeleri azınlıklardan oluşan Mahkemenin başkanlığına ise; gaddarlığı ile ün yapmış ve bu yüzden “nemrut” sıfatını almış olan Mustafa Paşa getirildi. (Bu mahkeme, başta Atatürk olmak üzere Kuvayı Milliyeciler için de ölüm kararı vermiştir.)

    İngiliz destekli Mahkeme, 1397 Mülki İdare Amiri, Jandarma Komutanı ve görevliyi; Ermenilerin ve Müttefik Devletlerin isteklerine uyarak idam da dahil olmak üzere (62) çeşitli cezalara çarptırdı; İçişleri Bakanlığının “Kazanız dahilindeki Ermenileri 24 saat içinde Suriye yönüne sevk edin.” emrini uygulamaktan başka suçu olmayan, daha önce aynı suç isnadıyla yargılanmış ve beraat etmiş olmasına rağmen, ilânla bulunan yalancı tanıkların yönlendirilmiş ifadelerine dayanarak, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Beyi; “Yozgat ve Boğazlıyan Ermenilerinin tehciri sırasında suiistimal ve öldürme hadiselerinde gevşeklik gösterdiği” gerekçesiyle idama mahkum etti ve 8 Nisan 1919’da Beyazıt Meydanında astırdı. Son arzusu sorulduğunda, Kemal Bey haykırdı:

    “Ben aldığı emirleri yerine getiren bir Türk memuruyum. Vazifemi yaptım!.. Masumum!... Son sözüm bugünde budur, yarında budur!...

    Yabancı devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Şayet buna adalet diyorlarsa kahrolsun böyle adalet. Çocuklarımı asil Türk Milletine emanet ediyorum. Bu kahraman millet kuşkusuz onlara bakar.Vatan uğrunda cephede ölen bir asker gibi şehit gidiyorum. Tanrı; vatan ve milletimize kötülük vermesin...”

    İngiliz işgalinde Urfa’da Mutasarrıf iken, İngilizlere karşı koyduğu ve o dönemde ulusal direnişi örgütlediği için kaymakam olarak Bayburt’a gönderilmiş olan Nusret Bey, İngilizlerin zorlamasıyla, 1 Ağustos 1919’da Beyazıt Meydanında asılarak idam edildi. Nusret Bey İp boynuna geçirilirken son sözlerini söyledi: “Allah âdil-i mutlaktır. Elbet bir gün beni mahkûm edenler de gazaba dûçar olurlar.”

    ERMENİ NÜFUSU ve KAYIPLAR

    1.Dünya Savaşı sırasında Türkiye’de yaşayan Ermenilere ve kayıplarına ilişkin sayılar; Osmanlı kaynaklı, Ermeni kaynaklı,taraflı kaynaklı ve tarafsız kaynaklı olmak üzere 4 grupta toplanmaktadır. Bu konuda çok geniş kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Bir sayıya ulaşabilmek için yapılacak matematiksel işlemler, ayrı bir inceleme gerektirecek kadar ayrıntılar içereceğinden, burada sadece 4 grup kaynağa dayalı verilerden yola çıkarak bir tespitte bulunulacaktır. Varılan sonuç şudur;

    1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin sayısı en fazla 1.300.000’ dir. Savaş sırasında ortaya çıkan Ermeni kayıpları, dört ayrı gruba aittir;
    - Sevk ve iskân edilenler,
    - Cephede muharip olarak çarpışanlar,
    - Geri bölgede çeteci olarak faaliyet gösterenler,
    - Bu grupların dışında kalanlar.

    Resmi kayıtlara göre,Sevk ve İskan Kanunu gereğince 9 Aylık dönemde (27 Mayıs 1915: 08 Şubat 1916) Suriye’ye sevk edilen Ermeni sayısı: 438.758’ dir.
    İskan edilen Ermeni sayısı: 382.148’dir
    İskan bölgesine ulaşamadan yolda yaşamını yitiren Ermeni sayısı: 56.610’dur. (ABD kayıtları sevkin tamamlandığı tarihlerde Suriye’de 486.000 göçmenin varlığından söz etmektedir.)

    Sevk ve iskan sırasında ortaya çıkan Ermeni kayıplarının başlıca nedeni;
    - Doğa ve iklim koşulları,
    - Ulaşım yolları ve araç yetersizliği,
    - Tıbbi malzeme ve sağlık hizmeti yetersizliği,
    - Genel asayiş ortamındaki düzensizliktir.
    Cephedeki Ermeni zayiatı ; Ermenilerin savaşan Rus Ordusuyla birlikte hareket etmelerinden doğmuş; Cephe gerisindeki Ermeni zayiatı; Çeteci Ermeniler ile kendilerini savunan Türkler arasındaki çarpışmalardan kaynaklanmıştır.

    Dördüncü grup zayiat ise;
    - Türklerin ve Ermenilerin karşılıklı çatışması,
    - Geçmişteki anlaşmazlıklara dayalı aşiret saldırıları,
    - İsyana destek vermeyen Ermenilerin, komiteciler tarafından öldürülmesiyle ortaya çıkmıştır.

    Savaş sonrasında Rus ve Fransız birliklerinin ardına takılıp gidenler ile başka ülkelere göç edenlerin kesin sayısı belirlenemediğinden bu husus taraflar arasında her zaman anlaşmazlık konusu olmuştur. Savaştan kaynaklanan genel asayişsizlik ortamı ile kötü koşullar nedeniyle ortaya çıkan ölümlerle birlikte, silahlı eyleme girişen çetecilerin ve Rus ordusu içinde yer alan gönüllülerin ,savaşın doğasında var olan ölümleri de soykırım olarak ifade edilmiştir.

    Sonuç olarak; Ermenilerin 1.Dünya Savaşındaki sivil kayıpları 100.000’i bulmamaktadır. Bunun dışında kayıp varsa; onlar muharip taraf olan asker ve çetecilerin zayiatıdır. (Bogos Nubar Paşa; 4 yıllık savaş dönemindeki muharip Ermeni sayısını; Kafkas Rus Ordusuna katılan: 150.000; Antranik, Nazarbekoff ve diğerlerinin komutasında: 50.000 olmak üzere,toplam 200.000 olarak açıklamıştır.)

    “ 200 bin kadar Ermeni’nin yalnız nakil yüzünden değil,kıtlık,hastalık ve savaş koşulları yüzünden telef oldukları söylenebilir. 2 milyon dan fazla Müslüman’ında aynı sebepler yüzünden telef olduğunu da unutmamak gerekir.”
    Prof. Stanford J. Shaw
    (Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye)
    BiR OğLuM OLaNa KaDaR EN İyİsİ BeNiM

  2. #2
    denizgfb23 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-02-2006
    Mesajlar
    6,617
    Karizma Gücü
    8
    gercektende tarihte çektiğimiz acıları kimse çekmemiştir

  3. #3
    sarhosi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    aynenn
    ?atasagun <<< TÜRKYAŞAM HASTAHANESİ >>>?atasagun




    buyur memleketim

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Belçika ilk kez ''terörist'' mahkum etti
    2006 Konuları bölümünde blackstyx26 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 18.02.06, 13:09
  2. Gazeteciyi Mahkum olmaktan Mit kurtardı
    2005 Konuları bölümünde vuslatabeskala tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.12.05, 09:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •