Doğal olan ile uygar olan ayrımındakı insanın varoluş temelli inşaasında edim ve özgürlük prangası…..
İnsanın doğal içkinliği ile uygarlık kurma edimleri neticesi olarak eyleme hallerınden ötürü zihni yapısının oluşumu ile bilincinin şekillenmesi sürecinden bakıldığında insan ilkelliğinden feragat etme tercihinde bulunmuştur. Buna istinaden yaktığı ateşte ısınma ihtiyacını karşılaması edimi adına artık o doğal olan hallerinden yani adaptasyon-hemostatis yapısını ilga etmeye başlayarak kendisinin bir özne olarak deneyimlediği hayatı, birikimi ve de akli ile eyleme geçer ki bu aynı zamanda farkındalığını akılla ilişkilendirerek etkileşimde bulunduğu doğayı deneyimlemeye başlama sürecinide beraberinde getirmekte ve insan artık deneyimlediği hayatta (doğa-eşya-insan) iletişime gecme gereksinimlerinin zorunluluğuna geçmek durumunda kalır. Ve hayatta kalma mücadelesinden hayatı inşa etme mücadelesine bir geçiş söz konusu olur.Hayataı inşa etmeye çalışan insan artık onun araçlarını da icat etmeye başlar, deneyimden bilgiye geçişin olduğu bu ayrımda etkileşimin yerini iletişim alır ve onun araçlarını da yaratır. İLK KOPUŞ!!! işte uygarlık bu minvalde bilincini de yaratmaya başlar. Ve özgürlük tasavvurunun tezahürü ile eyleme gecer.bu şekilde eyleme yönelen bir aktör olarak insan sadece iletişimde bulunduğu eşya -doğa- insan vede kendisinin ifadesi olarak yarattığı arçalarla yeniden kurgulanmış bir özne konumuna geçer ve bu nedenle insan ilkelliğinden koparak uygarlığa yönelmiş- ve bu yöneliş neticesinde özü olan ilkelliğinden kopuşu ile sadece kurgulardan ve de bu kurguların inşa ettiği hayatın içinde yaratıcılığına, gereksinimleriyle ters yüz edilmiş bir zekanın devinimleri ile yaşamı, kendisini ,eşyayı ve bunun arçlarını kurararak, iktidarın inşaası ve erkin kabuliyetine girer.işte insan bu şekilde uygarlaşarak barbarlaşmakta ve çatışma sürecine dahil olarak sadece özne ile yola çıktığı bir neseneye dönüşmektedir.Böylece gerçeklik ve onun tahayyüllerinde kitleselleşerrek ,kitleselleşen nesnenin yanılsamasında özünden kopmaktadır.işte tam da bu; uygar olanın barbarlığı mı ,yoksa ilkel olan uygarlığın mı sorusunu aklımıza getirmektedir….acaba gerçekten hangi uygarlık….??


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla