Güncel söylemde sıkça yer alan “değerler çatışması” türünden tanım ve betimlemeleri bir noktada sorgulamamız gerekiyor. İnsandan bağımsız, kendi başına, nesnel tabiatta yüzer gezer bir değerler sistemi söz konusu olamayacağına göre, çatışan şey değerler değil, insanlardır. İnsanlar arası çatışmanın en bilinen kaynağını ise elbetteki çıkar ilişkileri oluşturuyor. Öyleyse çıkarları doğrultusunda çatışan insanlar ve onların örgütlü yapıları için, değerlerin arkasına gizlenmek, değerlerden güç almak, değerleri psikolojik harp unsuru olarak kullanmak gibi teknikler söz konusudur. Ancak kendi değerlerini, değersiz amaçlar uğruna harcayan insan, sonuçta amacına ulaşsa bile, artık değersiz kalmış demektir. Ve “değerlersiz” bir hayat, hangi amaca ulaşırsa ulaşsın devamlılığı mümkün değildir. Bu ister bir kurum, ister bir ülke, bir devlet, isterse bir birey olsun. Başkasında yıktığımız değerler, kendi değerlerimizdir, aslında.
(alintidir)


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla